kapat

20 MAYIS 1997 SALI

Ülkücülerin meydan savaşı

Yeni kongreye kadar genel başkanlığı, Türkeş'e muhaliflerin adayı olarak Divan Başkanlığı'nı kazanan Erzincan Belediye Başkanı Kaban yürütecek.

ŞAMİL TAYYAR-NEVİN BİLGİN

Ankara - Ülkücüler, efsanevi liderleri Alparslan Türkeş'in ölümüyle boşalan MHP Genel Başkanlığı için 7 adayın ortaya çıkması ve kongrenin "meydan savaşı"na dönüşmesi, MHP'deki iç çatışmayı ve derin görüş ayrılıklarını su yüzüne çıkardı. Yol ayrımında olduklarının sinyallerini veren ülkücüler, Alpaslan Türkeş sonrası düzenledikleri ilk kongrede "partinin yeni rotası"nı belirlemeye çalışırken, Türkeş'in halefini kim olursa olsun kolay kolay içlerine sindiremeyeceklerinin işaretlerini de verdiler.

Silahların patladığı, Başkanlık Divanı'nın dağıtıldığı, oy kabinlerinin yerlebir edildiği, sandalyelerin havada uçuştuğu, tekmelerin ve yumrukların konuştuğu kongre salonu, siyasi yelpazede kendisine yeni yer arayan MHP için adeta kabusa dönüştü. Olayların daha da büyümesi, kongrenin ertelenmesiyle geçici olarak önlendi. Tuğrul Türkeş genel başkan vekilliğini kaybederken, yetki, kongrede Divan Başkanı seçilen ve Devlet Bahçeli'ye yakınlığı ile bilinen Erzincan Belediye Başkanı Talip Kaban'a geçti.

İlk kıvılcım

MHP'nin önceki gün yapılan ve 7 adayın genel başkanlık için yarıştığı 5. Olağanüstü Büyük Kongresi gergin başladı. Kongreye genel başkan vekili olarak giren Tuğrul Türkeş bu avantajını iyi değerlendirirken, tribünler Türkeş'i destekleyen ülkücülerle dolduruldu. Kongreden kısa süre önce Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevinden istifa eden Azmi Karamahmutoğlu da salona gelmeyen Seval Türkeş'in protokoldeki koltuğuna oturarak buradan arkadaşlarını yönlendirmeye çalıştı. Türkeş taraftarları, sürekli olarak "Türkeş adını yaşatacağız", "Hainler dışarı", "Başbakan Türkeş", "Başbuğdan miras değil emanet aldık" şeklinde slogan attılar.

Kongre salonuna ancak çok küçük gruplar halinde girebilen diğer genel başkan adaylarının taraftarları ise "Devlet başkan", "Devlet-millet elele", "Ramiz Ongun geliyor", "Başbakan Ongun" şeklinde sloganlarla karşılık verdiler. Grupların birleştikleri ortak nokta ise PKK aleyhine atılan sloganlar ve marşlar oldu. "Kahrolsun PKK", "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" şeklinde birlikte slogan atan ülkücüler, zaman zaman birlikte marşlar söylediler. Ancak, bu geçici birliktelikler gerginliği gidermeye yetmedi. Salonda ve dışarıda gruplar arasında yer yer yumruklaşmalar oldu. Bu tartışmalar, adayların kongre kürsüsünde 15 dakika ile sınırlandırılan konuşmaları sırasında da yaşandı ve karşılıklı sloganlar atıldı. En yoğun ilgiyi Tuğrul Türkeş ile Devlet Bahçeli görürken, yarışın iki aday arasında geçeceğinin ilk işaretleri bu konuşmalar sırasında ortaya çıktı. İlk tur oylamaya geçilinceye kadar gruplar arasındaki tartışmalar ciddi boyutlara ulaşmadı.

İlk raund ittifakın

Genel başkanlık seçiminden önce Başkanlık Divanı için yapılan oylama, gergin bir ortamda geçti. Kongre öncesi ortak bir isimde uzlaşamayan adaylar, kongre günü de anlaşamayınca Başkanlık Divanı için iki ayrı liste çıkarıldı. Tuğrul Türkeş'in listesi olarak bilinen ve Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok'u Divan Başkanı olarak öneren ilk önergeyi 59 il başkanı ve bazı delegeler imzaladı. Enis Öksüz dışındaki diğer 5 adayın ortak çıkardığı karşı listede ise Erzincan Belediye Başkanı Talip Kaban Divan Başkanı olarak önerildi. Bu önergeyi Genel Sekreter Koray Aydın ve Genel Sekreter Yardımcısı Haluk Pirimoğlu ile bazı delegeler imzaladı.

1179 geçerli oydan 738'ini alan ittifak cephesinin adayı Talip Kaban Divan Başkanı seçilirken Türkeş'in adayı Turgut Altınok 441 oyda kaldı. Bu oy dağılımından sonra, kongre öncesi başlayan pazarlıklar daha da hızlandı. Kongre salonuna, "Devlet Bahçeli, Muharrem Şemsek, Ramiz Ongun ve İbrahim Çiftçi anlaştılar. İçlerinden hangisi daha yüksek oy alırsa diğerleri onun lehine adaylıktan çekilecek. Tuğrul Türkeş tek kalacak. Enis Öksüz ise desteğini açıklamadan adaylıktan çekilecek" söylentileri yayıldı.

Sonuçların açıklanmasından sonra görüştüğümüz Devlet Bahçeli, "Beklenen sonuçtu. Bundan sonra daha iyi olacaktır" derken, ittifak söylentilerine yanıt vermedi. Ramiz Ongun ise "Kongreden önce bazı adaylar benim lehime adaylıktan çekildi. Ben, lehine çekilinen adayım. 1. tur oylamadan sonra aynı durum olur" derken, yarıştan çekilmeyeceği mesajını verdi. Muharrem Şemsek de Tuğrul Türkeş'in bu sonuçlardan sonra adaylıktan çekilmesinin daha doğru olacağını söyledi. İbrahim Çiftçi, "Varis olarak gelip koltuğa oturmak olmaz. Hak, eden bu ülkü için alınteri döken, ülkü ocağı terbiyesi almış insanlar gelecektir" diye konuştu.

Ortalığı karıştıran oylama

Oy kabinlerini kapatacak perdeler ve oy pusulalarının yerleştirileceği zarflar bulunamadığı için ilk tur oylamaya ise uzun süre geçilemedi. Saat 22.00'de başlayan oylama 23.30'da tamamlandı. Oylama sürerken, genel başkan adayları protokol salonunda biraraya gelerek objektiflere birlik pozu verdiler. Oldukça neşeli görünen Türkeş, birara Şemsek'e takılarak, "Sen konuşmanda 'eğer ben seçilirsem herkesin yerini koruyacağım' dedin. Sözünü unutma, kazanırsan yerimi korur musun?" diye sordu. Şemsek de gülerek, "Tabi" karşılığını verdi. Türkeş de "Ben genel başkanım, bu durumda sen seçilirsen genel başkan olarak kalacağım" diye espri yaptı.

Saat 23.45'de açıklanan ve 1199 geçerli oyun kullanıldığı ilk tur oylama sonuçları Tuğrul Türkeş'in keyfini kaçırdı. Türkeş, 412 oyla ilk sırayı almasına rağmen bundan memnun kalmadı. Devlet Bahçeli'ye 359, Ramiz Ongun'a 231, Enis Öksüz'e 104, Muharrem Şemsek'e 80, İbrahim Çiftçi'ye 13 oy çıktı. "Bana oy vermeyin, ben bile kendime oy vermeyeceğim" diyen Yadigar Conkar ise hiç oy alamadı.

Sonuçların açıklanmasından sonra delegeler ve partililer ikinci tur oylamayı beklerken, adaylar arasında sıkı bir pazarlık başladı. Salon, çeşitli dedikodularla çalkalandı. Devlet Bahçeli, Ramiz Ongun, Muharrem Şemsek ve İbrahim Çiftçi, kendi aralarında yaptıkları toplantının ardından saat 00.50'de elele salona girince, bir grup, "İşte büyük ittifak", "Devlet başkan" şeklinde slogan attılar. Dört aday salonda bir tur attıktan sonra birlikte Başkanlık Divanı'na çıktılar. Yoğun alkışlar arasında kürsüye gelen Ramiz Ongun, "Ülkücü irade Devlet Bahçeli'den yana tecelli etmiştir" diyerek kendisi ile birlikte Şemsek ve Çiftçi'nin Bahçeli lehine adaylıktan çekildiğini duyurdu.

