kapat

14 MAYIS 1997 CARSAMBA
Rauf Tamer
Gensoru'suz...

Kronometre, 28 Şubat'ta işlemeye başladı.

Aradan 2 MGK daha geldi geçti.

Kronometre hâlâ işliyor.

- Verilen süre, kimedir?

Hükümete mi?

Hayır. İşte burada hepimiz yanılıyoruz.

Aslında, bir münesip lisanla muhalefete süre tanınmıştır:

- Bu işi ya hâllet, ya hâllet... Yani, bul bir alternatif.

*

Ama muhalefet, fal açmaktan başka bir şey yapmadı. Yapamadı... Elindeki keskin lobiler, DYP'den 30 kişi koparıp getiremedi.

İsabet...

Çünkü DYP'nin bir bölümü değil, Tüzel kişiliğiyle birlikte DYP'nin tümü girmeli yeni koalisyona.

İşte Yalım Erez, bu noktadan hareket etti.

Şuraya kadar yazdıklarımı özetlersek: MGK'nın ne istediğini, en iyi Yalım Erez kavradı...

*

Şimdi ne olacak?

Erez, elindeki reçeteleri Tansu Çiller'e sunmak isteyecek.

a) Çiller Erez'e randevu vermeyecek.

b) Verecek. Ama kös dinleyecek. Yâni öneriyi reddedecek.

c) Ya da yumuşak bakacak... Yani akıllı bir tüccar gibi davranacak...

Eğer c şıkkı olursa mesele yok. Elbet bir çıkış yolu bulunur. Liderlerin dışırda kalması değil, belki içerde kalması bile sağlanır... Madem seçim değil çözüm hükümeti'dir, taşın altına herkes elini sokmaya niçin rıza göstermesin?..

Ama... a şıkkı veya b şıkkı olursa... İşte o zaman gensoru...

İşte o zaman felâket.

Gensoru, gerginlik demektir. Gensoru, yeni bir kemikleşme demektir... Belki gensoru bölünme demektir... 30 kişi, 40 kişi... her ne ise...

Ne kıymeti var bunun?

O zaman bunca zahmete ne gerek var?

Bul 30 kişiyi, şimdiden indir zaten hükümeti...

Halbuki mesele sırf hükümeti indirmek değil, geniş tabanlı olarak yenisini kurabilmek...

*

Öyleyse?..

Hislerimizden arınıp soğukkanlı bakalım. DYP Genel Başkanı'nın ikna edilmesi lâzım. Bu şart.

Gerekirse, üzerinde baskı kurulması lâzım.

Bunun, kendisi için de belki bir taze başlangıç olabileceğinin ona tane tane anlatılması lâzım.

Aslında Çiller'e yeni bir şans doğuyor... Hiç değilse bir süre kediyi kapalı odada dövmeye resmen ara veriliyor. Yani, Yalım Erez, aslında ona iyilik ediyor.

Bunları kim anlatacak Çiller'e?

Medya'dan hayır yok.

Gemiler yakılmış, bütün köprüler atılmıştır. Çiller'in bir zamanlama hatası, Medya Ordusu'nu küstürmüş, son derece öfkelendirmiştir.

Buna rağmen DYP'siz hükümet diyen yok...

Hâlâ bir nimettir bu.

Anlatmak, Yalım Erez'e düşüyor.

Haydi bakalım...

*

Altını önemli çiziyorum: Son Çare'dir diye gensoru'ya bel bağlamayın...

Gensoru, sadece hükümeti düşürmeye yarar... Ama sonrası için yeni nefret ve husumetler getirir.

Siz üzüm mü yiyeceksiniz, bağcıyı mı döveceksiniz.

Üzüm yiyin.

Gidin Çiller'i ikna edin, bozdurun bu hükümeti... Rahatlatın ülkeyi... İndirin tansiyonu.

Haa... eğer Nuh der de Peygamber demezse, o zaman elbette ki gensoru vâcib'olmuştur. Ama biliniz ki o yol, yol değildir. Başka çatlaklar getirir. Keşke gerek kalmasa.

.........

Son bir nokta daha...

Refah'ı niye dışarda ve tek başına muhalefette bırakacaksınız bey? Alın içeriye, çekin sisteme... Sokun kontrolünüze... Eğer yürümezse, o zaman dışlarsınız... Sırtınızda küfe yok.

Öyleyse?.. O'nu mağdur bırakacağınıza teslim alın...

Efendim, gelir mi?

Gelir gelir.

Oynaya zıplaya gelir.

.........

Herkes soğukkanlı olmalı... Bütün mantık ve akıllarımız şimdi masaya dökülmeli.

Bizimkiler/öbürküler ayırımıyla şiddetli bir cepleleşme yaşayacağımıza, toplum bir süre aynı potada hâl'hamur olmalı... Direksiyon bizimkiler'de kalacağına göre kimden korkacaksınız kuzum.


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Bu sayfa YÖRE Elektronik Yayımcılık tarafından hazırlanmıştır. Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr
YÖRE Elektronik Yayimcilik A.S.