KENAN ERÇETİNGÖZ

Bu hafta o kadar çok açılış, davet, kokteyl vardı ki, yine İstanbul'da kaldık. Önce sevgili dostumuz Özcan Sandıkçıoğlu'nun oğlu Can ile Ömer Dinçkök'ün kızı Ayça'nın mürüvvetini gördük. Sonra Celal Çapa'nın Park Orman açılışına katıldık. Celal'le, "Yetişmez" diye iddiaya girmiştik, yetiştirmiş. Mükemmel bir mekan yaratmış. Herkes oradaydı. Bundan sonra açılışlara yemek yedikten sonra gideceğim. Barbeküde inanılmaz bir kuyruk vardı. Daha sonra Sezen Aksu'nun galası için Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampusu'ndaki Rumelihisarı konserine katıldık. Rumeli konserlerinin geleneksel olarak devam etmesi için aylarca uğraşan Mustafa Oğuz, nefis bir organizasyon yapmış. Ama insanlarımız henüz davetlere nasıl gideceklerini, davetiye üzerinde yazan "iki kişiliktir" kelimesinin ne anlama geldiğini bilmedikleri, kuzen-yeğen-yenge-dayısını da alarak, "Bak Mustafa Oğuz davetiye göndermiş. Çocuğu kırmayalım, ilk gecesinde destekleyelim" diye çoluk-çocuk geldikleri için mekan doldu, taştı... Yedek sandalye kuvvetleri bile kalabalığı önleyemedi. Biz de Sezen Aksu'yu izleyemedik, inşallah bu akşam oradayız.
Bunların dışında her zaman olduğu gibi Pasha diskoya uğrayarak gece içtimamızı yaptırdık. Pasha'nın müdavimleri beni görmezse bozulurlar, insanları kırmayalım diye her gece Pasha'ya uğradık.
İşte bütün haftanın özeti bu kadar. "Peki ne yazacağım ben şimdi?" diye düşünürken, kurye bir zarf getirdi masama... İçinde bir kaset var. "Bunlardan her gün 20 tane geliyor. Bakalım yeni kim var?" diyerek açtım. Gözlerime inanamadım. Tam üç yıl aradan sonra, "Çıktı, çıkıyor" denilen Tarkan'ın kaseti çıktı zarfın içinden. Bir de not vardı; "Doğru haberciliğin için teşekkürler... Tarkan..."
Bu çocuğu anlamak mümkün değil. Ne zaman, ne yapacağı hiç belli olmuyor. Sağolsun, kaseti henüz piyasaya çıkmadan Kenan Erçetingöz'e güvenerek yollamış. "Sen dinleyince uğurlu geliyor" demiş, biz de dinledik...
Hiç durmadan, bütün gün çaldı Tarkan'ın kaseti "Ölürüm Sana".. Adı bu: "Ölürüm Sana"..
Tüm yorgunluğum gitti, moralim düzeldi, içime neşe geldi. Çocuklar bile şaştı o gün! "Kenan Bey bugün fırça atmıyor, bağırmıyor" diye... O kadar güzel şarkılar, o kadar güzel müzikler, o kadar güzel yorumlar var ki anlatamam...
9 Şubat'ta yaptığım Tarkan röportajında "Şıkıdım'dan çok daha güzel bir parça var. Olay olacak" demişti. Gerçekten doğruymuş... "Şımarık" müthiş bir şarkı...
"Seni gidi fındıkkıran.. Yılanı deliğinden çıkaran.. Kaderim, püsküllü belam.. Yakalarsam muck muck.. Ocağına düştüm yavrum.. Kucağına düştüm yavrum.. Sıcağına düştüm yavrum, el aman.."
Bakın, görün. Şimdi çoluk-çocuk herkesin dilinde bu şarkı olacak, herkes "Oynama şıkıdım şıkıdım" gibi "yakalarsam, muck muck"u söyleyecek...
