ÇARŞAMBA 06 AĞUSTOS 1997

Göz Nurunu Koruma Vakfı'nın yaptırdığı hastanede katarakt ameliyatı olan 25 hastanın, sterilize kurallarına uyulmadığı için kör kaldığı ileri sürüldü. 2 doktor olaylar üzerine istifa ederken, Sağlık Bakanlığı da soruşturma başlattıSULTAN UÇAR (SHA)
1985 yılında kurulan ve uzun yıllar göz hastalarının şifa kaynağı olan Bayrampaşa Göz Hastanesi son günlerde bir sağlık skandalı iddiasıyla çalkalanıyor. Hastanede katarakt ameliyatı olan 25 hastanın, sorumsuz davranış ve ihmaller yüzünden kör kaldığı ileri sürülürken, Başhekim Op. Dr. Ulgar Yavuz ile Göz Nurunu Koruma Vakfı Başkanı Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Birkan Gür, olaylar nedeniyle istifa ettiklerini açıkladılar.
Eski Başhekim Op. Dr. Ulgar Yavuz, hastanede son iki yıldır meydana gelen enfeksiyonlar sonucu hastaların gözlerini kaybettiği yolundaki iddialarını 18 Mart 1997'de yazılı olarak Sağlık Bakanlığı'na iletti. Bunun üzerine Sağlık Bakanlığı, olayları rapor etmek için Haseki Hastanesi Mikrobiyoloji Bölüm Şefi Özcan Nazlıcan ile Doç. Dr. Sadık Şencan'ı görevlendirdi. Şencan, hastane hakkındaki enfeksiyon soruşturmasını doğrulayarak, "Soruşturma şu anda devam ettiği için kurallar gereği herhangi bir açıklama yapamam. Ancak soruşturma sonuçlandığı zaman kamuoyuna bir açıklama yapacağım"dedi.
Hastaneyle ilgili iddialar şöyle: Ameliyatlarda doktorların ağız ve burunlarını maske ile kapatması gerekirken, bazıları sadece ağızlarını kapatıyor, burundan verilen nefes enfeksiyona neden oluyor. Yine bazı doktorlar, katarakt ameliyatlarında cep telefonu ile konuşmakta dahi sakınca görmüyorlar. Sterilize kurallarına uymaması sonucu mikrop kaparak yeniden hastaneye başvuran hastalara, mikropları temizlemek için yapılan ikinci ameliyatlar, hastane yönetimince gizleniyor ve olay resmi kayıtlara dekolman (yırtık) ameliyatı olarak geçiriliyor.
Emekli Albay Celal Aktan da, Bayrampaşa Göz Hastanesi'nde katarakt ameliyatı olduktan sonra rahatsızlanmış. Ardından da iki gözünü birden kaybetmiş. Albay Aktan, başına gelenleri şöyle anlattı: "Hastanenin yeni başhekimi Uzman Dr. İrfan Kayurtan tarafından 15 Mart 1996'da iki gözüme de katarakt ameliyatı yapıldı. Ameliyattan sonra gözlerimde kanlanma başladı. Doktorum İrfan Bey'e kanlanma nedenini sorunca bana 'Allahtandır' dedi. Birkaç gün sonra göz hastanelerinde de çalışan hemşire eşim gözlerimin üzerinde oluşan beyaz lekelerin mikrop kapma sonucu meydana geldiğinin farkına vardı. Hastaneye 15 gün sonra yeniden gittik. Aynı gün apar topar ameliyata aldılar. Uzman Dr. Ercan Sağlam tarafından gerçekleştirilen ikinci ameliyatta gözümde oluşan mikroplar temizlenmeye çalışıldı. Ancak aşırı derece mikrop kapan iki gözümde ileri derecede görme kayıpları meydana geldi. Bunun üzerine özel bir hastaneye başvurduk. Ancak, daha önceki tedavi hakkında bilgi edinmek için dosyalarımı istediler. Göz Hastanesi'ndeki yönetim sadece ilk ameliyata ait dosyayı verdi, mikrop temizleme işlemini içeren dosyayı vermedi. Şu an elimizde bulunan dosyada ikinci ameliyat işlenmediği için diğer doktorların da bilgi sahibi olması engelleniyor. Şu anda iki gözüm de tamamen görmüyor. Doktorumun 'Allahtandır' ifadesine karşılık ben de onları Allah'a havale ediyorum. Ancak başkalarının da gözlerini kaybetmemesi için yasal yollara da başvuracağım."
