
Danıştay, Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis'le birlikte düşen uçakta şehit olan Pilot Yüzbaşı Tuğrul Sezginler'in ailesine ev verilmesini kararlıştırdı. Evin bedeli Başbakanlık'ça ödenecek.Ankara - Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, 1993 yılında uçağının düşmesi sonucu şehit olan Jandarma eski Genel Komutanı Eşref Bitlis'in uçuş ekibinde bulunan ve aynı kazada yaşımını yitiren Pilot Yüzbaşı Tuğrul Sezginler'in ailesine, diğer şehit yakınlarına olduğu gibi, bedeli Başbakanlık tarafından karşılanmak üzere ev verilmesi gerektiğine karar verdi.
Genel Kurul, kazada hayatını kaybeden diğer şehitlerin ailelerine ev verilirken, Sezginler'in yakınlarına aynı hakkın tanınmamasını "ayrımcılık" olarak niteleyen 10. Daire'nin kararını yerinde buldu.
1993 yılında düşen uçakta yaşamını yitiren Orgeneral Eşref Bitlis ve Albay Fahir Işık'ın varislerine, bedeli Başbakanlık tarafından karşılanmak üzere Toplu Konut İdaresi'nden birer konut verilmesine karşın, oğulları Pilot Yüzbaşı Tuğrul Sezginler'i aynı kazada kaybeden, ancak bu hak kendilerine tanınmayan anne Kübra ve baba Hasan Sezginler'in açtığı dava sonucunda, sözkonusu işlemi iptal eden 10. Daire'nin kararını temyiz eden Başbakanlık başvurusu sonuçlandırıldı.
Genel Kurul, bedeli Başbakanlık tarafından ödenmek üzere, Bitlis ve Işık'ın yakınlarına Toplu Konut İdaresi'nden 2 konut satın alınmasına karşın, aynı hakkı Sezginler'in ailesine tanımayan Başbakanlık işlemini, "ayrım yaratan, eşitlik ilkesine aykırı olarak kullanılan, varlığı açıklanamayan takdir yetkisine dayalı" olarak niteleyen 10. Daire'nin kararını yerinde buldu.
Genel Kurul, belirtilen nedenle, Başbakanlığın 10. Daire'nin bu kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunu reddetti.
Eşref Bitlis'in 17 Şubat 1993 günü düşen uçağında yaşamını yitiren Tuğrul Sezginler'in anne ve babası, aynı uçakta bulunan diğer şehit yakınlarına bedeli Başbakanlık tarafından ödenmek üzere Toplu Konut İdaresi'nden birer konut satın alındığını belirterek, aynı hakkın kendilerine tanınması istemiyle Başbakanlığa başvurmuşlardı. Sezginler'in ailesi, bu başvurularının reddedilmesi üzerine, söz konusu Başbakanlık işleminin iptali istemiyle Danıştay 10. Dairesi'ne dava açmışlardı.
Başbakanlık tarafından 10. Daire'ye gönderilen savunmada, Bitlis ve Işık'ın ailelerine yapılan ödemenin "Başbakanın takdiri içerisinde gerçekleştiği" bildirilmişti. Savunmada ayrıca, bu ödemenin Sezginler'in ailesine de yapılmasında "yasal bir zorunluluk bulunmadığı" kaydedilerek, şehit yakınlarının, ilgili yönetmelikte öngörülen işlemleri yerine getirmeleri halinde bu haktan yararlanabilecekleri belirtilmişti.
Savunmada, Sezginler'in ailesinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'ne, Milli Savunma Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtıkları hatırlatılarak, Danıştay'a açılan davanın kabul edilmesi halinde "haksız zenginleşmeye" yol açılabileceği öne sürülmüştü.
10. Daire de, yaptığı inceleme sonucunda, Tuğrul Sezginler'in anne ve babasının bu istemlerini yerinde bulmuştu. 10. Daire, Orgeneral Bitlis ve Albay Fahir Işık'ın ailelerine, Toplu Konut İdaresi'nden bedeli Başbakanlık tarafından ödenmek üzere 2 konut satın alınmasını "idarenin takdir yetkisi içinde yaptığı bir işlem" olarak nitelendirmişti. Ancak Daire, bu takdir yetkisinin "mutlak ve sınırsız" olmadığına karar vermişti.
Sezginler'in ailesinin istemlerinin reddedilme nedeninin, Başbakanlık tarafından "yeterli ve tutarlı" bir biçimde açıklanamadığına işaret eden Daire, "Aynı olaya maruz kalan kişiler arasında ayrım yaratan, eşitlik ilkesine aykırı olarak kullanılan, varlığı açıklanamayan takdir yetkisine dayalı işlemde hukuka uyarlılık bulunmadığına" karar vermişti.