CUMARTESİ 01 KASIM 1997

FERRUH ÖLMEZ
Denizli'nin Buldan ilçesindeki kamyoncular kahvesinde bir yalnız adam... Elinde siyah tesbihi ve arka arkaya yakıyor sigaraları... Suskun sessiz ve sıkıntılı. "Merhaba" deyip kendimizi tanıttığımızda ağzından ilginç birkaç cümle döküldü:
"Allahaşkına beni rahat bırakın. Cebimde param yok. Oğlum üniversitede okuyor. Kamyonumun arızaları bitmiyor. Ailece borç batağındayız. Bize yardım vadedenler şimdi yüzüme bakmıyor bile. Sizi görenler ise 'Haydi Susurluk canavarı. Yine iyisin. Gazeteciler geldi. Para alacaksın' diyerek alay ediyorlar. Vallahi kimseden para almadım. Üstelik şimdi sefalet içindeyim."
Kendisini ikna edip konuşmaya başladıktan sonra bizi kahvenin terastaki bir köşesine davet etti ve derdini döktü. Kazadan bu güne kadar yaşadığı sıkıntılı günleri anlattı.
3 Kasım 1996 tarihinde Susurluk'ta meydana gelen kazada Mercedes marka otomobili kullanan Emniyet Müdürü Hüseyin Kocadağ ile birlikte, Abdullah Çatlı ve Gonca Us hayatlarını kaybetmişti. 20 RC 721 plakalı kamyonun sahibi ve şoförü Hasan Gökçe de tutuklanmıştı.
Yargılanmalarının sonunda az da olsa kusurlu bulunan Hasan Gökçe tahliye olduktan sonra soluğu, yaşayıp büyüdüğü Buldan'da ailesinin yanında almış. Olayın üzerinden yaklaşık 1 yıl geçmesine rağmen, henüz olayın şokundan kurtulmuş değil. Susurluk Kamyonu olarak Türkiye tarihine geçen şoför Hasan Gökçe'nin 20 RC 721 plakalı kamyonunun üzerine bir kez olsun çıkmamış. Kazadan sonra hasar gören aracının bakımı ve tamiri için 400 milyon lira borç aldığını belirten Hasan Gökçe son 8 ay içinde yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
"Vallahı direksiyon değil bisiklete bile binmeye korkuyorum. Ürperiyorum. Cezaevinden çıktıntan sonra bir çok kişi vaadlerde bulundu. Sonra hiç biri yanıma bile uğramadı. Gelip ropörtaj yapan televizyon görevlileri vaadlerinde durmadılar. Kamyonun sadece bir kez çıktım. Hemen o kaza anı gözümün önünde canlandı. Aşağı indim. Geceleri rüyalarıma giriyor. Ürperip kalkıyorum. Şimdi başka bir şeye daha üzülüyorum. İlçede Van Gölü canavarı gibi gelip geçen bana Susurluk Canavarı diye sesleniyor. Böyle denilmesi beni üzüyor."
Yaşamının çelişkilerle dolduğunu, Türkiye'nin her yerinde "Aydınlık Türkiye için bir dakika karanlık" eylemine katılanları takdirle karşıladığını, ancak böyle bir kazanın kahramanı olduğu için de üzüldüğünü belirten şoför Hasan Gökçe "Şu anda ekonomik durumun nasıl?" diye sorduğumuzda sigarasından derin bir nefes çektikten sonra dertlerini borçlarını sıralamaya başladı:
"Kerpiçten bir evde oturuyordum. Geçen kış ev berbat oldu. Ev sahibi çıkmamı istedi. Ben de 12 milyon lira kiraya bir ev tuttum. Cezaevinden çıktığımda cebimde bir lira para yoktu. Kamyonum hasar görmüştü. 400 milyon lira ailemden borç alıp tamir ettirdim. Geçen ay kamyonu şoföre verdim. Şimdi yine Susurluk yollarında gidip geliyor. Ancak para kazandığımı söyleyemem. Ben de evden kahveye kahveden eve gidip geliyorum. Oğlum Kütahya Üniversitesi Fen Edebiyet Fakültesi Matematik Bölümü öğrencisi. Bir yıldır okul masraflarını karşılamak için yakın çevremden borç alıyorum. Kızım Hatun lise birde okuyor. Borçlarımın toplamı 1 milyar liraya ulaştı. Bir takım vaadlerde bulunanlar kayıplara karıştı. ANAP'lı Buldan Belediye Başkanı Veli Başdurmalı ev vaad etmişti. Sesi sedası çıkmıyor."
Buldan'da "Bir yalnız adam"ı oynayan şoför Hasan Gökçe yargılandığı mahkeme tarafından kusurlu bulunmasına da yanıyor. "Vallahi benim suçum yok. Suçsuzum ben. Ama suçlusun dediler. Şimdi Yargıtay'a itirazda bulundum. İnşallah karar bozulur" diyen Hasan Gökçe bunun nedenlerini de şöyle sıralıyor:
"Korkunç kazadan 100 milyon lira tazminat, 6 milyon 400 bin lira para cezası, 10 milyon lira avukat parası ve 35 milyon lira mahkeme parası olmak üzere 167 milyon lira masraf çıktı. Yargıtay kararı bozmaz ise bu parayı ödemek zorundayım. Nereden bulacağım bu parayı. Bulamazsam herhalde yine tutuklarlar beni. İnkâr edemem kazadan sonra yardım edenler oldu. Sadece CHP Genel Sektreteri Adnan Keskin 130 milyon lira gönderdi. İzmir Şoförler Odası 40 milyon lira gönderdi. Hepsi bu kadar."
Sıkıntılarının sona erdirilmesi için, kaza sonrası kendisine yardım vadinde bulunan kuruluş ve kişileri yine yardıma çağıran Hasan Gökçe "Ben bu kazada insanların ölmesini istemezdim. Ama oldu. Kader bu, yaşıyorum. Ama bunalım içindeyim. Borç içindeyim. Hayatıma bir süre sonra yön vermeye çalışacağım. Borçlarımı ödeyemezsem kamyonu satıp başka işlerle ilgileneceğim. Belediye Başkanımızdan yardım bekliyorum" diyerek içinde bulunduğu sıkıntıyı özetliyor.