kapat

CUMARTESİ 06 EYLÜL 1997

Ali Rıza Kardüz (e-posta:arkarduz@sabah.com.tr )

Dodi'nin babasının Harrods'u nasıl aldığı belli değil

Herkes Prenses Diana'ya üzülüyor. Aynı otomobilde ölen sevgilisi Dodi el Fayed'i hatırlayan yok... Zavallı müslüman Dodi dinimizin de ilkeleriyle çelişen biçimde gece yarısı saat 23.00'te "apar topar" Londra'ya taşınarak Kıbrıslı Ramazan Güney'in mezarlığına gömüldü. Üzerine de bir buçuk metre beton döküldü.

Kimdi bu Dodi? Diana onun soyuna mı, boyuna posuna mı, kültürüne mi, yoksa parasına mı aşık olmuştu?

Herşey gösteriyor ki, Diana ile Dodi'yi aynı otomobile bindiren Dodi'nin parası idi. Daha doğrusu Dodi'nin değil de babasının parası... İyi de acaba Dodi'nin babası, Londra'da Kraliçe'nin mağazası diye ün yapan, Londra'nın ve hatta İngiltere'nin sembollerinden biri halindeki Harrods mağazalarının sahibi Muhammed el Fayed'in zenginliği nereden geliyor?

Sayın okuyucularıma bu haftasonu 9 kısım tekmili birden bir film hiyayesini hatırlatan Muhammed Efendi'nin hayatını özetleyeceğim.

Dodi'nin babası, Muhammed el Fayed 64 yıl önce Mısır'ın İskenderiye şehrinin varoşlarında 4 katlı kötü bir binanın 3'üncü katında fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.

Muhammed 20 yıl önce İngiltere'de pattt diye ortaya çıktı ve de Harrods mağazasını satın aldı. Harrods'u satın alıncaya kadar 44 yıl ne yaptığı, nerede yaşadığı, Harrods'u satın alacak parayı nereden bulduğu bilinmiyor.

Harrods sıradan bir mağaza değil. 1834 yılında kapısını bakkaliye ve çay mağazası olarak açmış. Bugün dünyanın en büyük mağazası olarak biliniyor. Hergün ortalama 35 bin kişi girip çıkıyor.

Gıdadan en lüks giyime, mücevherden kürke hergün ortalama 300 bin parça eşya satılıyor. Müşterilerinin yüzde 26'sı Londra'ya gelen yabancılar. Muhammed'in Harrods'u satın alış şekli ilginç. İngiltere'de köklü ve ünlü ve de varlıklı "Lonhro Grubu"nun sahibi "Tiny Rowlands" isimli bir İngiliz'in hayali Harrods'a sahip olmak. Bu adam 25 yıl bunun için çırpındı. İngiltere'de böyle büyük müesseseleri almanın özel yolları var. Önce borsadan yüzde 10 hisse senedini topluyorsunuz. Sonra diğer hissedarlara yüksek fiyat önererek onların elindeki hisseleri alıp, şirketi ele geçiriyorsunuz. Fakat bunun için Ticaret Bakanlığı ile Rekabeti Önleme Komisyonu'nun izni lazım. Zavallı Tiny Rowlands 25 yıl bu izni çıkaramadığından Harrods'u alamazken, 1984 yılında ismi cismi bilinmeyen bir Mısır vatandaşı pattt diye Harrods'u alıyor. Ticaret Bakanlığı ve Rekabeti Önleme Komisyonu da hemen bu işleme izin veriyor.

Bu Mısırlı kim? Parayı nasıl buldu? Bakanlık ve kurul satışı patt diye nasıl onaylıyor?

Kimse Mısırlı'nın kim olduğunu ve parayı nasıl bulduğunu anlayamıyor ama, bakanlık ve kurulun onayına Başbakan Teacher Hanım'ın kocası ile oğlunun aracılık ettiğine İngilizler bayağı inanıyor.

Fakat bu iş kapanmıyor. İngilizler Londra'nın ve hatta İngiltere'nin sembolü, Kraliçe'nin Mağazası'nın kim olduğu bilinmeyen bir Mısırlı tarafından satın alınmasını içlerine sindiremiyor. Nihayet kamuoyunun baskısında 1990 yılında resmi araştırma yapılıyor. Bu araştırmada Muhammed Efendi'nin kayıtlara geçen ve "mecburen" kabul edilen açıklaması şöyle: "Evet benim beş param yoktu... Ama, ben İsviçre'de bir banka ile anlaştım. Bankadan 800 milyon dolar köprü kredisi aldım. Harrods'u bu para ile ele geçirdikten sonra, hisseleri bankaya teminat olarak verdim. Sonra da çark kendiliğinden döndü..."

Muhammed Efendi'nin döndü dediği çark çok hızlı dönen ve dipsiz kuyudan milyar dolar çeken bir çark... Harrods'a satın aldıktan sonra 500 milyon dolar ek yatırım yaptı. Paris'de bulunan dünyanın en lüks oteli sayılan Ritz Hotel'i, İngilizler'in ünlü Punch mecmuasını ve de İngiltere'deki popüler "Fulham Futbol Kulübü"nü satın aldı. Krallıktan feragat eden Windsor Dükü'nün villasını ele geçirdi. Sadece onarımına 40 milyon dolar harcadı. İngiltere'de hayır işlerine oluk gibi para akıtmasıyla tanınıyor.

Kraliçe ile Royal Windsor at yarışlarında aynı locayı paylaşıyor. Diana'nın babasını ve üvey annesini yanında çalıştırdı. Bu nedenle hem Kraliçe ile hem Diana ile eski bir tanışıklığı var.

Ama İngilizler Muhammed Efendi'yi sevmiyor. Yirmi yıl geçmesine, en ünlü avukatları çalıştırmasına rağmen bir türlü İngiliz vatandaşlığına kabul edilmiyor. İngiliz pasaportu alamıyor.

Muhammed el Fayed'in ilk karısı Adnan Kaşıkçı'nın kızkardeşi Samira Dodi bir yıl süren bu evlilikten doğma. Muhammed Efendi'nin ikinci evlilikten de 4 çocuğu var.

Dodi, İsviçre'de "Le Rosey" isimli bir okulda okudukdan sonra İngiltere'de Sandhurst'de Kraliyet Askeri Akademisi'ne devam etti. Babasından her ay aldığı 100 bin dolar harçlık ile playboy hayatı yaşayan Dodi'nin film sanayii ile ilgisi, bir kaç filmin finansmanına katkısından ibaret. Bugüne kadar çok sayıda ünlü film artisti ile ilişkisi olmuş bir zengin çocuğu.

Şimdi gelelim hikaye'nin düğüm noktasına... Muhammed Efendi pattt diye Harrods'u hangi para ile aldı. Değirmenin suyu nereden geliyor? Her İsviçre bankası, kapısını çalan geçmişi belirsiz bir Mısırlı'ya Harrods'u alması için 800 milyon dolar kredi açar mı? Bu kredi ile Muhammed el Fayed imparatorluğu kurulur mu? Efendim iki farklı dedikodu var: Kimilerine göre paranın kaynağı Londra'daki Dochester Oteli'nin de sahibi olan Brunei Sultanı.

Kimilerine göre ise Suudi Arabistan Kralı parayı veriyor... Para kime ait olursa olsun aracılığı Adnan Kaşıkçı yapıyor. Muhammed Efendi bir mutemed kişi olarak başkalarının parasını temsil ediyor.

İşte bizim sevgili ve sevimli Prenses Dianamız böyle bir babanın böyle bir "oğlu"na veya "parası"na vurulmuştu... Bugün herkes cenaze töreni nedeniyle Diana'ya ağlayacak... Gece yarısı gömülüp üzerine bir buçuk metre beton dökülen Dodi'yi kimse hatırlamayacak... Ben hatırlatmak istedim...


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr