kapat

CUMARTESİ 30 AĞUSTOS 1997

Necati Doğru (e-posta:ndogru@sabah.com.tr )

Susurluk İngilizleşti

Aktüel Dergisi'nin her sayısında "Gece Işıkları" sütununun yazarı Kiss Meloş, İstanbul'un seçkin insanlarının sünnet, nikah düğünlerini, nişan kokteyllerini, golf partilerini, açılış törenlerini, kimin ne yediğini, ne giydiğini, kimin kimin koluna girdiğini de isim isim belirterek mektup biçiminde yazıyor. Londra'da yaşayan arkadaşı Nazan'ı o hafta İstanbul sosyetesinde olup bitenler hakkında bilgilendiriyor.

Renkli, tatlı, yumuşak...

Çok romantik yazıyor..

Aktüel'i alınca..

Önce Kiss Meloş'u okurum...

Çok bilgilenirim...

Geçen haftaki sayısında "Nazan, şekerim..." diye başlıyor ve İstanbul'daki yüksek sosyete düğünlerinde yeni bir adetin gelip yerleşmekte olduğu haberini şu cümlerle aktarıyordu: "...Tıpkı kilise düğünlerinde olduğu gibi babalar kızlarını kollarına takıp, damatlara teslim ediyorlar. Bu sefer de öyle oldu. Ali Rıza Güven kızı Sinem'i merdivenlerden aşağı indirerek, Mehmet'e teslim etti. Sen şimdi "eski köye yeni Hırıstiyan adeti" diyeceksin ama bence çok medeni ve anlamlı bir davranış. Sinem, "Vera Wang New York" imzalı nefis gelinliğiyle muhteşem olmuştu..."

***

Raslantıya bakın. Kiss Meloş'un bizim işadamlarının kızlarını Hıristiyan kilisesi benzeri törenlerle evlendirmeye başlayarak, batıya bir adım daha yaklaştıklarını yazdığı günlerde ünlü işadamı Şarık Tara, ise "Davos'a gittim yüzüme bakan bile olmadı" diye yakınıyordu.

Anlaşılır gibi değil...

Biz batıya yaklaştıkça...

Batı bize burun büküyor...

Niçin?

Şarık Tara, Enka gibi dünya ölçüsünde çok başarılı bir şirketin kurucusu, geliştiricisi, başkanı. Tespit edilmiş, belgelenmiş özürü, defosu yok. Büyük çapta yurt dışında iş yapıyor. Girdiği her işi bitiriyor. Niçin bakmıyorlar Şarık Tara'nın yüzüne? Acaba bakmadıkları Şarık Tara'nın yüzü müdür yoksa Türkiye'nin yüzü mü?

Bir düşünün...

Acaba niçin bakmıyorlar?

***

Londra merkezli dünkü gazetelerin manşet haberi ve BBC'nin ilk haberi Güneydoğu Asya'da bazı ülkeleri ziyaret etmekte olan İngiliz Dişişleri Bakanı Robin Cook'un eroin kaçakçılığı ile mücadele kararı aldıklarını açıklamasıyla ilgiliydi. Özel askeri birlik SAS ile İngiliz gizli haber alma örgütleri MI6 ve MI5'in bundan böyle "eroin kaçakçılığı ve kara para ile de mücadele etmek için" görevlendirmişlerdi. İngiliz gazeteleri, bunu çok önemli bir haber olarak okuyucularına duyurdular ve yazdıkları haberlerin içine uyuşturucu trafiğinin odak noktaları arasına Türkiye'yi de koydular. İngiltere'ye giren eroinin yüzde 85'i Türkiye üzerinden geliyor diye yazdılar.

Eroin deyince..

Akla Türkiye geliyor...

Bizim bayrağın üstüne...

Bir eroin şırıngası koyuyorlar..

TV'lerde gösteriyorlar...

Haberi bu görüntüyle yayınlıyorlar. (Bu da bir Türk olarak benim çok ağırıma gidiyor ve damarlarımı kör testere ile kesmişler gibi oluyorum) İngiliz Dışişleri de dış istihbarat örgütlerinin uyuşturucu işini de izleyeceklerini açıklaması üzerine akla hemen bir kaç ülkenin yanında Türkiye de geliyor.

Bu yüzden bakmıyorlar...

Şarık Tara'nın yüzüne...

Çünkü Türkiye eroinci ülke...

Ve o bir Türk işadamı...

***

Geçen gün...

Koray Düzgören yazdı...

İngiliz BBC çok yüklü bir bütçe ayırmış, en iyi habercileri ile program yapımcılarını seferber etmiş "Bir Susurluk belgeseli" yapmak için Türkiye'ye gelmişler. Raporları inceleyecekler, haberleri okuyacaklar, yüzlerce insanla konuşacaklar "Susurluk'un kökleri nerelere kadar gidiyor?" araştırıp, belgeleyip yayınlayacaklar.

Susurluk'u İngilizleştirecekler.

Susurluk'u İngiltere'nin yerli sorunu halene getirecekler çünkü bu ülkeye giren eroinin yüzde 85'i Türkiye üzerinden geçiyor.

Ve Susurluk olayı, PKK'nın eroin gelirini kurutmak için yola çıkanların "Devlet içinde kanunsuz bir bölge yaratıp" bu gelirleri kişisel servetlerine aktardıkları bir kilometre taşı olarak önümüzde duruyor.

Sayın Cumhurbaşkanı...

Sayın Başbakan...

Sayın Genel Kurmay Başkanı...

Sayın Bakanlar...

Sayın Meclis Başkanı...

Siz de "son 15 yıl içinde Doğu ve Güneydoğu'da asker olsun, polis olsun, üst düzey bürokrat olsun kamu görevi almış olanların, onların yakın akrabalarının mal ve mülklerindeki artışı incelemeye alacak bir araştırma başlatmayı ve servetlerinde aşırı şişme olanlardan hesap sormayı" niçin düşünmüyorsunuz?

Susurluk İngilizleşti...

Siz ne bekliyorsunuz?


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr