kapat

Azim ve sevgiyle gelen başarı

Adı Sabrina Şekerlisoy... 1989 yılında, doktor eşinin tayini nedeniyle geldiği Elazığ'daki 60 eczacıdan biri... Üstelik Elazığ'ın 1996 vergi rekortmeni... Ancak, yabancılara kapalı olan halkın onu kabullenmesi kolay olmamış. İnsan sevgisi ve azmi sayesinde girmiş aralarına ve artık ölene kadar "Elazığlı..."

NURHAN FIRATLI (SHA)

Elazığ'da, Araştırma Hastanesi'nin hemen karşısında yer alan Onur Eczanesi'ndeyiz. Amacımız, Elazığ'ın 1996 yılı vergi rekortmeni ile Eczacı Sabrina Şekerlisoy ile görüşmek. Bu sırada genç kadın, hasta yakanıyla konuşuyor: "Siz hiç merak etmeyin. Biz reçetedeki ilaçları verir size de senet yaparız. Bağlı olduğunuz kuruma da sizin adınıza fatura çıkarırız. Paranızı kurumdan aldığınız zaman bize ödersiniz. Siz yalnızca hastanızla ilgilenin."

Tesadüfen tanık olduğumuz bu sözcüklerin, o büyük başarının kapısını açan anahtar sözcükler olduğunu anlıyoruz.

Henüz 30'lu yaşlarında "vergi rekortmenliği"ne imza atan Sabrina Şekerlisoy, onlarca, yüzlerce işadamının, fabrikatörün, üreticinin arasından sıyrılıp bu unvanı kazanmış. Ama bu başarı ona yabancı değil. Eczanesini açtığı 1989 yılından bu yana her sene vergi şampiyonları listesine girmiş.

Hastalarla akraba gibi

Peki nedir bu başarının arkasındaki sır?

Sabrina Şekerlisoy sonuç olarak üç çocuk annesi, Hacettepe Eczacılık Fakültesi'nden mezun binlerce eczacı gibi normal bir eğitim almış, Elazığ'ın da 60 eczanesinden birinin sahibi... Sorunun yanıtı gecikmiyor.

"Bir kere çok akıllıyım ve çok da çalışkanım. Ve sanıyorum en önemlisi insanları çok seviyorum. Çok hümanistim" diye başlıyor anlatmaya Sabrina Şekerlisoy, şöyle devam ediyor: "Sabah eczaneme girerim akşam çıkış saatine kadar hastalardan, ilaçlardan, protezlerden gelecek gidecek malzemeden başka bir şey düşünmem. Bir hastam gelir 3 milyonluk reçetesi vardır ama parası yoktur. Buradaki numune ilaçları veririm. Muadili ilaçları bulurum ve onu beş yüz bin liralık bir ödemeyle buradan gönderirim. Sonra günü gelir aynı hasta bana 500 milyon liralık reçete ile gelir. Bu hesaplayarak yaptığım bir şey değil ama bizim insanımız kendisine yapılan iyiliği hiçbir zaman unutmuyor. Çoğu hastayla artık akraba gibiyiz."

"Beni çok üzdüler"

Sabrina Şekerlisoy bir çırpıda anlatıyor bunları ama böylesine kolay mı oldu her şey? Elazığ gibi muhafazakar bir kentte hayat hakkı tanındı mı ona? Yanıt derin bir iç çekişle geliyor:

"Ben artık soranlara Elazığlı'yım diyorum ama bunu diyebilmek hiç de kolay olmadı. Buraya Elazığ Araştırma Hastanesi'nde halen Ortopedi uzmanı olarak görev yapan eşim Ali'nin ihtisası için 1989 yılında geldik. Kente yabancıydım yani. Elazığ'da da bir yabancıya hayat hakkı tanımıyorlar. Ama yine de şimdi Elazığ'ı çok seviyorum. Ve çok özel bir durum ortaya çıkmazsa yaşamım boyunca ayrılmayı da düşünmüyorum."

Aslen Adanalı olan Sabrina Şekerlisoy, eczanesini açtığında destek görmemiş, aksine engellerle karşılaşmış. Tüm evraklarını didik didik incelemişler. O zor günleri şöyle anlatıyor Şekerlisoy: "Hep bir kusur aradılar. Hep vergi rekortmenleri listesine girdim ama gidip plaketlerimi almadım. Protesto ettim onları. Ama sonunda onlar da kabul etmek zorunda kaldılar. Dürüst çalışıyordum ve işimi çok seviyordum. Ben her ay telefonlarım için 50 milyon lira ödüyorum. Çünkü hırslıyım. Hangi ilaç, mal nerede ucuz arar bulurum. Depolarla çalışmıyorum. Direkt firmalarla ilişki kuruyorum. Bazı ilaçlar için hayati önem taşıyan soğuk zinciri konusunda çok hassasım. Firmalardan direk aldığım için hiçbir depoya ilacı rafa koyup bozma şansını tanımam. Tabii bu doktorların da güvenini sağlamama neden oldu. Yeri gelir gece ikide evimden arayıp ilaç sorulur. Hemen temin ederim. İstanbul'da Ankara'da hangi ilaç varsa bende de o vardır. Çünkü öyle ilaçlar vardır ki o ilaç o anda yoksa o hasta ölür. Buna izin vermem."

"Kızım eczanede doğacaktı"

Sabrina Şekerlisoy'un 9 yaşında Onur, 5 yaşında Gül ve 2 yaşında Manolya adında 3 çocuğu var. "İşim çok önemli ama işim dışındaki tüm yaşamım da onlara ait" diyor Elazığ'ın vergi rekortmeni. Sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Eşim Hacettepe Tıp'ı Türkiye birincisi olarak kazanmış. Çok akıllı bir insan. Bana müthiş destek oluyor ve akıl veriyor. 9 yaşındaki oğlum hiçbir artı eğitim almadan bir dersaneden burs kazandı. Ona yapabildiğimiz tek yardım akşamları babasının matematik, benim ise Türkçe çalıştırmam. Küçük kızlarım ise ancak akşamları ve hafta sonlarında benimle birlikte olabiliyorlar. Hatta ilginç bir de anım var. Manolya'ya hamile iken doğduğu güne kadar eczanedeydim. Akşam 19.00'da sancım başladı, 21.30'da doğum yaptım."

Böyle anlatıyor ama çocuklarına ayırdığı zamandan da ödün vermiyor genç anne. Hafta sonu evinde görüşme talebimizi kesinlikle reddetmesinin nedenini de böylece anlamış oluyoruz.

10 milyon lira sermaye ve 50 milyon lira borç para ile açtığı eczanesinde şimdi başarıdan başarıya koşuyor Sabrina Şekerlisoy. Ama buruk. Birkaç hastası başarısını duyunca tebrik etmiş. "Ama" diyor, "Bir çok insan, meslektaş bilmemezlikten geldi. Kimse tebrik etmedi. Belki eşimi etmişlerdir ama bir kadını tebrik etmek onlara ağır geldi herhalde."


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr