ÇARŞAMBA 19 KASIM 1997
Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın en önemli özelliklerinden biri çok uzun konuşabilme yeteneğidir. Erbakan küçücük bir konu üzerinde saatlerce konuşabilir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi'nde yaptığı savunmanın da çok uzun olması kimseyi şaşırtmamalı. Erbakan kendini savunmak için belki de günlerce konuşacaktır. Erbakan'ın bu özelliği öğrencilik yıllarından beri varmış meğer. İstanbul Teknik Üniversite'sinden mezun olduğu yıl yayınlanan "Okul Yıllığı"nda Erbakan'ın tanıtımı yanlış hatırlamıyorsam şöyle yapılmıştı: "Dindardır, sofudur, namazını kaçırmaz. Bir konuyu uzun anlatmasıyla bilinir. Mesela civatayı sorduğunuzda anlatmaya demir filizinden başlar."
Düşünün "Civata nedir?" sorusuna bile yeraltındaki madenlerden başlayan bir Erbakan Refah'ı savunmak için kimbilir neler anlatır?
Postadan bir kitap çıktı. Adı "Yedekteki Taşaron, ASALA-PKK" Yazarı ise adını ilk kez duyduğum Ercan Çitlioğlu. Kitap 22 Ocak 1973'te ilk Ermeni cinayeti ile başlıyor ve ardından ASALA örgütünün yapısını, aldığı maddi manevi destekleri ve özellikle PKK ile ilişkilerini anlatıyor.
Kitabın önsözünü CHP'li eski bakanlardan Orhan Birgit yazmış. Birgit bu yazısında "1996 Kasım'ındaki Susurluk kazası ile kimi politikacıların mafya çetelerine biçtiği ASALA karşıtı eylemlerin daha çok bu kişilerin yaydığı bir öykünme olduğu görüşü de bu kitapta işleniyor" diyor. Türkçesi şu: "Susurluk olayında adı geçen kişiler "Biz zamanında bu ülke için ASALA'ya karşı savaştık" diyorlar ama, ASALA'ya karşı asıl savaşanlar onlar değildi.
Nitekim kitabın çok ilginç bir bölümünde ASALA liderlerinden Toranian'a yapılan operasyon, yazar tarafından sanki olayı gerçekten yaşamış gibi tüm ayrıntılarıyla anlatılıyor.
Susurluk olayı ile kafaların karıştığı bir dönemde çıkarılan bu kitap belki çok kişinin dikkatinden kaçmış olabilir. Bu nedenle kitaptaki "gizli operasyon" bölümünü çok az kısaltarak size de sunmak istiyorum.
ÖNEMLİ NOT: Kitabın yazarı Ercan Çitlioğlu'nu telefonla buldum. Çok ilginç bir sohbetimiz oldu. Bu sohbeti de, siz bu bölümü okuduktan sonra yarın sunmak istiyorum.
...Gizli bir el, Ermeni terörüne bulaşmış militanları izlemekte ve teker teker yok etmektedir. ASALA militanları, gerçekten de hiçbir ülkede güven içinde değildir artık. Ava çıkan avcı için artık ölmeyi öğrenme süreci başlamıştır.
...Toranian Fransa'dadır ve adım adım izlenmektedir. Amaç Toranian'ın tasfiye edilmesidir. İstihbarat dilinde "tasfiyenin" anlamını açıktır. Toranian öldürülecektir. Fransa'ya sızarak Toranian'ın evinin çevresine yerleşen tim, uzun bir gözlemden sonra eylem planını yapar. Toranian zaman zaman evinden çıkarak, aynı sokak üzerinde bulunan yaklaşık ikiyüz metre uzaklıktaki bir markete giderek alışveriş yapmakta, hemen evine dönmektedir. Tim önderi, Toranian'ın marketten evine dönüşü sırasında tasfiye edileceğini söyler, planını açıklar, eylemi gerçekleştirecek tüm üyeleri yerlerini alırlar. Timin önderi, Toranian'ın evinin hemen karşısındaki telefon kulübesinin önünde sıra bekler gibi duracak, çevreyi inceleyecek ve uygun gördüğünde elindeki gazeteyi havaya kaldırarak eylem emrini verecektir.
Önder, ortadan biraz uzun boylu, sağlam yapılı, kabarık ve kıvırcık saçları ile bir İtalyan ya da Korsikalıyı andırmaktadır. Titizlikle seçilerek, daha önceki eğitimlerinin dışında ayrıca zorlu deneylerden geçirilen ve gizlilik yemini ettirilen tim üyelerinin her biri en az bir yabancı dili son derece akıcı konuşabilmektedirler.
Eylemin yapılacağı gün Toranian yanında iki kişi ile evinden çıkarak markete doğru gitmeye başlar. On, onbeş dakika sonra Toranian ve yanındaki kişiler marketten çıkarak eve doğru yürümeye başlarlar. Toranian marketten aldığı kesekağıtlarını göğsünün üzerinde taşımakta, diğer iki kişi sağında ve solunda yürümektedirler.
Tim üyeleri, soluklarını tutmuş, gözleri önderlerinin kolundaki devinime kilitlenmiş, kurulu bir yay gibi beklemektedirler. Toranian'ın evinin karşı kaldırımındaki tim üyesi alçak bir duvarın üzerinde oturmakta, kucağındaki gazetenin altında sakladığı makineli tabancasının namlusu ile Toranian'ı izlemektedir. Bir diğeri Toranian'ın evinin biraz ilerisindedir, sırtı gruba dönüktür. Tim önderinin işareti üzerine geri dönerek pardösüsünün altında hazır tuttuğu makineli tabancasını ateşleyerek, karşı kaldırımdaki arkadaşı ile birlikte grubu çapraz ateşe alacaktır.
Bir üçüncü tim üyesi, grubun oldukça gerisindedir, kaçabilen olursa son görev onundur. Dört ve beşinci üyeler, sokağın iki başında gözetleme ve örtü görevindedirler. Tim mensupları, Toranian'ın her adımda evine biraz daha yaklaşmasını elleri otomatik silahların tetiğinde, nefeslerini tutmuş izlerler. Avını gözleyen bir kaplan gibi sessiz, dikkatli ve gergindirler. Bir adım, bir adım daha...
Önderlerinin gazeteyi tutan kolu kalkmaz... Bir adım daha, Toranian ve yanındakiler eve girmişlerdir.
(Tim'in önderi Toranyan'ın yanındaki iki kişinin Fransız gizli polisinden olduğunu anlar, onlara zarar vermemek için harekete geçmez. Kitapta bu bölüm hayli uzun.)
...Toranian yine Fransada'dır ve yine izlenmektedir. Amaç aynıdır. Tasfiye... Üstelik Toranian'ın tasfiyesi, neredeyse bir onur sorununa dönüşür. Toranian, Peugeot 504 marka bir araba kullanmaktadır. (Bu bölümde İstanbul'da çalınan bir Peugeot 504 otomobil üzerinde bomba yerleştirme çalışmasının nasıl yapıldığı anlatılıyor. Çünkü patlamanın başkalarına zarar vermemesi isteniyor.)
...Önder hazır olunduğuna inanarak eylem emrini verir. Fransa'ya bir kez daha sızılır.
Tim elemanları, neredeyse gözleri kapalı bir biçimde yüzlerce kez eğitimin yaptıkları yerleştirme işlemini başarıyla tamamlayarak, gözetleme noktalarına çekilir ve Toranian'ın arabasına binmesini beklemeye başlarlar. Bir süre sonra Toranian gelir, arabasına biner, nefesler tutulmuş, geri sayım bir kez daha başlamıştır. Toranian arabasını çalıştırarak hareket ettirir ve müthiş bir patlama ile aracın ön tarafı havaya uçar. Tim, olay yerinden süzülerek uzaklaşır. Ancak Toranian yaşamaktadır. Yalnızca yaralanmıştır. Patlama anında yerinden fırlayan motor bloku, Toranian'a doğru kaymış, başını ve göğsünü koruyan bir kalkan görevi yaparak, yaralanmasına karşın hayatta kalmasını sağlamıştır. Toranian çok kısa sürecek yaşamında ikinci kez "günün şanslı adamıdır."
Ancak postacı, Toranian için kapıyı, alışılanın aksine iki değil bir üçüncü kez daha çalacaktır. Bu kez Toranian'ın kullanacağı fazla şansı kalmamıştır artık. Bir yılı aşkın süre inatla sürdürülen kovalamaca sona ermiştir. Toranyan öldürülmüştür.