![]() |
| 14 MAYIS 1997 CARSAMBA |
Refah Diyarbakır milletvekili Hatipoğlu, gerilim tırmandırılırsa içsavaş olabileceğini iddia ederek, müslümanların üzerine gidilmemesini istedi "Böyle bir darbeyi istemiyorlarsa, dillerine kilit vursunlar, konuşmasınlar, üzerimize varmasınlar" dedi.
ALİ EKBER ERTÜRK Ankara - Refah, 8 yıllık kesintisiz eğitim tartışmasıyla başlayan gerginliği, halkı sokağa ve kavgaya tahrik eden açıklamalarla tırmandırıyor. "Türkiye, Cezayir gibi olacak. Kan dökülecek, fıstık gibi olacak. Ben, bunu istiyorum" diyen Şanlıurfa milletvekili İbrahim Halil Çelik'ten sonra Diyarbakır milletvekili Yakup Hatipoğlu da benzer mesajlar verdi. Hatipoğlu, "Gerginliği arttıra arttıra üzerimize varırlarsa elbette ki biz de karşılık vereceğiz. Çünkü karşılık vermediğimiz taktirde hem toplum nazarında sorumluyuz, hem Allah nazarında sorumluyuz. Bunu affetmek mümkün değil. Karşılık vermezse, teres olur. Bize saldıran insanlara, diğer yüzümüzü de çevirelim, oraya da vursunlar demek gibi bir şey beklenemez bizden. Mümkün değil. Çünkü müslüman şereflidir, onurludur. Başkasının boyunduruğu altına giremez ve başkasının baskısından da korkmaz. Bugün iç savaşa neden olacak hiçbir şey yok. Ama gerilme öyle bir raddeye giderse o zaman olabilir. Aklıselim sahibi insanlar, böyle bir darbeyi istemiyorsa, diline kilit vurmalı, konuşmamalı. Barış istiyoruz, düşmanlık istemiyoruz. Hem yurtta, hem cihanda sulh istiyoruz. Rakibin, sonu ne olacak diye düşünmüyorsa, sizin düşünmeniz mümkün değil. Biz, birçok badireleri atlattık. Yapmak istedikleri senaryoyu da iyi biliyoruz. Provakasyon, her zaman sol taraftan gelmiştir."
"İslam nizamı istiyorum"
Demokrasilerde halkın tercihinin esas olduğunu, kişisel arzununun da "İslam nizamı" olduğu söyleyen Hatipoğlu, "Halk, hangi rejimi isterse onu getirir. İsterse komünizmi, isterse liberalizm isterse İslamı getirir. Halkın isteğine kimse karşı koyamaz. Yok efendim, İslam'dan hiç bahsetmeyin, demek demokrasiyi anlamamaktır. Ben, elbette ki İslam'ı isterim. Kendi arzumla, İslam nizamını isterim" diye konuştu. Baro Başkanı Eralp Özgen'in Danıştay'ın kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmaya da çok sert tepki gösteren Hatipoğlu, "Bir milletvekili kalkıp da ağzının payını vermiyor. Kalkıp, bütün müslümanlardan özür dilemelidir. Hem Başbakan'a hem bütün müslümanlara saygısızlık etti. 1.5 milyar İslam alemini rencide eden konuşması beni de yaralamıştır ve söylediklerini kendisine iade ediyorum" dedi. Şeriatın, İslam'dan ayrı birşey olmadığını iddia eden Hatipoğlu, şöyle devam etti: "Şeriat, İslam'ın kendisidir. Ama isteyen inanır isteyen inanmaz. Bunlar inanmıyorlar. 'Ben şeriatı tanımıyorum, böyle bir düzeni de tanımıyorum, ilahi de olsa tanımıyorum, vahiy de olsa tanımıyorum'. Bütün bunlar bir insanın dinsizliğini gösterir. Edeb dışı, tamamen saygısız bir konuşma."
"Hangi paşaysa çıksın"
Refah'ın albay kökenli Ağrı Milletvekili Sıddık Altay ise, imam hatip okullarının kapatılmasına oy vermeyeceklerini belirtti ve "Paşalar kapatsalar bile biz kapatmayız. Refah Partisi mensupları olarak buna oy vermeyeceğiz" dedi. Bazı orgenerallerin isim vermeden hükümete yaptığı "MGK kararlarını ya uygulayın ya gidin" uyarısının medya tarafından çıkarıldığını da öne süren Altay, "Hangi paşaysa çıksın mertçe söylesin" dedi. |
|