SALI 10 MART 1998

Saldoğan, "Dosyanın hazırlık aşamasında Altun'u Narkotik polisine göndermeden nöbetçi hakimlikçe tutuklatan Geyik delillerin toplanmasını da engellemiş oldu" dedi.
DGM Savcısı Aydın Şahin ve Uğur Saldoğan, uyuşturucu kaçakçısı Ahmet Özbey'in beraat ettirilmesi olayında Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nde Genel Müdür Yardımcılığı görevinde bulunan Kasım Özbey'in aracı olduğunu da ileri sürdü. Hakimlerin Ahmet Özbey olayında 3 milyon mark rüşvet aldıklarını bir avukatın kendisine söylediğini belirten tanık savcı Aydın Şahin, "Bu pazarlığın her dakikası paranın ne şekilde verileceği bu kişi tarafından bana anlatıldı" diye ifade verdi.
DGM Savcısı Nuri Önen ise şu ifadeyi verdi: "Savcı İsa Geyik, uyuşturucu davası avukatı Edip Önder'den önce 51 ekran televizyon aldı bunu yazlığına götürdü. Sonra 21 ekran bir televizyon daha aldı Edip Kürklü'den. Hakim Uğur Çorumluoğlu'nun uyuşturucu kaçakçısı Ahmet Özbey'in tahliye kararı nedeniyle aldığı 1 milyar lirayla İzmir'de ev aldığını biliyorum. Yargıtay kararı gelince rüşvet alanlar Ahmet Özbey tarafından, 'Paramı geri vermezseniz hepinizi topuklarınızdan vururum' diye tehdit edildiler."
DGM savcısı Engin Baltacı ise tanık olarak verdiği ifadesinde şöyle dedi: "Bir mahkeme başkanının Mehmet Ali Yılmaz adındaki uyuşturucu kaçakçısını bu suçtan sıyırmak için 500 bin mark rüşvet aldığını sivil tanıdıklardan duydum. Askeri Hakim Faik Sencer Başaran, bir uyuşturucu davasından sonra Toyota marka araba aldı. Ayrıca bu arkadaşımız başka illerdeki hakimlere avukatlar aracılığıyla iş yaptırmak için çikolata da gönderdi."
Bir süre önce vefat eden DGM Savcısı Uğur Saldoğan, tanıklar arasında en uzun ifade veren kişi. Saldoğan, İsa Geyik ve Abdülkadir Dirirarın'ın uyuşturucu avukatları tarafından giydirildiğini, doyurulduğunu belirterek, Diriarın'ın uyuşturucu davalarında görevli hakim ve savcılarla sanıklar arasında aracılık yapmaya çalıştığını anlattı.
Saldoğan, "Abdülkadir kendisine malum telefonlar gelince anlamayalım diye Arapça konuşurdu. Uyuşturucu avukatları her ikisinin odasında gayet rahat oturur, hiç çıkmazlardı" diye suçlamalar yönelttikten sonra ifadesini şöyle sürdürmüştü:
"3 No'lu DGM üyelerinin uyuşturucu davalarında menfaat sağladıkları söylentisinin bu mahkemenin başkanına aktarılması üzerine Başkan Mehmet Kolukısa gayet pişkin, 'Ne yapalım satılığa çıktık, veya satılıyoruz' dedi."