64 yaşındaki Ahmet İnci de 10 Haziran 1996'da Fatma Öğe tarafından yapılan katarakt ameliyatı sonrası mikrop kaptığı için kör kaldığını ileri sürüyor. Hastane yetkilileri, İnci'ye, ameliyat sonrası namaz kılarak hareket ettiği ve bandajı söktüğü için mikrop kaptığını söylemiş. Kendisine bu konuda uyarıda bulunulmadığını belirten İnci, Emekli Sandığı Başmüfettişi'ne verdiği ifadede, namaz kıldığı için kendisinin mikrop kaptırdığını anlatmış. Ancak, şimdi hiç göremiyor. Bu yüzden de maddi ve manevi tazminat davası açmaya hazırlanıyor.
Göz Hastalıkları Uzmanları namaz kılma sırasındaki hareketlerin mikrop kapmayla bir ilgisi olmadığını belirtirken, İnci'yi ameliyat eden Dr. Fatma Öğe'nin, Samsun'da, 19 Mayıs Üniversitesi'nde ücretli doktor olarak çalıştığı, Bayrampaşa Göz Hastanesi'nde kadrosuz olarak görev yaptığı öğrenildi.
Öte yandan Emekli Sandığı İstanbul Bölge Müdürlüğü'nün, olayların ardından bir soruşturma başlattığı ve katarakt ameliyatından 15 gün sonra ikinci defa ameliyat edilen 25 hastanın ifadelerine başvurduğu öğrenildi.
Bayrampaşa Göz Hastanesi Başhekimi Operatör Doktor İrfan Kayurtar, Ulgar Yavuz'un bir doktor arkadaşı ile kavga ettikten sonra vakıf yönetiminden ihtar aldığını belirterek şunları söyledi: "İhtar onu küçük düşürünce istifa etti. Sonra da hastaneye bu çamuru attı. Dünyada göz ameliyatlarında enfeksiyon oranı binde 8 iken, Yavuz'un hastaların kör kaldığını iddia ettiği 1996 yılının son altı ayında yapılan 1339 ameliyatta 2 enfeksiyon vakasına rastlandı. Bir vakada dikiş enfeksiyonu vardı. Bu ameliyatı da Yavuz yapmıştı."
Başhekim Kayurtan, Ulgar Yavuz ile birlikte suçlamalarda bulunan Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Birkan Gür'ün de, bir meslektaşlarıyla olan özel ilişkisi ve Vakıf Başkanı ile anlaşamadığı için istifa ettiğini ve Ulgar Yavuz ile işbirliği yaparak intikam alma niyetinde olduğunu söyledi.
Kayurtan şöyle devam etti: "Bu hastaneye 12 yıldır hizmet veren ve öve öve bitiremeyen Ulgar Yavuz, ayrıldığı 1996 yılının Aralık ayına kadar tüm özel hastalarını burada ameliyat etti. Madem enfeksiyon vardı bu işi nasıl yaptı? Emekli Sandığı, bu asılsız suçlama sonucu 7 ay bizimle çalışamadı. Ama suçlamalar gerçek dışı çıkınca bir hafta önce tekrar anlaşma yaptı. Sağlık Bakanlığı'nın soruşturması da bitmek üzere. Raporun sonucuna göre Yavuz hakkında dava açacağız."