PAZAR 03 AĞUSTOS 1997

Şırnak'ın Cizre İlçesi'nde üç aşiretin bir araya geldiği düğün evinde bir el bombasının patlaması büyük bir faciaya neden oldu. Bir korucunun belindeki bomba piminin başka birinin yeleğine takılmasıyla meydana gelen patlamanın etkisiyle paniğe kapılan ve rastgele ateş etmeye başlayan aşiret üyeleri ortalığı kan gölüne çevirdi. Yaklaşık bir saat süren kargaşada 7 kişi öldü 52 kişi yaralandı.
Cizre'nin Cudi Mahallesi'ndeki düğünevinde faciaya neden olan patlama önceki gece saat 22.00 sıralarında meydana geldi. Erkeklerinin çoğunluğu köy korucusu olan Kıçan, Tayan ve Batıyan aşiretleri önceki gece Batuyan Aşireti ileri gelenlerinden Ali Kolanç'ın oğlu Sekvan Kolanç'ın düğünü için toplandı. Eğlenip halaylar çekmeye başlayan aşiret üyeleri müthiş bir patlamayla irkildiler. Düğün evine yönelik PKK saldırısı olduğunu zanneden korucular silahlarına sarılarak rastgele ateş etmeye başladılar. Bu sırada genellikle korucuların pusulandığı ilçenin hakim tepelerinde de silah sesleri yükselmeye başladı.
Yaklaşık bir saat süren ve güvenlik güçlerinin müdahelesiyle güçlükle bastırılabilen olay sırasında Kasım Üçkat (18), Emin Pekün (19), Murat Saman (14), Ahmet Yağarcık (16), M. Şaman (17), Merdin Dayan ve soyadı belirlenemeyen Ali adlı 20 yaşlarındaki bir kişi yaşamını yitirdi. Hacip Ayduk, Rehber Kalkan, Afiye Yorum, Mustafa Kolanç, İsmail Nersen, Rıdvan Çakırhan, Ayşe Denli, Aysel Kolanç, Mustafa Çağlar, İdris İdim, Hüsnü Dedak, Hasan Dayan, İdris Dargan, Hüsnü Dargan ve henüz kimlikleri belirlenemeyen 38 kişi yaralandı. Yaralılar, Cizre, Mardin ve Diyarbakır Devlet Hastaneleri ile Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı.
Cizre'ye dün tam bir sessizlik hakim olurken, olayın büyümemesi için sıkı güvenlik önlemleri alındı. Yetkililer, olayda yakınlarını kaybeden ailelerin ileri gelenleriyle görüşerek, olası provakasyonlara gelinmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.
Başlangıçta PKK saldırısı olarak algılanan olayın bir korucunun belindeki bombanın patlamasından kaynaklandığı belirtildi. Görgü tanıkları, halay çeken bir korucunun belinde bulunan el bombasının piminin başka birinin yeleğine takıldığını ve mekanizması harekete geçen bombanın yere düşerek patladığını söylediler.
Olağanüstü Hal Bölge Vali Yardımcısı Hakkı Uzun ise olayla ilgili araştırmaların devam ettiğini bildirdi. Olayın "saldırı" değil, korucunun belindeki bombanın patlamasından kaynaklandığını anlatan Hakkı Uzun, "Ölü ve yaralılarda çok sayıda kurşun bulunduğu ve uzun namlulu silah seslerinin de uzun süre duyulduğunun" hatırlatılması üzerine, "O insanların çoğunda silah var. Panik içerisinde çevreye ateş açmış olabilirler" dedi. Vali Yardımcısı Uzun, net açıklamanın, araştırmaların tamamlanmasından sonra yapılabileceğini belirtti.
Olayda yaşamını yitiren dört kişinin cenazeleri dün toprağa verilirken güvenlik güçleri de olay yerinin çevresinde sıkı güvenlik önlemleri alarak mahalleye giriş çıkışı yasakladılar.
Olaydan yara almadan kurtulan damadın amcasının oğlu Mehmet Kolanç, düğüne üç ayrı aşiret mensubunun davetli olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Düğünde üç aşirete mensup yaklaşık 500 kişi vardı. Batuyan Aşireti'ndeniz. Diğer aşiretlerle aramızda herhangi bir sorun yok. Zaten olsaydı, düğünümüze gelmezlerdi. Kadınlı erkekli herkes halay çekiyordu. Büyük bir patlama sesi geldi. Herkes telaş içerisinde kaçmaya çalışırken, silah sesleri yükselmeye başladı. Bu sırada, yerde onlarca yaralı vardı. Ne olduğunu anlayamadık."
Olayda yaralanan korucu İdris İdim de olayı şöyle anlattı:
"Halayda yüzlerce kişi vardı. Bir anda önümde bir bomba patladı. Bu sırada elektrikler kesildi ve silah sesleri gelmeye başladı. Biz karşılık vermeye fırsat bulamadan, ortalık cehenneme döndü. Silah sesleri kesilince yaralılar, hastanelere kaldırıldı. Yaşadığıma inanamıyorum. Ortalıkta yüzlerce çocuk ve kadın vardı. Bu insanların hepsi ölebilirdi."
Görgü tanıklarından İsmail Çekirhan da şunları söyledi:
"Düğün evinin önündeki meydanda çok kalabalık bir grupla halay çekiyorduk. Korkunç bir patlamayla toz duman içerisinde yere yığıldık. Bu sırada halayın çevresinde bulunan korucular havaya ateş ediyordu. Bu ateşten sonra üst taraftaki tepeden de uzun namlulu silah sesleri geldi. Silah seslerinin geldiği yerlerde de korucular çok olduğu için, onların ateş ettiğini sanıyoruz. Yalnız bu patlayıcının el bombası olduğunu sanmıyoruz. Çünkü, çok korkunç bir patlamaydı."