Tarkan, bu kaset için çok uzun bir süre çalıştı. En iyisinin olması için, kasedin çıkış tarihini sürekli erteledi. Amerika-Türkiye arasında mekik dokudu. Hep en iyisi olsun istiyordu. Amerika'da tam beş stüdyoda kayıtlar yaptı. Beğenmedi, tekrar yaptı. Sürekli şarkılarını mırıldandı, sevmediği bölümleri değiştirdi. İstanbul Plak'ın sahibi Mehmet Söğütoğlu ile günlerce sabahladı, kavga etti ama sonunda en iyisini yaptı. Tam üç yıl aradan sonra 17 Temmuz Perşembe günü Tarkan'ın kaseti "Ölürüm sana" çıkıyor. Kaset çıkmadan aylar önce bir milyon sipariş alındı. Yani Tarkan'ın henüz çıkmayan kaseti daha şimdiden bir milyon sattı. Yazıyı yazarken bile dinlediğim Tarkan'ın kasetine yatırım yapanları kutluyorum. Ortaya öyle bir malzeme çıkmış ki, tam Türk insanı için...
Bazen insanı dertlerinden alıp uzaklaştıran kıpır kıpır oynatan..
"Teslim oldum sana bile bile.. Kapıldım yine göz göre göre.. Ah başım dönüyor, kanım kaynıyor.. O da benim gibi gözü kara belli.. Serserim deli dolu terelelli.. Bu aşk bizi yola getirmeli, ölürüm sana.. Ölürüm sana zilli.. Ölürüm şşşt zilli.."
Bazen de hüzünlendiren, aşk, sevgi veren..
"Sen üzülme gülüm incinme.. Canımın içi iki gözüm, sakın küsme.. Bana hediye bırak bütün kederleri.. Ben ağlarım ikimizin yerine.."
İnanılmaz şarkılarla dolu bir kaset. Tebrikler Tarkan.. Star olmanın sorumluluğunu, hayranlarına olan duygularının yoğunluğunu kasetinde göstermişsin. Üç yıl ortalarda fazla görünmeden, sadece ve sadece kasetinle ilgilenmişsin. Gerçekten tebrik ediyorum. Perşembe günü kaseti alıp, dinleyenler de tebrik edecekler..
Tarkan şu anda Amerika'da.. Bu hafta içi gelecek ama günü belli değil. Klibini Londra'da, Mauritus adalarından gelen bir güzelle "Şımarık" şarkısına çekti. Tam bir şenlik. Müthiş şarkı, her zaman olduğu gibi Sezen Aksu imzalı...
İstanbul Plak'ın sahibi Mehmet Söğütoğlu Tarkan'ın kaseti için şu ana kadar tam 300 bin dolar harcadı. Mehmet'in de hakkını yememek lazım. Tarkan'ın peşinde gölge gibi dolaşıp, bir dediğini iki etmiyor.
Ben şu anda Celal Çapa'nın Maslak'taki ormanında hamakta dinleniyorum. Ve Tarkancığım'ın güzel şarkılarını dinliyorum. Eee, bir gün de olsa, dinlenmek lazım...
Takmış koluna elin adamını
Beni orta yerimden çatlatıyor
Ağzında sakızı şişirip şişirip
Arsız arsız patlatıyor
Belki de bu yüzden vuruldum
Sahibin olamadım ya
Sığar mı erkekliğe seni şımarık
Değişti mi bu dünya
Çekmiş kaşına gözüne sürme
Dudaklar kıpkırmızı, kırıtıyor
Bi de karşıma geçmiş utanması yok
İnadına inadına sırıtıyor
Biz böyle mi gördük babamızdan
Ele güne rezil olduk
Yeni adet gelmiş eski köye bak
Dostlar mahvolduk
Seni gidi fındıkkıran
Yılanı deliğinden çıkaran
Kaderim, püsküllü belam
Yakalarsam muck muck
Ocağına düştüm yavrum
Kucağına düştüm yavrum
Sıcağına düştüm yavrum, el aman