kapat

PAZAR 01 ŞUBAT 1998

'Her şey Burak için'

Ülkü Bora, 17 yaşındaki oğlu Burak'ı 1986'da tren kazasında kaybetti. Ardından kocası kansere yenik düştü. İki acı birden yaşayan Ülkü Bora, oğlu ve kocasının ismini yaşatmak için iki okul ve bir aşevi yaptırdı

MEHMET ÖZIŞIK

GÜLCAN DEMİRCİ (SHA)

Ülkü ve Gürbüz Bora çifti birbirlerini deli gibi seviyorlardı. 1967'de dünyaevine girdiler. Mutluluktan uçuyorlardı. Kendilerini mutlu bir geleceğin beklediğini düşünüyorlardı. 1969'da oğulları Burak dünyaya geldi. Mutlulukları daha pekişmişti.

Bora Ailesi, İstanbul Kartal'a yerleşti. Genç çift Kartal'da bir seramik fabrikası kurdu. Gece-gündüz çalışma ve fedakarlık sayesinde kendilerine mutlu bir yaşam kurdular. Yıllar su gibi akıp geçti. Burak büyümüştü. Başarılı bir öğrencilik hayatı vardı. İlk, orta derken lise yılları geldi. Artık Saint Joseph Lisesi'ne başlamıştı. Birinci sınıfa gidiyordu. Okulda sevilen bir öğrenciydi.

Ancak 21 Şubat 1986 tarihi, Bora Ailesi için sonun başlangıcı oldu. Liseli Burak Bora, henüz daha 17 yaşındayken bir arkadaşını uğurlamak için gittiği Bostancı Tren İstasyonu'nda bir trenin altında kalarak yaşamını yitirdi.

Eşi kansere yenildi

Oğlunun ölümüyle dünyası yıkılan Gürbüz Bora, bu acıya daha fazla dayanamadı ve kansere yenik düştü. Ülkü Bora ise, oğlunun ardından eşini de kaybedince ölümün ne kadar acımasız olduğunu düşünüp onların ismini yaşatmaya karar verdi.

Burak Bora'nın doğum günü olan 25 Aralık'ta oğluna bir doğum günü hediyesi armağan etmek isteyen acılı anne, onun ismini yaşatacak bir okul yaptırıp Milli Eğitim Bakanlığı'na bağışlamayı planladı.

Ülkü Bora'nın oğlunun geleceği için biriktirdiği paralarla yaptırdığı okulun temeli, 25 Aralık 1986'da Kartal Soğanlık'ta atıldı.

Burak Bora Anadolu Lisesi ismi verilen okulun girişine Burak Bora'nın, annesi Ülkü Hanım tarafından seramikten yapılan portresi konuldu. Ülkü Bora bununla da yetinmeyip Milli Eğitim Bakanlığı'na bağışladığı okulun müdür odasını, biricik oğlunun özel eşyaları ve çalışma masasıyla donattı. Burak Bora'nın ismini unutulmaz kılan ve binlerce öğrenciye okuma imkanı sağlayan okul 27 Eylül 1989 tarihinde, Kenan Evren tarafından açıldı.

"Her şey Burak için" sloganıyla yola çıkan Ülkü Bora yaptırdıklarının oğlunun acısını hafifletmediğini düşünüyor, onun ismini daha da kalıcı kılmak istiyordu. Acılı anne, bu kez de bir aşevi yaptırmaya karar verdi. Yine aynı semtte yaptırdığı Burak Bora Aşevi'nde her gün 110 yoksul aileye yemek dağıtmaya başladı.

Kocası için de bir okul

Kendini hayır işlerine adıyan Ülkü Bora, yaptırdıklarının oğlunu ve kocasını geri getirmediğini bilincinde. Ama o, Burak ve Gürbüz Bora'yı aslında unutuldukları zaman kaybedeceğini düşünüyor ve duygularını şöyle anlatıyor:

"Oğlum öldüğünde yıkılmıştım. Her şeyimi kaybettiğimi düşünüyordum, ama Burak'ın ardından eşimi de kaybedince dünyam tamamen karardı. Çalışıp para kazanmak ya da günlük eğlencelerle vakit geçirmek benim için hiçbir şey ifade etmiyordu. Burak'ın odasına, eşyalarına dokunmuyor, onu hep yanımda hayal ediyordum. Sonunda Burak için hayal ettiklerimi binlerce çocuk için yapabileceğimi düşündüm. Bir okul yaptıracak, binlerce Burak Bora yetişmesine katkıda bulunup oğlumun ismini yaşatacaktım. Bir okul, bir de aşevi yaptırdım. Kocam Gürbüz Bora'nın ismini taşıyan bir okulu da geçen yıl Kartal Cevizli Mahallesi'nde yaptırarak Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağışladım. İnşallah onların anısına daha çok şeyler yapacağım."

Oğlunun mezar taşını bile kendi elleriyle hazırladığını belirten Ülkü Bora, "Her Cuma günü oğlumun mezarına gidip dua ediyorum. Benim kalbimde oğlum ölmedi, yaşıyor. Beni hayata bağlayan tek şey de oğlumun ve kocamın anısı" diyor.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr