kapat

14 MAYIS 1997 CARSAMBA
Çetin Altan
Doğu-Batı gerilimi, kozunu Türkiye'de mi paylaşacak?

Flash TV'ye peşpeşe yapılan saldırıların henüz daha suçlularıyla sorumluları doğru dürüst saptanamamışken; iktidar siyasetçilerinin basına karşı sertleştirdiği kampanya sonucunda, bir psikopatın da Hürriyet'i kurşunlanması; Avrasya'da gitgide belirginleşen Doğu-Batı zıtlaşmasının yeni bir çatışma platformu olarak Türkiye'yi seçebileceği kuşkusunu getiriyor akla...

Günümüzdeki bol mitingli ve siyasal salvolu volkan patlamalarının arka planında, yavaş yavaş palazlanmakta olan Anadolu sermayesiyle, İstanbul Dükalığı'ndaki sermaye birikiminin -değişik boyutlardaki- rekabeti de var.

Mevcut koalisyonun yarısı, tespih ve takke simgesi arkasında Anadolu'yu kendine destek almak isterken; İstanbul Dükalığı'na dayanmak isteyen Çiller kanadı da, birden İstanbul medyasıyla İstanbul sermayesine karşı diş göstermeye başladı.

* * *

Siyasetçilerin İstanbul ile taşra arasında kantarın topuzunu kaçırma savrukluğu bir hayli eski bir filmdir.

Sermayenin gitgide evrenselleşen değişim tempoları içinde İstanbul gibi 12 milyonluk bir metropol ile taşranın yeni yeni kanat çırpmaya çalışan ufarak kent ve kasabaları arasında, birbirini tamamlayan dengeler kurulamadığı için; siyasetçiler, bu iki değişik sermaye rotası arasında nasıl bir strateji izleyeceklerini şaşırıyorlar... Devlet olanaklarını hangi rotaya dönük olarak kullanırlarsa, siyaset açısından daha kârlı çıkacaklarına karar veremiyorlar...

İstanbul'dan bekledikleri gönüllerince olmayınca da, başta İstanbul medyası olmak üzere, İstanbul Dükalığı'na karşı saldırıya geçiyorlar...

Bu eski film bugün de ekranlara gelmiş bulunuyor.

* * *

Ancak Çiller'in İstanbul sermayesine karşı silah çekmesi çok daha geniş boyutlu evrensel bir hesaplaşmanın göbek taşına rastlamada...

Pekin, Pakistan-Afganistan-İran uzantısıyla Anadolu'daki siyasal İslam'ı da yeni bir bloklaşma içine alma özeninde...

Washington-Avrupa Birliği ve NATO ülkeleri ise Türkiye'deki "Euro-Türkler" ile çağdaşlık üstünde odaklaşmada...

Avrasya'da ortaya çıkan bu yeni pozisyon, Türkiye'deki yansımasını nasıl bir sonuca götürecek?

* * *

İsterseniz duruma kanlı bir bela senaryosundan bakalım...

Güngünden sesi daha da yükselen Şeriatçı kanat, resmi savunma güçleriyle silahlı bir çatışmaya girerse...

İran, böyle bir çatışmada Şeriat'çılara destek vereceğini ima etmektedir.

Buna karşılık Washington da, öteden beri Tahran'ı nasıl bir kapana sıkıştıracağının ince hesaplarının yapmakta...

Türkiye'nin kendi içinde patlayacak bir iç savaşta, İran mı Türkiye'de ağır basar, yoksa Türkiye mi İran'da?

* * *

Bizim görüşümüze göre Türkiye İran'da ağır basar ve İran'daki rejim değişmek zorunda kalır ama; Avrasya'da, Batı ile Doğu arasındaki böyle bir hesaplaşmada TÜrkiye'nin yükleneceği rol, Türkiye'ye de pahalıya malolur.

Bir kez sanıldığından çok daha büyük acılar çekilir. Ve ayrıca Türkiye de, dış dinamiklere göre yeniden yapılanmak zorunda kalır...

Tarihi değişim durdurulamaz. Ancak her değişimin kanlı bir bataklıktan geçmesi de şart değildir.

Ne yapmalı ki, bunu siyasetçilere anlatmak da o kadar kolay değildir.


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Bu sayfa YÖRE Elektronik Yayımcılık tarafından hazırlanmıştır. Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr
YÖRE Elektronik Yayimcilik A.S.