kapat

PERŞEMBE 16 NİSAN 1998

Şirket kuran sanatçıları sürpriz bekliyor!..

Her yıl vergi rekortmenleri listesi açıklandığında, sanatçıların da ayrı bir sıralaması yapılıyor. Ondan sonra da tartışmalar başlıyor. Kim ne kadar ödemiş, hangi sanatçı listenin başında, hangisi son sıralara düşmüş gibi...

Bu yıl tartışmalara yeni bir boyut daha getirildi. Dünkü Sabah'ta farketmişsinizdir. "Listeye Giremeyen Bazı Ünlüler" başlığı altında ayrı bir sıralama yeralıyordu. Sabah'ın sıralamasına göre; Bülent Ersoy, M.Ali Erbil, Nükhet Duru, Sibel Can, Ajda Pekkan, Seda Sayan, Muazzez Abacı, Serdar Ortaç ve daha birçok ünlü sanatçı listeye girememiş.

Bunlardan bazılarının açıklaması ise çok ilginç. Şirket kurduklarını ve vergiyi şirketin ödeyeceğini belirtiyorlar.

Niçin şirket kuruyorlar?

Şirket kuranların çoğu "sermaye şirketi" yani limited şirket ya da anonim şirket kurmuşlar. Bunların iki amacı var. Birincisi daha az vergi ödemek, ikincisi de, harcamalarının büyük bir kısmını şirkete masraf kaydetmek.

Sanatçıların büyük bir kısmı, kişisel faaliyetleri nedeniyle kendi adlarına gelir vergisi mükellefi. Sayısı çok az olan şirket kuran sanatçılar ise şirkette çalışıyor gözüküyorlar. Bu durumda geliri de, şirket elde etmiş sayılıyor ve faturayı da şirket düzenleniyor.

Kendi adına faaliyette bulunan sanatçılara, ödeme yapılırken, yüzde 20 oranında gelir vergisi peşin peşin kesiliyor. Şirket kuranlarda ise, şirkete ödeme yapılırken bu vergi kesilmiyor. Örneğin, 1977 yılında yapılan ödemeleri nedeniyle;

- Fatma Girik'ten 67 milyar lira

- İbrahim Tatlıses'ten 72 milyar lira

- Tarkan'dan 24 milyar lira

- Hülya Avşar'dan 24 milyar lira

- Ebru Gündeş'ten 28 milyar lira

gelir vergisi kesintisi yapılmış. Bunlar eğer şirket kurup da parayı şirket adına alsalardı 1997 yılı içinde bu kesintiler hiç yapılmayacaktı. Parayı da ortalama 1 yıl kullanacaklardı. Kaldı ki, bu kesilen verginin dışında Fatma Girik 98, İbrahim Tatlıses 54, Muazzez Ersoy 27, Tarkan 32, Hülya Avşar'da 30 milyar lira vergiyi de ayrıca ödeyecekler.

Harcamaları masraf yazmaları

Sanatçıların bazıları, eğer şirket kurarlarsa, harcamaların çoğunu masraf yazabileceklerini düşünüyorlar. İşte burada yanılıyorlar. Örneğin; evlerinin yakıt giderini, mutfak masraflarını, eve aldıkları mobilya ve diğer eşyaları, hizmetçilerinin masraflarını, yüz gerdirme, yağ aldırma, estetik ameliyat, diş protezi, slikon, burun yaptırma gibi giderlerini şirket defterlerine masraf yazıyorlar. Hatta bununla da kalmayıp yurt dışında eşi ve çocukları ile yaptıkları tatil amaçlı gezilerin uçak, otel, yeme-içme masraflarını da şirket defterlerine gider yazabiliyorlar.

Oysa yukarıdaki harcamalra masraf yazmaları mümkün değildir. Nitekim İstanbul Ticaret Odası'nın Maliye Bakanlığı'na yaptığı 4 Eylül 1996 Tarih ve 38072 Sayılı başvuru üzerine, Maliye Bakanlığı 31 Mart 1998 Tarih ve B.07.0.GEL.0.42/4215-32 Sayılı özelge ile şu açıklamayı yapmıştır.

"...Filmcilik, reklamcılık ve tiyatro alanında faaliyet gösteren manken, fotomodel, film ve sahne oyuncusu gibi sanatçıların, mesleklerini ifa edebilmeleri için gerekli olan kıyafet, estetik ameliyat, diş protez, spor salonu harcamaları vb. harcamalarından; mesleklerini ifa edebilmeleri için gerekli olan kıyafet alımları için yaptıkları harcamaları gider olarak indirebilmeleri mümkündür. Bunun dışındaki harcamaların yani estetik ameliyat, diş protezi, spor salonu harcamaları gibi masrafları gider olarak kabul edilmeyecektir."

Buna göre örneğin Ajda Pekkan yüz gerdirme masraflarını, Sibel Can da eşi ve çocuklarıyla Miami'ye gidiş uçak biletlerini masraf yazamayacaktır.

Gayrimenkul alımları ve kişisel masrafları

Şirket kuran sanatçıların; yurt içinde ve yurt dışında villa, arsa, arazi alabilmesi ya da gider özel harcamalarını karşılayabilmesi için şirketten para çekmeleri gerekiyor. Oysa, şirketten birkaç yüz milyar lira hatta 5 milyar lira dahi para çekmeleri yasaktır.

Eğer para çekerler ve şirketin defterleri incelendiği zaman da bu durum tespit olunursa, "Örtülü Kazanç Dağıtımı" hükümlerine göre cezalı vergi alınır (KVK Md. 17/3).

Şirket kuran sanatçının, şirketten para çekebilmesi şirketin kâr etmesine ve izleyen yılda kâr dağıtmasına bağlıdır. Elde edilen kâr payı 1997'de 1 milyar 500 milyon lirayı aştığında, sanatçı ortak tarafından beyan edilecek ve "menkul sermaye iradı" olarak gelir vergisi ödenecektir. Şirket kuran sanatçıların önce şirketleri vergi ödeyecek daha sonra da "sermaye iradı" olarak gelir vergisi ödenecektir. Şirket kuran sanatçıların önce şirketleri vergi ödeyecek daha sonra da hisselerine düşen kâr payını aldıklarında kendileri vergi ödeyeceklerdir. Görüldüğü gibi şirket kurmanın bazı sıkıntıları da hisselerine düşen kâr payını aldıklarında kendileri vergi ödeyeceklerdir. Görüldüğü gibi şirket kurmanın bazı sıkıntıları da vardır.

Şirket kuranlar bombanın üstünde oturuyor

Şirket kuran sanatçıların, yasaların kabul etmediği yukarıda örneği verilen türden harcamaları şirket hesabına kaydetmeleri halinde, kendilerinden cezalı vergi alınacaktır. Aynı şekilde, kurdukları şirketten ödünç para ya da bir yıl sonra dağıtılacak kâra mahsuben para çekmeleri halinde yine cezalı işlem yapılacak ve şirketten cezalı vergi alınacaktır.

Şirket kuran ve yukarıdaki yola başvuran sanatçıların çoğu, şu anda patlamaya hazır bir bombanın üzerinde oturuyorlar. Hiçbir şeyin farkında değiller. İstanbul Defterdarı Akif Hamzaçebi, başarılı çalışmaları ile kararlı bir şekilde bu konunun üzerine gitmektedir. Yakında, bu yönde bir inceleme başlatılacak ve sanatçıların gerçek durumu ortaya çıkacaktır.

Vergi kaçıran ya da listeye giremeyen sanatçılara tavsiyemiz, gizledikleri geliri "pişmanlıkla" beyan etmeleridir. Bizden söylemesi...


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr