PERŞEMBE 04 EYLÜL 1997
Arabalarda ceset torbası bulundurma zorunluğu geliyor.
Dünya trafik tarihinde yepyeni bir aşama işte...
Ne doğrudürüst yol yapmasını, ne de doğrudürüst araba kullanmasını bir türlü beceremiyorsan, en kestirme çare motorlu taşıtlarda ceset torbası bulundurma zorunluğunu uygulamaya sokmaktır.
Ailece bir yerlere gitmeye kalktığınız zaman da herkes uyarır birbirini:
- Ceset torbalarını unutmadınız değil mi?
Ve dilediğiniz kadar kökleyebilirsiniz gazı, nasıl olsa gerekli önlem alınmıştır, ceset torbaları hazırdır.
Bana kalırsa aynı uygulama hastanelere gelen hastalar için de zorunlu olmalı... Ceset torbasını getirmeden hastaneye kaldırılanlar içeri sokulmamalı... Hatta muayeneye dahi alınmamalı...
Böylece yeni bir geçim sektörü de açılmış olur.
Otobüs terminallerinde, hastane kapılarında, benzin istasyonlarında, taşlı sopalı gösteri alanlarında, bir köşeye yerleşip ceset torbası satmaya başlayanlar da ekonomiye olumlu katkılar sağlarlar...
Doğal olarak bunu TV reklamları izler:
"Ölmeden önce cennetle tanışmak ister misiniz? 'Son konfor' ceset torbalarını yeğleyiniz. Üstten fermuarlı ve dört kemerli..."
Ünlü bir manken çıplak omuzları üstünden ceset torbasını şöyle bir uçurtarak gülümser:
- "Son konfor"u gördükçe siz de hemen ölmek isteyeceksiniz.
Rekabet kaliteyi arttıracağı için başka firmalar da katılırlar reklam yarışlarına...
"Sade yatay olarak değil, dikey olarak da taşınabilen çift kulplu ceset torbaları..."
"Günahlarınızı affettirecek okunmuş torbalardan alınız"
"Hacı Recep Efendinin okuduğu torbalar sadece bizde.."
Siyasetçiler de katılabilirler reklam yarışlarına:
- Bakın bir cebimde idamlık ipim, bir cebimde ceset torbam...
Derken mini etekli bir reklam sunucusu, markasını vurgular torbaların:
- Siyasetçilerin kapıştığı ceset torbası "Son uyku"...
Yağmurlar yağıp İstanbul dereleri taşdığında sempati kazanmak isteyen belediye başkanları demeçler vermeye başlarlar:
- Yoksullara ceset torbalarını bedava dağıtıyoruz...
Pop müziğinde aşk şarkılarıyla kliplerine "ceset torbası" motifi girer...
Hasretinden ölürsem torbamı sen al hain...
Tatilde başlayan aşk...
Taka tuka tak tak, taka tuka tak...
Tatilde başlayan aşk...
Pata pata pat pat, pata pata pat...
Tatilde başlayan aşk...
Ah tatilde başlayaaaan, ah tatilde başlayan...
Bir çift torbada bitti...
Bittiiiii, bitti "Son tatil" torbasında...
Trafik kazalarıyla ilgili sözlü sorulara yanıt veren bakanlar, arabalarda ceset torbası bulundurma zorunluğunun sağladığı yararları anlatırlar:
- Daha önceleri kazalarda parçalanmış cesetleri toplamak da zor oluyordu, üstlerine gazete kağıdı örtmeye çalışmak da... Hele rüzgar varsa, gazete kağıtları havalanıp duruyor, zapdedilmesi yeni bir külfet yaratıyordu olay çevresinde toplanan vatandaşlara... Şimdi aldığımız son önlem sayesinde kazalarda kim ne kadar parçalanırsa parçalansın, eli ayağı toplanıp hemen ceset torbasının içine dolduruluyor... Ayrıca yol kıyısına torba içinde sıralanmış cenazeler de, trafik kazalarındaki eski sefalet görüntüsü yerine, daha uygar bir görüntü veriyor...
Bu konuda incelemeler yapmak için ülkemize gelmiş olan Bulucistan emniyet yetkilisi, son aldığımız önlemle arabalarda bulunması zorunlu olan ceset torbalarını görünce aynen şöyle dedi:
- Çoh yahşi, çoh yahşi...
Herkes bize imreniyor, kendimizi küçük görmeyelim arkadaşlar...