kapat

14 MAYIS 1997 CARSAMBA

'Türkiye ne İran ne Cezayir olur'

Partisinin Meclis Grubu'nda "Refah'ı sevmeyen, tedavi olsun" diyen Erbakan, "Parlamentonun, hükümetin ve ordunun görevleri ayrıdır" mesajı verdi.

Ankara - Başbakan Necmettin Erbakan, ordu ile partisi arasındaki gerginliği, "Türkiye ne İran, ne Cezayir olacaktır. Anayasal düzenin ve rejimin gerçek bekçisi Refah'tır" sözleriyle yatıştırmaya çalıştı. Genel seçimler öncesi "Refah'a oy veren cennete gider" sözleriyle tepki toplayan Erbakan dün de "Milletini seviyorsan, Refah'ı seveceksin. Refah'ı sevmeyen tedavi olsun" dedi.

Erbakan, partisinin grup toplantısında yaptığı açış konuşmasında Sultanahmet mitinglerinden övgüyle sözetti. Hükümet ortağı DYP'nin fiyasko ile sonuçlanan mitingini "Demokrasi mitingi" olarak nitelendiren Erbakan, imam hatiplilerin düzenlediği mitingi de övdü. DYP'nin ve imam hatiplilerin düzenlediği büyük mitinglerde halkın "İmam hatipleri kapatmayın" diye haykırdığını söyleyen Erbakan, "Halkın sesi hakkın sesidir. Bu mitinglerde provakatörlerin araya katılıp toplantıları dejenere etme tehlikesi vardı. Ama halkımız bir bir olgunlukla buna fırsat vermedi" dedi.

Orduya mesaj

Ülkenin üst yönetiminin tam bir ahenk içinde çalıştığını kaydeden Erbakan, ordu ile aralarında bir anlaşmazlık olmadığını da iddia etti. Erbakan, sözlerini şöyle sürdürdü :

"Türkiye demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. En büyük yetki Parlamento'dadır. Kuvvetler ayrılığı vardır. Ordumuzun da devletimiz içinde müstesna bir yeri bulunmaktadır. Kimse milletimizin gözbebeği olan orduyu kendi art niyetlerine alet etmeye, onu iç politikaya çekmeye çalışmasın. Ordumuzu maazallah din düşmanı gibi göstermek, milletimize yapılacak en büyük kötülüktür. Ordumuz inançlıdır, dünyanın en güçlü ordusudur. Tarihinin en güçlü dönemindedir. Kendi göreviyle meşguldur. Parlamento'nun, hükümetin ve ordunun görevleri ayrıdır. Ordumuza toz kondurtmayız. Ordumuz Peygamber ocağıdır, kalbimizde müstesna bir yeri vardır."

'Türkiye laiktir'

Erbakan'ın konuşmasında, daha önce 'dost' ülke olarak saydığı İran ile Cezayir'i ilk kez "kötü örnekler" olarak göstermesi dikkat çekti. "Türkiye ne Cezayir ne de İran olur. Bunu herkes bilsin" diyen Erbakan, şöyle devam etti:

"Bunların hepsi ortalığı bulandırmak için uydurulmuş senaryolardır. Türkiye demokratik bir ülkedir. Demokrasisi yıllardır kökleşmiştir. Türkiye bir hukuk devletidir. Daha geçenlerde Danıştay'ın 129'uncu yıldönümünü kutladık. Hangi ülkenin Danıştay'ı 129 yaşındadır? Türkiye, laik bir ülkedir ve Batıdaki anlamda laikliğin teminatı RP'dir. Halkımızın çektiği sıkıntı laiklikten değil, laiklik adı altında din düşmanlığı yapılmasındandır. Son aylarda hepimiz imtihan olduk. Demokrasinin ve laikliğin de gerçek bekçisi olduğumuz ortaya çıktı. O yüzden Türkiye ne Cezayir ne de İran olur."

RP'nin Türkiye için bir "nimet" olduğunu öne süren Erbakan, RP karşıtlarına da "Milletini seviyorsan RP'yi seveceksin. RP'yi sevmiyorsan kendini tedavi ettireceksin" diye seslendi.

Demirel'e eleştiri

Erbakan, ülkedeki gerginliğe ilişkin, "bazı çevrelerin kasıtlı olarak ortaya attıkları suni gündemler" iddiasını tekrarlayarak, bu nedenle ekonomik dengelerin bozulmaya başladığını söyledi.

Kaynak paketlerinden 9 milyar dolar gelir beklerken, suni gündemler yüzünden bunun ancak 1.5 milyar dolarının elde edilebildiğini anlatan Erbakan, isim vermeden Cumhurbaşkanı Demirel'i de eleştirdi, "Yurt dışındaki işçilere emeklilik hakkı getiren yasanın talihsiz bir şekilde veto edilmesi yüzünden 5 milyar dolar gelmedi" diye konuştu.


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Bu sayfa YÖRE Elektronik Yayımcılık tarafından hazırlanmıştır. Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr
YÖRE Elektronik Yayimcilik A.S.