CUMARTESİ 22 KASIM 1997

ALPASLAN DÜVEN (SHA)
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nce, basın mensuplarına uyuşturucu madde bağımlılığı ve mücadelesindeki sorunlar konulu bir brifing verildi. Cenajans/Grey'in Maslak'taki binasında verilen brifinge, İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir ile üst düzey emniyet yetkilileri katıldı.
Özdemir, kendisinin uzun süre çeşitli illerdeki narkotik şubelerde görev yaptığını, bu nedenle konunun uzmanlık alanına girdiğini ifade ederek, "Dünya insanlık aleminin en büyük düşmanı, madde bağımlılığıdır" dedi.
Uyuşturucu maddeler hakkında genel bilgi veren Özdemir, "dünya ülkeleri için büyük bir tehdit" olarak nitelendirdiği uyuşturucu madde bağımlılığının toplumsal yapı, aile yapısı ve dini nedenlerden ötürü ülkemizde diğer`birçok ülkedeki kadar büyük bir toplumsal sorun olarak görülmediğini ifade etti.
Uyuşturucu ile mücadelenin uluslararası bir sorun olduğunu dile getiren Özdemir, "Uyuşturucu madde kaçakçılığı terör örgütlerinin faaliyetleri için bir finans kaynağı olarak karşımıza çıkmaktadır. Terör ve uyuşturucu madde kaçakçılığının bağlantılı olduğu açıktır. Bunlarla mücadelede de ülkelerarası koordinasyon gerekmektedir" dedi.
Uyuşturucu kullanan kişilerin sonunun ölüm ya da akıl hastanesi olduğunu kaydeden Özdemir, "Uyuşturucu müptelası olup da daha sonra tedavi gören hiçbir insanın eski haline döndüğüne şahit olmadım. Bu nedenle, uyuşturucunun zararlarından korunmanın yolu hiç başlamamaktır" diye konuştu.
Türkiye'de uyuşturucu kullanımı açısından en büyük sorunun İstanbul'da olduğunu ifade eden Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tehlike ülkemizde de yayılma eğilimi gösteriyor. Biz uyuşturucuları hafif ve ağır olmak üzere 2 gruba ayırıyoruz. Ağır uyuşturucu müptelalarının tedavisi çok güçtür. Örneğin bir eroinmanın tamamen tedavi olup, sağlıklı bir insan olarak hayata döndürüleceğine inanmak çok güç. Uyuşturucu ile mücadelede sadece polisin değil, sağlık, milli eğitim birimleri ve ailelerin de büyük sorumlulukları var. Sevgiden uzak yetişmiş insanlar madde bağımlılığına daha açık kişilerdir. Aileler çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğini, harçlıklarını nerelerde harcadıklarını bilmeli ve çocuklarını alkolle tanıştırmamalıdırlar. Çünkü alkol de hafif bir uyuşturucudur. Uyuşturucu madde bağımlılığı daha çok zayıf iradeli, kişiliği gelişmemiş ve aileleri tarafından bütün ihtiyaçları karşılanan, ancak sevgiden uzak çocuklarda görülmektedir."
Emniyet Müdürü Özdemir, uyuşturucu ile mücadele için kurduğu "Türkiye Temiz Yaşama Eğitim Vakfı"nın başkanlığını yürüten Cenajans/Grey'in sahibi Nail Keçeli'ye de bu mücadeleye yaptığı katkılarından dolayı teşekkür etti.
Keçeli de yaptığı konuşmasında uyuşturucu mücadele için kurdukları vakfın etkin bir şekilde görev yapması için toplumun önde gelen kişi ve kuruluşlarından destek istedi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürü Ferruh Tankuş da, Türkiye'nin uyuşturucu madde ticaretini insanlık suçu olarak gördüğünü ifade ederek, "Türkiye'nin uyuşturucu ticareti açısından transit yol konumunda olması bu konuda uluslararası mücadeleyi zorunlu hale getirmiştir" dedi.
Umuma açık yerler, eğlence merkezleri, büyük alışveriş merkezleri ve başta Levent, Etiler, Beşiktaş ve Ortaköy semtlerini üs edinen uyuşturucu satıcılarının gençleri buralarda bağımlılığa alıştırdığını söyleyen Tankuş, "İstanbul'da özellikle Afrika uyruklu kişiler, İngilizce veya gitar öğretmek gibi bahanelerle arkadaşlık kurdukları gençleri uyuşturucuya alıştırmaktadır" dedi.
Uyuşturucuya başlayanlarda tedaviyle kurtulabilenlerin oranının ancak binde 8 düzeyinde kaldığını ifade eden Tankuş, Türkiye'de narkotik polisin mücadeleyi etkin bir şekilde yürüttüğünü, 1996 yılında dünyada ele geçirilen 8 ton eroinin 4 tonunun Türkiye'de yakalandığını söyledi.
Brifingte, uyuşturucu maddeler hakkında genel bilgi ve uyuşturucu kullananları bekleyen tehlikeleri içeren bir video gösterimi ile 1997 yılında Türkiye'de uyuşturucuyla mücadelenin istatistiki rakamlarını içeren bir slayt gösterisi yapıldı.
Brifinge, İstanbul Emniyet Müdür Yardımcıları Bilgi Ünal ve Recep Cin ile Asayiş Şube Müdürü Bünyamin Tak, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Arif Verimli, İstanbul'daki bazı hastanelerin yöneticileri, üniversite öğretim üyeleri, üst düzey emniyet yetkilileri ve basın mensupları katıldı.