SALI 05 AĞUSTOS 1997

DİZİ YAZI (2)KENAN ERÇETİNGÖZ"İnsan doğasında olan bir şey seks. Böyle bir duyguyu keşfediyorsun ve yaşamak istiyorsun yani. Çok yaşadığımı hatırlıyorum. Aralıksız sürekli, cinselliği kana kana, doya doya yaşadığımı hatırlıyorum. Türkiye'deydim tabii yaşadığımda. 'Doyuyorsun' demeyeceğim ama bir süre sonra artık duygu yaşamak istiyorsun."
Biz bugün Tarkan'la birlikte Antalya'dayız. Çok güneşli bir havada tatile geldik. Miami'den sonra ilaç gibi geldi aslında. Sadece bir gün. Hayatımda hiç bir hafta tatil yapamadım. Karım bana nasıl katlanıyor şaşıyorum. Benim gibi çekilmez bir adam Miami, Antalya, Tarkan diye tutturmuş gidiyor. Oh ne alâ memleket.
Antalya'dayız ama iş icabı. Tarkan'ı yakından incelemem gerekiyor. Yanlış olmasın, doğrular yazılsın diye sürekli peşindeyim. Ben bu kadar çok işini seven bir gazeteci daha görmedim.
Bu akşam Antalya'nın sıcağında stadyumda Tarkan'ı izleyeceğim. Bakalım dedikleri gibi binlerce insan mı geliyor göreceğiz. Bunları size daha sonraki bölümlerde aktaracağım.
Dün aslında erotizmde kalmıştık ama şimdi konuyu değiştirmek istiyorum. Dillerden düşmeyen, birbirinden güzel şarkılar nasıl oluştu? Kaset niye gecikti? Tarkan startı nerede ve ne zaman verdi?
"İlk hatırladığım 3 yıl önce bir Almanya turnesine gitmiştik. Şu an yeni kasetimde olan 'Başına Bela Olurum' şarkısı vardı. Onun bestesinin çıkışı ile bu kasetin tohumları atılmış oldu. Sonra 'İnci Tanem'i yaptım."
Pasha'da kulağıma eğilmiş dizeleri mırıldanıyor. Çok samimi bir durumdayız. "Hah tamam" dedim içimdem. İnsanlar şimdi tam yanlış anlayacaklar. "Önce arkasını döndü, sonra kulağına eğildi. Nedir bu samimiyet?" diyecekler. Oysa o bana "Çaresizim mecbur bu veda. Kokun üzerimde gidiyorum uzaklara. Sığınıp anılara bu hasrete dayanırız elbet. Ümidimiz muradına erecek sabret" i söylüyor.
- Amerikaya gitmeye sebep neydi? Bu piyasaya girerken aklında böyle bir şey var mıydı?
"Yoktu tabii ki. 'Acayipsin' kaseti çok tutmuştu. Birçok konser verdim. O dönem basınla aram açılmıştı. Biraz şöhretten başım döndü. Özdeki gerçek Tarkan'ı kaybetmek üzereydim. Başımı dinlemek, kendimi kuşbakışı görmek istedim. Öyle yaptım ve gittim. Çok hüzünle, acı ile ayrıldım. Ailemi, müzik hayatımı, kariyerimi bıraktım. Aslında her şeyi bıraktım. 'Gitmeliyim. Her şey olacağına varsın' dedim. Kendimi tekrar bulmalıyım diye düşündüm. O dönemde çok hatalarım oldu. Giderken de bu dizeler kendiliğinden geldi. 'Çaresizim mecbur bu veda. Kokun üzerinde gidiyorum uzaklara. Sığınıp anılara bu hasrete dayanırız elbet. Ümidimiz muradına erecek sabret..' diye bir şarkı, 'İnci Tanem.'"
- Sevgilin için mi yazdın?
"O bir aşk şarkısı ama herkes için geçerli. Ailem için de olabilir. Çaresizim mecbur bu veda. Dönüşü yok. Ne zaman gelirim Allah bilir. O şarkı özeldir benim için o yüzden. Gerçek acıların, hüzünlerin, ayrılığın simgesi o şarkı. Hiçbiri konu olsun diye, gelişigüzel yazılmış şarkılar değil."
- Mesela "Başına Bela Olurum"?
"Onun hikayesi yok. 3 yıl önceydi. Almanya'da otel odasında çok sıkılmıştım. Dışarı çıkmak da istememiştim. Birden, 'Bir sağa, bir sola oynarım. Uğruna kul köle olurum' diye bir söz çıkmıştı. Sonra bir türlü devamını bulamadım. Unuttum. Bazen öyle oluyor, bir şarkının bir bölümü çıkıyor. Devamını zorlamıyorum. Ne zaman istiyorsa o zaman gelsin devamı diyorum. İki yıl sürdü mesela o şarkının tamamlanması. Panço turnesi sırasında 'Belindeki kemer olayım' çıktı. Minübüste hızlı giderken salına salına yollarda, virajlarda yazıldı."
- Tarkan?
"Ne oldu Kenan. Yine ne var. Beğenmiyor musun konuşmaları mı?"
- Çok beğeniyorum. Ama biliyorsun dün erotizmde, cinsellikte kalmıştık. Neydi devamı?
"Sen hiçbir şeyi unutmaz mısın?" deyip, sinirli sinirli yemeğini bitirmiş olmasına rağmen masadaki Panço'ya saldırdı. Police gözlüklerini de yanına koydu. Reklamlar. Tarkan da dizinin ikinci gününde kızmaya başladı. Daha dur, daha dur... Hele dur biraz... Daha neler soracağım neler? Elif'le neden ayrıldın? Mükremin'le Yılmaz Erdoğan'la birlikte olduğunu ilk duyduğun zaman neler hissettin? Sen bir aşk adamısın, ne oldu da aşk bitti? Yeni sevgilin kim?
Tabii bunları soracağımı henüz bilmiyor. Güzel güzel anlatıyor.
"Aslında cinsellikle erken tanıştım. Almanya'daydı. 15 yaşında falandım. Ben biraz erken başladım bu işlere. 13-14 yaşlarında iken sakallarım çıktı. Biraz hormon fazlam var."
- 15 mi, çok hızlıymışsın. Nasıl bir kızdı?
"Çok heyecanlandım. Şimdi bir dakika, neler konuşuyoruz biz böyle."
Masa bir anda karıştı. Röportajın başından beri konuşmadan dinleyen Tarkan'ın plakçısı, dostu, arkadaşı, her şeyi Mehmet Söğütoğlu bile dilinin olduğunu fark edip müdahale etmeye başladı.
Tarkan da "Bunu geç geç. Hiçbir şey söylemeyeceğim. Sen şimdi cevap vermedim diye, 'Tarkan 15 yaşında başarılı olamamış' dersin."
- Başarılı oldun mu peki?
"Oldum tabii canım" dedi ve ardından "İnanamıyorum bunları sana anlattığıma. Nasıl bir adamsın, konuları nereden nerelere getiriyorsun. Ben gidiyorum" diyerek kalktı.
Belliydi böyle olacağı zaten. Çocuğu kızdırdım, o da diziyi yarım bırakıp gitti. Ardından korumalar da gitti. Mehmet'le masada baş başa kaldık. Ağzımızı bıçak açmıyor. Hepsi bize dönük olan dekolteli, şişe ısıran kadınlar da gitti. Sanki bar boşaldı. Absolut'un Müdürü Garo Nişan "Ağbi ne yaptın? Ekmeğimizle oynadın. Ne sordun da kızdı, gitti?" demeye kalmadan, Tarkan tuvaletten tüm ekiple geri geldi. "Bu heyecan da sana yeter" dedi.
Sevdim çok sevdim
Tanıdım aşkın en saf halini
Kokladım gecelerce
Bıraktığın eşyayı boş evi
Uzanamadı elim telefona
Defalarca gidip geldi
Yenik düştüm kendime göre göre
Gurur sandım aslında ümitsizliğimi
Anladım temelli gittiğini
Haklıydın üstelik suç benimdi
Sen üzülme gülüm incinme
Canımın içi, iki gözüm sakın küsme
Bana hediye bırak bütün kederleri
Ben ağlarım ikimizin yerine
Bilirsin aslında adaletsizliğimi
İstemezsin hani sende bittiğini
Ama kendinden yanadır ya hep yürek
Feda edip aşkı, korur ya kendini
Böyle bir şarkı var mı? Bu şarkıyı dinleyip de tüyleri diken diken olmayacak biri var mı? Hele biz erkekler! Suç bizde olduğu halde gurur yapmaz mıyız? Sonra da başımızı duvarlara vurmaz mıyız? İnanılmaz bir şarkı. Nasıl doğdu?
"Kenan sen neymişsin böyle? Bunlar senin gerçek duyguların mı? Hiç öyle görünmüyorsun?
- Sen görünene değil, kalbe bak Tarkan"
"Bu parça 3 yıl önce falan vardı aslında ama ben bir türlü bunun bestesini, sözlerini bitirememiştim. Bu şarkı kasette olmayacaktı biliyorsun, sonra devreye girdi."
- Üç yıl önce nasıl yaptın bu şarkıyı. Elif var mıydı hayatında?
"Hayır Elif yoktu. Sözleri Sezen yazmıştı, ben sadece nakaratını 'Sen üzülme, gülüm incinme' bölümünü yazmıştım. Kime yazdığımı hatırlamıyorum ama o sıralar mutlaka bir şeyler hissedip yazmışımdır. Ya o an birlikte olduğum biriyle ilgilidir. Ya ulaşamadığım, kafama takılan biriyle ilgilidir ya da üzdüğüm biri içindir..."
- Elif'in hakkını yeme?
"Anlatayım. Benim minik bir kayıt aletim var. Stüdyoda şarkı tekrar çekildi. Ozan'la başladık aranje etmeye falan, kasede giren tüm sözleri yazmıştım ben ama pek memnun değildim. Diğerleri gibi mozaik taşları bir araya gelememişti. Ben de gittim Sezen'e. Elimde 'Ben ağlarım ikimizin yerine' diye bir laf var. Çok güçlü bulduğum bir slogan 'Sen üzülme, incinme, canımın içi, güzelim.' İşte bunlar benim laflarımdı. Sezen de 'Acayip ama bunları bir elden geçirmek lazım' dedi. Oturduk bestesini değiştirdik, Sezen de sözlerini bitirdi. Son zamanlar benim Elif'le yeni ayrıldığım döneme denk gelmişti ve o anki psikolojimden etkilenip bunları yazmıştı."
- Elif'ten ayrılınca Sezen'le mi dertleştin?
"Ben prensip olarak ilişkimi dışarıdaki insanlarla konuşmayı pek sevmiyorum. Çünkü onlar içinde değiller ki, bilemezler ki. Çok az konuşurum yaşadığım ilişkileri, çok fazla dertleşmem. Çünkü o insanın söyleyeceği herhangi bir şey beni yanlış yönlendirebilir.
- Ama Türk erkekleri yaşadıkları ilişkileri çok konuşuyor.
"Ben hiç sevmem konuşmayı, ne yaşadığım cinsel ilişkilerimi, ne aşklarımı anlatmamışımdır kimseye. 'Şöyle yaptım, böyle yaptım, of nasıl da götürdüm' falan asla anlatmam."
- Türk erkeğinin anlattığını biliyorsun, duyuyorsun değil mi?
"Bunu söyleyen erkeklerin çoğunun kompleksli olduğuna inanıyorum. Demek ki bir takım sorunları var. O yüzden bunu çok dile getiriyor diye düşünüyorum. Bu yüzden insanların diline çenesine vuruyor olabilir. Ben pek konuşmam mesela Sezen'le çok az dertleşmişimdir.
- Ayrılmanızda Sezen'in sana herhangi bir etkisi oldu mu?
"Olmamıştır. Bir ara gazeteler yazdı Sezen, Elif'i korumuş benden diye. Böyle bir şey olmadı. Sezen ne Elif'i, ne beni kayırmadı."
- Peki sen 'Aşk adamı' olduğunu söylüyorsun. Bitme sebebi ne? Aldatma mı?
"Birbirimizi asla aldatmadık."
- Aldatmadıysan, kumarın, içkin yok. Sebep ne?
"Sana şunu söyleyeyim Elif müthiş bir kadın. Daima saygıyla anacağım bir ilişki. Elif'le paylaşmayı öğrendim. Amerika'da minicik bir evde 1.5 yıl boyunca birbirimize çok ait olduğumuzu hissettik. Ama bu kadar iç içe olunca ilişki zamanla yıpranmaya başlıyor çünkü didişmeye başladık, ufacık ceviz kabuğunu doldurmayacak konular büyüdü."
- Mesela?
"Beni kısıtlama.. İşte böyle bir cümle 'Beni kısıtlama'.. Ben mesela, 'Dışarı çıkmak istiyorum. Özgürlüğümü yaşamalıyım' dediğimde, 'Olmaz bir ilişki yaşıyoruz. Ben çıkmıyorsam, sen de çıkamazsın' diyordu. Uzatmalar, gereksiz didişmeler dışında ciddi bir süreç yoktu, ne ben onu aldattım, ne o beni aldattı.. Elif'i çok sevdim hakikaten. Elif için her şeyi bir kenara bırakmayı düşündüm. Müzik kariyerimi, her şeyi... Hazırdım da ama o buna izin vermedi, güldü geçti hatta. Tabii ben müzik için doğmuşum, müzik için yaratılmışım, o zamanlar bunları da düşünebilmişim, sadece onunla beraber baş başa ıssız bir adada yaşamak istediğim anları hatırlıyorum."
- Kabul etmedi mi?
"Bunun gerçek dışı bir şey olduğunu düşünüyordu. Gülüyordu. Bana bu fikirler cazip geliyordu. Aslında ben gözü karayım. Yapardım. Kimse ilişkimize bir şey söylemesin, ilişkimizde zedelenme olmasın diye yapardım."
- Bu kadar olaylardan sonra aşka inanıyor musun?
"Aşka inancımı yitirmedim ben. Kendimi kısıtlamıyorum. Özen gösteriyorum. Günübirlik ilişkiler ruhumu kirletir diye düşünüyorum. Çok yaptım, yapmadım demiyorum, acayip hem de.. Çapkın zamanlarımı hatırlıyorum."
Biraz daha açsam, bu kez gerçekten kalkar gider mi acaba?
"İnsan doğasında olan bir şey seks. Böyle bir duyguyu keşfediyorsun ve yaşamak istiyorsun yani. Çok yaşadığımı hatırlıyorum. Aralıksız sürekli, cinselliği kana kana, doya doya yaşadığımı hatırlıyorum. Türkiye'deydim tabii yaşadığımda. 'Doyuyorsun' demeyeceğim ama bir süre sonra artık duygu yaşamak istiyorsun. Özellikle ünlü olduktan sonra hayatım daha bir çeki düzene girmek zorundaydı. Cinselliği kana kana yaşadım. Elif'le tanıştık, aşkı da tanıyınca onun çok daha değerli olduğuna inandım. Özellikle seks aşkla bütünleşince dünyanın en olağanüstü şeyi oluşuveriyor yani."
YARIN: Tarkan, Elif'le Mükremin'in
ilişkisi için ne dedi?