kapat

Mevlana hayranları

Mevlana Kültür ve Sanat Vakfı'nın Londra'daki Spencer House'de sunduğu olağanüstü sema gösterisini izleyen İngiliz soyluları hayranlıklarını dile getirdiler.

LEYLA UMAR yazıyor

1995'i "Hoşgörü" yılı ilan eden UNESCO, Kentbank'ın önderliğinde ve THY'nin katkılarıyla "Mevlana ve Hoşgörü" adlı bir belgesel filmin yapılmasını sağlamıştı. Bu film özellikle Bosna Hersek'te yaşanan insanlık dramı gibi dünyayı sarsan sayısız hoşgörüsüzlük sürerken, 13'üncü asırda yaşamını ve eserlerini hoşgörü üzerine odaklaştıran büyük İslam düşünürü Mevlana'yı yurtdışında tanıtmayı amaçlayarak hazırlanmıştı.

Oscar ödüllü İngiliz sinema ve tiyatro sanatçısı Vanessa Redgrave'in seslendirdiği, müziğini Paris'te yaşayan ünlü neyzen Kudsi Ergüner'in yaptığı, metinlerini Talat Halman'ın yazdığı ve yapımcılığını Aziz Akyavaş'ın üstlendiği bu belgesel filme Mevlana'nın torunu Celalettin Çelebi de sayısız katkıda bulunmuştu.

Süzer'e bıyık kestirdim

Kentbank'ın sahibi Mustafa Süzer'i tanıyanlar ilginç bir kişiliğe sahip olduğunu bilirler. Onu yıllarca önce İşadamları Derneği'nin başkanı olarak büyük bir grubu Rusya'ya götürürken uçakta tanımıştım.

İstanbul'a dönünce dostluğumuz devam etti. Buluşmalarımızda Süzer'e bıyığını kesme konusunda baskılar uygulamaya başladım. O günlerde Turizm Bakanı olan İlhan Aküzüm baskımdan kurtulamayıp bıyıklarını kesen ilk kurbanımdı. Süzer de birkaç kere kesip, uzattı; ve kendisini bu haliyle o kadar beğendi ki, bir daha hangi konuda ne dersem sözümü dinleyeceğine dair herkesin önünde yemin etti.

Süzer Gaziantep'te başlayan iş hayatını İstanbul'a taşınınca öylesine büyüttü ki artık onu takip etmek güçleşti.

Avrupa'da ve Amerika'da ödüller alan Bahçeşehir'e yıllarca sonra beni götürdüğü zaman "yeşil"e olan gerçek sevgisinin Bebek sırtlarındaki evinde tutku haline dönüştüğünü sevinçle gördüm.

Süzer'in birçok hastaneye ve inandığı her şeye sayısız katkılarını bildiğim için Londra'daki davetinin özelliğine de hiç şaşmadım.

Gecenin en mutlu kişisi

Bir yıl önceden başlayan hazırlıklar sonucu Londra'da, Lady Di'nin doğup büyüdüğü Spencer House'da verdiği davet çok görkemliydi.

Londra sosyetesinden ilginç dostlarını Spencer House'a davet eden Esra (Bereket) Jah İngiliz hanedanına nasıl davranılacağını da Türkiye'den giden gruba öğretmiş oldu. Örnek mi istersiniz?

Kraliçe Elisabeth'in kuzeni Kent Dükü Prens Michael ve eşini selamlayan Kraliçe'nin diğer kuzini Prenses Elisabeth, hayli kilolu vücuduyla dizini kırarken, sıraya giren diğer asilzadeler de Kent Düşesi'nin elini eski zaman filmlerindeki gibi, yarı bellerine kadar eğilerek öpüyorlardı.

Herhalde gecenin en mutlu erkeği Mustafa Süzer'di. Bir yanında Bo Derek, öbür yanında Kent Düşesi; hangisine lâf yetiştireceğini şaşırmadan ve üstelik şakalarıyla ikisini de kahkahalara boğarak ev sahipliğini mükemmel yerine getirdi. Başka bir masada, başka ünlüleri ağırlayan Berrin Süzer ise gözleri ve kulakları eşinde, dozunda bir ev sahibesiydi.

Spencer House

Geceliği 10 bin pounda (yaklaşık 2.4 milyar lira) kiralanan Spencer House'un sahibi Lord Spencer, kızı Diana'yı Prens Charles'la evlendirirken, harabeye dönen evinin bir gün pırıl pırıl olabileceğini düşünmüş müdür, bilinmez. Ancak Lady Di'nin evlendikten sonra iyi bir iş kadını olduğunu gören Lord Spencer'in ölmeden önce evini ünlü Rotschild Ailesi'ne tamir ettiren kızıyla iftihar ettiği bilinir.

Şimdi çok önemli davetlerin verildiği bu görkemli ev, daha doğrusu ufak saray, özellikle Prenses Elisabeth'in hazırladığı davetler için kiralanıyor.

Süzer'in Mevlana gecesinde artık İngiliz sosyetesinin bir parçası olmanın mutluluğunu yaşayan Semiramis Pekkan ve Rüya Mocan (Nebioğlu) en önemli masalardaki yerlerini aldılar. Kendilerine has, uzaktan yolladıkları öpücüklerle eski dostlarını selamladılar. İngiliz sosyetesine tam anlamıyla uyum sağladıkları İngilizce'yi aynen İngiliz asilzade aksanıyla konuşmalarından belliydi.

İstanbul'a hayran

Kent Düşesi ise Macar-Avusturya lehçesinin karışımından oluşan İngilizcesiyle sayısız atlarından, 8 kedisinden, 4 köpeğinden, kendi boyundan daha uzun olan kızından, gününün yarım saatini jimnastikle geçirmesinden, İstanbul'a ve Mevlana'ya hayranlığından ve patlıcan salatamıza olan müthiş tutkusundan bahsederken çok sevimli ve doğaldı.

Türkiye'den giden Mevlana Kültür ve Sanat Vakfının bütün üyelerini tek tek kutlayan Kent Dük ve Düşesi böyle bir kültürü Londra'da sergileyen Mustafa Süzer'e de defalarca teşekkür ettiler. Ve kendi adlarını taşıyan Kentbank'ı İstanbul'a gelince bizzat ziyaret edeceklerine dair söz verdiler.

BİTTİ


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr