PERŞEMBE 16 EKİM 1997

Turizm cenneti Alanya'da "Güneydoğu'dan gelen mafya kenti ele geçirmesin" diye Ayı Mehmet lakaplı taksici Mehmet Hacıkadiroğlu'na kurdurtulan mafyanın, kendisini besleyen eli ısırmasıyla başlayan hesaplaşmada 6 cinayet işlendi.RAMAZAN ÖZTÜRK
Ekim'in ikinci haftası olmasına rağmen Alanya'da sanki yaz yeni başlamış gibi. Sıcaklık 26 derece.. Masmavi bir gökyüzü, güneş ve eşsiz bir kumsal karşılıyor sizi.. Gündüz deniz, gece yorgunlukların atıldığı eğlenceler var.
Alanya'nın görünen bu güzel yüzünün arkasında aylardır hemen herkeste tedirginlik yaratan bir de öteki yüzü var. Bu karanlık yüz, Türk filmlerinde olduğu gibi, şiddet, kan, gözyaşı ve ihanet... Ne ararsan var. Son iki yıldır rant paylaşımı yüzünden yaşanan mafya içi çatışmalar ve peş peşe işlenen cinayetler Alanya'da dehşet yarattı.
Alanya'da mafyanın doğuşu öylesine ilginç ki, halk arasında anlatılan fıkralara taş çıkartır cinsten. Turizmden elde edilen gelir arttıkça Alanya'ya göç de artmış. Özellikle Güneydoğu'dan Alanya'ya göç ve yaşanan birkaç küçük olayla birlikte halk arasında "Dışarıdan mafya geliyor. Alanya'yı ele geçirecekler. Bizden haraç toplayıp rahatımızı kaçıracaklar" dedikodusu yayılmış. Bu dedikodulardan turizmin nimetlerinden büyük gelir elde eden Alanya'nın ileri gelen aileleri de rahatsız olmuş. Özellikle rantı paylaşan yerli aileler bir araya gelerek konuyu tartışmış. Toplantı sonunda şöyle bir sonuca varılmış:
"Eğer Alanya'da bir mafya olacaksa o da bizim içimizden olmalı. Dış mafyaya karşı kendi mafyamızı kendimiz yaratmalıyız."
Alınan bu karardan hemen sonra Güneydoğu'da çatışmalarda ölen bir Alanyalı askerin cenaze töreni yapıldı. Bu tören ülkücülerin öncülüğünde yabancı düşmanlığına dönüştürüldü. Bu yürüyüşte ülkücü kökenli "Ayı Mehmet" lakaplı Mehmet Hacıkadiroğlu başrol oynadı. Daha sonra Alanyalı yerli ailelerinin aldığı karar doğrultusunda Ayı Mehmet'e "İşte mafyamızı bulduk" mantığıyla bakar oldular. Bunu öğrenen Ayı Mehmet de işe çabuk ısındı ve aldığı destekle ilk icraat olarak Güneydoğu kökenli kişilerin ev ve iş yerlerini tespit ettirdi. Daha sonra da göçmenleri Alanya'dan göçe zorladı. Kimini adamlarıyla dövdü, kimini de tehdit etti. Sonuçta bu eyleminde kısmen başarılı da oldu. Bu arada Ayı Mehmet'in ne zaman başı derde girse, kendisine destek veren aileler devreye girdi. Ya Ankara'daki bazı kişileri devreye sokarak veya kendileri baskı uygulayarak Ayı Mehmet'i her seferinde polisten kurtarmayı başardılar. Böylece kısa zamanda büyütülen Ayı Mehmet, ele avuca sığamaz oldu. Etrafındaki adamlarının sayısını artırdı. Ayı Mehmet otel ve eğlence yerlerini işleten birçok kişinin emniyet sibobu haline gelirken parasal olarak da güçlenmeye başladı. Belediye Başkanı Cengiz Aydoğan ve Antalya Milletvekili Hayri Doğan'ın da büyük desteğini alan Ayı Mehmet, birdenbire 8 taksi durağının sahibi oluverdi.
Alanyalılar bununla da yetinmeyip Ayı Mehmet'e yasal kimlik uydurabilmek için onu Alanya Spor Kulübü Başkanlığı'na getirdiler. İleri gelen işadamları Ayı Mehmet'le birlikte esnafı dolaşıp kulübe yardım bile topladı.
Alanyalılar'ın yarattığı yerli mafya lideri "Ayı Mehmet"in hızlı yükselişi, sonunda işi çığırından çıkardı. Kontrol edilemez hale gelen Ayı Mehmet, bu defa kendisini mafya lideri yapanlardan bazılarını ısırmaya başlayınca, kimi desteğini çekti kimi de kavgaya tutuştu. Bundan sonra cinayetler serisi başladı.
Çatışmalar "Ankara Mafyası" diye bilinen Murat Koçyiğit'in Ayı Mehmet tarafından vurdurulmasıyla başladı. Daha sonra "Alanya Canavarı" lakaplı MHP kökenli 3 kişiyi öldürmekten hüküm giymiş Nuri Efe öldürüldü.. Efe, Çolak Ailesi'yle iş yapıyordu. Öldürenlerin ise "Şeremetler" lakaplı Şimşek Ailesi'nden olduğu belirtiliyor. Ayı Mehmet de buna karşılık olarak Şeremetler'in adamı Muslu Dingil'i öldürttü. Bu olaydan sonra Şeremetler, Ayı Mehmet'i kurşunlatmış. Fakat Ayı Mehmet yaralı kurtulmuş.
Daha sonra Ayı Mehmet'in sağ kolu Rıdvan Yıldız yanından ayrılarak kendi mafyasını kurdu. Bu defa "Alanya'ya iki mafya lideri fazladır" mantığıyla Alanyalılar ikiye ayrıldı. Kimi Ayı Mehmet'i kimi de Rıdvan Yıldız'ı destekleyince çatışmalar başladı. Ayı Mehmet, Haziran'da Rıdvan Yıldız tarafından öldürtüldü. Ayı Mehmet'in kardeşi Mustafa Hacıkadiroğlu da ağabeyinin eskiden çok yakın adamı olan Tamer Kömet'i öldürttü. Rıdvan Yıldız'ın grubuna katılan tetikçi Hasan Karaca'nın da Şeremetler tarafından öldürtüldüğü söyleniyor. Rıdvan Yıldız'a göre Ayı Mehmet'in katili Vakkas Uzun. O da uzun süredir kayıp. Öldürülüp baraja atıldığı söyleniyor.
Alanya'da ortalık toz dumanken birkaç yıl içinde tam 7 emniyet müdürü değişti. Alanyalılar bunu, "Pis işlere bulaşanlar ile bulaşmak istemeyelerin tayini yüzünden sık sık müdür değişti" diye değerlendiriyor. Antalya Emniyet Müdürü Natık Cancan, "Alanya'daki polislerin çoğu, bar ve diskoteklerden avantsını alan bir örgüt haline gelmiş. Baştan aşağıya işi düzeltmeye çalışıyoruz" diyor.
Alanya Emniyet Müdürü Ayhan Pamuk ise canla başla mafyayı temizlemeye çalışıyor. Göreve başlayalı henüz bir ay oldu ama bazı cinayetlerin faillerini yakaladı bile. Önce altındaki 7 üst düzey görevli polis amirini değiştiren Ayhan Pamuk, Hasan Karaca'nın öldürülmesi olayıyla ilgili olarak Şeremetler'i sıkıştırdı. Birkaç gün sonra yapılan ihbar üzerine Mehmet Ali Parmaksız, cinayette kullanılan silahla yakalandı. Daha sonrusu polise teslim edildi. Çünkü ihbarcı Şeremetler'dendi. Silah cinayette kullanılandı ancak Mehmet Ali Parmaksız katil değildi. Yalnıca 500 milyon lira karşılığında cinayeti üstlenmişti.
Alanya'nın köklü aileleri ise bu mafya olayını değişik şekillerde değenlerdiriyor. Olaylara dolaylı veya direkt olarak adı karışan ailelerden Zamanoğulları, Alanya'nın en köklü ve zengin ailelerinden biri. Grant Zaman Oteli'nden başka Apart oteller, plaj, büfe ve diskotek işletiyorlar. Zamanoğulları Alanya'daki hemen her kesimden saygı görüyor. Mafya ve Ayı Mehmet olaylarının ne kadar içinde olduğunu sorduğum Hüseyin Zamanoğulları şu değerlendirmeyi yapıyor:
"Bizim aile olarak mafya içinde yer alıp menfaat temin etmemiz mümkün değil. Çünkü ihtiyacımız yok. Kavga edenlerin hepsi de Alanyalı. Aralarında kan dökülmesin dedik ve Ayı Mehmet ile Şeremetler'i barıştırdık. Burada belki bir hatta yaptık. Yani ilk çıkış yanlıştı. Ayı Mehmet olayı kendi mantığı çerçevesinde iyi niyetle başladı ama iş çığırından çıktı. Sonra sebepsiz yere cinayetler işlendi. Biz bunların hiçbirini doğru bulmuyoruz."
Çolak Ailesi'nin ortağı ve Ayı Mehmet'in hem akrabası hem de kayınbiraderi olan Yaşar Hacıkadiroğlu ise "Kendi mafyamızı kendimiz yaratırız mantığı yanlıştı. Bu çocuk sonra ne olduğunu şaşırdı. Bu olayda hepimizin kabahati var. Mehmet, akrabası olmama rağmen benim de ortağı olduğum Çolaklar'a ait barı kurşunladı ve ortağımı yaraladı. Bu cinayetler devam ederse işte o zaman gerçekten dışarıdaki mafya Alanya'yı ele geçirecektir. Rıdvan Yıldız yakalanmadan bu işler bitmez" diyor.
Alanya'nın Dimçay bölgesini denetiminde tutan "Şeremetler"den, cinayet zanlısı olarak aranan Ali Şimşek, telefon görüşmemizde "Benim cinayetlerle ilgim yok. Kardeşim bazı işlere karıştı. Beni, kardeşimin yerini bulmak için arıyorlar. İşkence görmekten korktuğum için kaçıyorum. Bu işlerin içinde Ayı Mehmet'in adamları ve Rıdvan Yıldız var. Rıdvan yakalanmadan bu işler bitmez" dedi.
Alanya'da önce bir, derken iki olan mafya sayısı da artmaya başladı. Son olarak mafya, Nevra Esen, Bedii ve İnsel Sabuncu kardeşlerin sahibi olduğu İncekum Oteli'ni ele geçirmeye çalıştı. Otele yapılan baskında Kalaşnikof dahil 7 silah yakalandı. Otel görevlisi 17 kişi gözaltına alındı. 9'u mahkemeye sevkedildi. Sanıklar 3 Ekim'deki ilk duruşmada kefaletle serbest bırakıldı. Otelin işletmesini yapan Best Otelcilik şirketinin, oteli ele geçirmek istediği söyleniyor. Ayrıca bu şirketin, satışa çıkarılan otelin sahibinin avukatı olan Halime Şenli'yi tehdit ettikleri de belirtiliyor.
Bu bilgiler, avukat Halime Şenli'nin bürosuna gelip "Hayatını bana borçlusun. Otelin icra yoluyla satışa çıkarıldığı gün sizi öldüreceklerdi. Onları ben engelledim" diyen işletmeci Recep Öğütçüoğlu'nun sözleriyle de doğrulanıyor.
Alanya'nın yerlisi olan Avukat Halime Şenli yaşadıklarından sonra "Olanları düşündükçe bazan oturup ağlıyorum. Böyle giderse ileride göç edeceğiz" yorumunu yapıyor.
Mafyanın el attığı yalnızca İncekum Oteli değil. Otomobil galerisi sahibi Bahri Şanlı'nın bürosuna güpegündüz giren silahlı 5 kişi haraç istemiş. Alamayınca da "Sonra görüşürüz" diyerek gitmişler. Şanlı, yukarılardan destek göremeyen kişilerin böyle rahat haraç isteyemeyeceklerini düşünüyor.
Bölgede bulunan ve CHP'ye bilgi aktarıp olayın Meclis'e götürülmesi için çaba harcayan eski milletvekili Cüneyt Canver'in yorumu ise şöyle: "Önce Güneydoğulular'a karşı başlatılan temizlik harekatıyla bir zemin oluşturulmuş. Daha sonra da kahramanlar yaratılmış. Bu defa yarattıkları canavar kendilerini ısırmaya başlayınca ne yapacaklarını şaşırmışlar. Alanyalılar turizmi beceremedikleri gibi mafyacılığı da yüzlerine gözlerine bulaştırmışlar."
CHP Alanya İlçe Başkanı Bülent Kandemir'in görüşleri diğerlerinden farklı değil. Alanya'ya ciddi biçimde el atılmaz ve meydana gelen olaylara bulaşanlar ayıklanmazsa bu işlerin sonunun gelmeyeceğini söylüyor.
Olayı Meclis'e getirmek isteyen CHP Genel Sekreteri Adnan Keskin başkanlığındaki 5 milletvekili dün Alanya'ya gitti. Keskin, "Tursem'in iflası sonucu ödenmeyen çeklerin tahsili konusunda da mafyanın devreye gireceği" duyumları aldıklarını söyledi. Alanya'daki temaslarını tamamlayan CHP heyeti dün İstanbul'a döndü.