Türkeş baskını

Dört aday kürsüden inmek üzereyken Tuğrul Türkeş, kalabalık bir grup taraftarıyla birlikte salona girerek Başkanlık Divanı'na doğru yürümeye başladı. Divan'a yakın bölümde Türkeş'in adamlarıyla Şemsek'in adamları karşılaşınca iki grup arasında karşılıklı itişme, yumruklaşma oldu. Korumaları Şemsek'i tekerli sandalyesi ile birlikte güçlükle tribünlere çıkardı. Ramiz Ongun, Divan'ın arka kısmındaki kapıdan güçlükle kendisini salonun dışına atarken, Devlet Bahçeli salonda kalmayı tercih etti, bu sırada etrafında etten duvar oluşturuldu. Türkeş taraftarları, "Hainler dışarı", "Kanımız aksa da zafer islamın", "Türkeş adını yaşatacağız", "Ölmek var dönmek yok", "Emanete uzanan eller kırılır" şeklinde slogan attılar.

Bu gerginlik ortamında 01.15'de kürsüye çıkan Türkeş, konuşmasıyla tansiyonun iyice yükselmesine yolaçtı. Türkeş, yumruğunu kürsüye vurarak sert bir üslupla şöyle konuştu:

"Aziz ülküdaşlar, aziz delegeler. MHP'nin hayatında çok önemli bir gün bugün. Bizim gücümüz onları ürküttü, tek başlarına yenemediler. Tek başlarına yenemeyeceklerini anladıkları için dördü, beşi bir geliyor. Ben gene de size güveniyorum, 2. turda da tek başınayım. Önce Allah'a sonra size güveniyorum."

Kongreyi tanımıyoruz

Türkeş'in bu konuşmasından sonra ortalık bir anda karıştı. Sloganlar eşliğinde Başkanlık Divanı dağıtıldı, oy kabinleri yerlebir edildi, sandalyeler havada uçuştu. Kongre öncesi görevinden istifa eden Ülkü Ocakları Genel Başkanı Azmi Karamahmutoğlu, kürsüde, "Hangi oylarla bu sonucu almışlardır. Pazarlıklarla alınan bu oyların hesabı sorulacaktır. 17 yılın hesabı sorulacaktır. Biz bu kongreyi tanımıyoruz. Ben bundan sonra illegaliyeteye geçeceğim" diye bağırırken, ülkücü gençlerden ikinci talimatına kadar salonu terketmemelerini istedi. Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok da delegelere, "İradenizi ipotek altına almak istiyorlar. İradeniz üzerinde pazarlık yapıyorlar. Allahlarından bulurlar inşallah. Başbuğ'u kimse satamaz" diye seslendi. Bu arada kürsüye çıkan Avrupa Türk Teşkilatları Genel Başkanı Mehmet Erdoğan, "Bu partiyi almak için önce bizim cesedimizi çiğnemeniz lazımdır, Türkeş'e uzanan eller kırılsın" diye bağırdı. Bu açıklamalar, "Satılmış delege", "Satılmış köpekler, Allah sizden ne bekler" "MHP bizimdir, bizim kalacak", "Ölmek var dönmek yok", "Kanımız aksa da zafer islamın", "Emanete uzanan eller kırılır", "Türkeş adını yaşatacağız" şeklinde atılan sloganlarla salon adeta çığrından çıktı. Türkeş ve taraftarları, protokol tribününde yaklaşık yarım saat kalırken, sloganlar kesintisiz olarak sürdürüldü. Bu sırada kürsü aşağı atıldı, sandalyeler atılmaya başlandı. Olayların başlamasından yarım saat sonra salona giren polisler ise olayları önlemede yetersiz kaldılar.

Bu sırada bazı delegeler tepkilerinin Bahçeli'ye değil, Ramiz Ongun'a yönelik olduğunu söylediler. Delegeler, MHP kongresine DYP yönetiminin el attığını iddia ederek, "Ramiz Ongun DYP Adana adayıydı. 17 senedir hareketten uzaktı. 5 yıldızlı otellerde yaptığı toplantıların, özel uçakla yaptığı seyahatlerin hesabını versin. Bu kongre için 1.2 trilyon lira harcadı, bu paranın hesabını versin" dediler.

Türkeş, odasını boşalttı

Olaylar büyüyünce, kongrenin geleceği tartışmaya açıldı. Kongrenin ertelenmesi, iptal edilmesi ve devam etmesi konusunda üç ayrı görüş ortaya çıkarken, kararı kimin vereceği konusunda görüş ayrılığı doğdu. Bahçeli, kongrenin ertelenmesini isterken, Türkeş iptalden yana tavır koydu. Bazı delegeler de "Biz buraya boşuna gelmedik, bir an önce işimizi bitirelim" diyerek kongrenin devam etmesini istediler. Bu tartışmalar sırasında adamlarıyla birlikte Genel Merkez'e giden Türkeş, şahsi eşyalarını alarak odasını boşalttı. Bu sırada salona, Türkeş'i destekleyen Ülkü Ocakları'na bağlı bazı gençlerin Genel Merkezi talan ettiği iddiaları ulaştı.

Bu gergin ortamda, saat 02.25'de kürsüye gelen MYK üyesi Osman Sevimli, "Hükümet komiseriyle konuştum, kongre bir ay sonraya ertelenmiştir" açıklamasını yaptı. İtirazlar üzerine Sevimli iki dakika sonra yeniden kürsüye gelerek, "Emniyet görevlileri benim kongremi iptal yetkisine sahip değildir. kararı Divan Başkanı verir" diyerek açıklamasını düzeltti. Tartışmalar sürerken Divan Başkanı Talip Kaban, Devlet Bahçeli ve Koray Aydın salonun bir köşesinde biraraya gelerek durum değerlendirmesi yaptı. Bu değerlendirmede, erteleme düşüncesi ağırlık kazanırken, Türkeş'in "İptal veya erteleme kararının tutanakla kendilerine tebellüğ edilmesini" istediği iddiası ulaştı.

Silahlar patladı

Kongrenin geleceğine ilişkin tartışmalar henüz sonuçlandırılmadan 03.10'da Tuğrul Türkeş, kalabalık bir grupla yeniden salona döndü. "Emanete uzanan eller kırılır", "Başbuğ Türkeş", "Ölmek var dönmek yok" şeklinde slogan atan Türkeş'in adamları ile Bahçeli'yi destekleyen gruplar arasında yeniden tartışma çıktı. Kavgayı görüntülemek isteyen kameramanlar ve fotomuhabirleri saldırıya uğradı, çok sayıda kamera ve fotoğraf makinası kırıldı. Bu olayların yaşandığı 03.15'de kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi, havaya 5 el ateş etti. Üç kurşun, tavana paralel asılan Türk bayrağına isabet etti. Silah sesleriyle kongre salonu tam savaş alanına döndü. Salondaki kongre malzemeleri tahrip edilirken, olaya müdahale eden polis salonu boşaltmaya başladı.

Bir görgü tanığı, kurşun sıkan kişinin Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Azmi Karamahmutoğlu olduğunu öne sürerken, bir başka görgü tanığı, Tuğrul Türkeş'in sivil korumalarından birisinin ateş açtığını iddia etti. Bu iddiaların aksine polis, Ülkü Ocakları'nın kurucularından Aytekin Yıldırım'ı gözaltına aldı. Ancak, Yıldırım'ın hangi gerekçeyle gözaltına alındığı açıklanmadı.

Erteleme kararı

Salona polisin hakim olmasından sonra 03.45'de bir açıklama yapan Divan Başkanı Talip Kaban, "Kürsüye doğru saldırılar olmuş, divana doğru hareketlenmeler olmuştur. Bu yüzden seçimlere ara verilmek zorunda kalınmıştır" dedi. Kaban, seçimlere devam etmenin mümkün olmadığını belirterek, "İlçe Seçim Kurulu Başkanı ile görüştüm. Bir aydan az, iki aydan fazla olmamak şartıyla belirlenecek bir süreye kadar kongre ertelenmiştir" açıklamasında bulundu.

Kaban'ın bu açıklamasından kısa süre önce Türkeş salonu terkederken, Bahçeli salon boşaltılıncaya kadar delegelerle birlikte kaldı. Bahçeli, 04.00'de polis kontrolünde salondan çıkartılırken, 3 kişilik koruma ekibi verildi. Bahçeli, eskort eşliğinde evine gitti. Bahçeli ile birlikte delegeler de salonu boşaltınca, 04.10'da kongre salonu tamamen tahliye edildi. Bazı delegeler, kendileri için ayrılan otellerde kalmak yerine terminalin yolunu tutarak ilk buldukları araçlarla evlerine döndüler.

Genel Merkez'e el kondu

Kongre salonunun dağılmasından sonra Azmi Karamahmutoğlu başkanlığında bir grup ülkücü, doğruca genel merkeze gittiler ve genel merkezi abluka altına aldılar. Dün gün boyunca genel merkeze giriş çıkışlar kontrollü olarak yapılabildi.

Kongre'de Tuğrul Türkeş'in Divan Başkanlığı'na aday gösterdiği Turgut Altıok'a karşı diğer adayların ittifak yapmasıyla Divan Başkanlığı'na seçilen MHP Erzican Belediye Başkanı Talip Kaban, yeni bir kongereye kadar MHP'nin genel başkanlığını üstlendi. Geçici genel başkan Talip Kaban, "Aklı selim bir biçimde düşüneceğiz. İstemediğimiz ve hoş olmayan durumlar yaşandı" dedi.

ve şunları söyledi:

"Kim yaparsa yapsın bu tip girişimleri kınadığımı belirtmek istiyorum. Kongre ortamına yakışmayacak davranışlarda bulunuldu ve gerginlik arttı. Değerlendirme yapacağız, aklı selim ne gerektiğiriyorsa onları yapacağız"

Kaban, gerginlik bir ortamda yeni bir kongere yapmanın doğru olmadığını vurgulayarak, "Yeni bir kongre tarihi için düşüneceğiz. Önce görüşmeler yapacağız. Gergin ortamı geride bırakmak ve uzlaşma noktasını yakalamak için çalışmalarımız olacak. Ancak konuya nasıl bir yol bulunabilir, nasıl bir yol izleyeceğimizi tam olarak söyleyemiyorum. Söyleyecek sözü olanlarla konuşup görüşeceğiz. Görüşmeler neticesinde mutabakat sağlandıktan sonra karar vereceğiz"

Bize yakışmadı

1997'de görevden alınan İstanbul eski Ülkü Ocakları Başkanı Erdem Karakoç ise kongrede gerçekleşen olayların Ülkücülere yakışmayan tavırlar olduğunu söyledi. Kongre sırasında Tuğrul Türkeş taraftarı kişiler tarafından daha önce tartaklandığı öne sürülen Karakoç, "Böyle bir olay gerçekleşmedi. Yalnızca kongrede gelişen olaylar üzüntü vericidir." dedi.

Tuğrul Türkeş'in kazanmamasının MHP için daha hayırlı olduğunu kaydeden Karakoç, "Kürsüye saldırıp, oraya-burayı yıkarak demokrasi olmaz. MHP, herşeyi meşru zeminde halledecektir. Kongreye kadar Divan Başkanımız Talip Kaban MHP Genel Başkanvekilliği'ni yürütecektir. Kongrede gelişen olaylarda Tuğrul Türkeş'in Ülkücü olup, olmadığı da anlaşılmıştır." diye konuştu. Kongrede aday olan genel başkan adaylarının sandık sonuçlarına katlanması gerektiğini söyleyen Karakoç, şunları söyledi:

"Vurmak, kırmak, dökmek, Ülkücüye yakışan hareketler değildir. Herkesin gerçek yüzü, bu kongrede ortaya çıkmıştır. Kimlerin liberal, kimlerin insan haklarına saygılı, kimlerin demokratik olduğu görülmüştür. Ama MHP'de gelişmeler kesintiye uğramaz. MHP, komitacı anlayış içinde sorunlarını çözecektir. Eğer Ülkü Ocakları'nda da bir hukuki boşluk varsa, bu yine hukuki ve demokratik zemin içinde çözüme kavuşturulacaktır."


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Bu sayfa YÖRE Elektronik Yayımcılık tarafından hazırlanmıştır. Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr
YÖRE Elektronik Yayimcilik A.S.