kapat

13 MAYIS 1997 SALI

'Erbakan bizi Yüce Divan'la tehdit etti'

Refah tehlikesi gündemden düşmüş, sonunda Anayol kurulmuştu. Topluma büyük umut veren, köklü reformlarla ülkenin üzerindeki kara bulutları dağıtacağına inanılan Anayol Hükümeti, uzun süremedi.

DYP ve ANAP arasında kurulan Anayol Hükümeti'nin başlamadan bitmesinin en büyük nedenlerinden biri de Erbakan'ın intikam planıydı. Verdikleri soruşturma önergeleriyle DYP lideri Çiller'i köşeye sıkıştırmayı planlayan Refah Partisi'ne, ANAP da destek verince hükümet dağılma noktasına geldi. TEDAŞ, Tofaş, malvarlıkları, örtülü ödenek konularında araştırma ve soruşturma önergeleri veren Refah Partisi'yle Çiller arasındaki savaş giderek büyüdü.

RP, Çiller hakkında önerge verdikçe, DYP de RP hakkında Mercümek, Bosna, Erbakan'ın malvarlığı konularında önergeler verdi.

Çiller, Anayol dağılmadan kısa bir süre önce (4 Nisan) grup toplantısında şunları söylemişti:

'Şerefsizler'

"Erbakan seçim öncesinde bütün partileri din düşmanı ilan etmiş. Yani bir tür bölücülük yapmıştır. Ağzından çeşitli çamurlar fırlamıştır. Ancak Erbakan çabuk değişiyor. Seçimden sonra söylediklerinin hepsini geri almış. Bütün partileri kardeş ilan etmiş, hayal ürünü olan Adil Düzen'i rafa kaldırmış, iktidar uğruna neredeyse partisinin anahtarını teslim etmeye hazır konuma gelmiştir. Şimdi yine eskiye rücu etti. Hatta ordumuza bile dil uzattı. Bir de bizi Yüce Divan'a yollayacaklarmış. Bu haysiyet düşmanlarına açıkça bir çağrı yapıyorum. Siyaseti çamura bulamak isteyenlerin amacı belli. DYP-ANAP Hükümeti'ni parçalamak, devleti ele geçirmek."

Soruşturma önergelerinin ardından bir de Örtülü Ödenek'teki yolsuzluk iddialarını ortaya atan Refah'a Çiller, 9 Mayıs'taki grup konuşmasında "Şerefsizler, milliyetsizler" sözleriyle saldırıyordu.

Çiller, bu konuşmadan iki gün sonra DYP Giresun İl Kongresi'nde hem ortağı Yılmaz'a hem de Erbakan'a çatıyordu:

"Geçmişte bize yapılanlar, bugün de yapılıyor. İftira var. Bunu yapanlar Erbakan rantiyecileri, ülkeyi inanan-inanmayan diye bölenlerdir. Bosna paralarını faize vererek büyük rantiye kazananlardır. Bölücülerdir, PKK'lılardır, çıkar çevreleridir."

Anayol'un bitişi

Çiller, bütün bunların ardından koalisyondan çekildiğini açıkladı. Refah Partisi'nin başvurusu üzerine DYP-ANAP koalisyonunun aldığı güvenoyu da iptal edilince Yılmaz da Demirel'e istifasını sundu.

Hükümet kurma görevi yeniden Erbakan'a gelince Tansu Çiller bu kez söylediklerinin tümünü unuttu. Hükümet kurma görevini elinde tutan Erbakan'la üçüncü kez gerçekleşen koalisyon görüşmelerinde de tarihi dönüşünü yaparak, 'bölücülükle' suçladığı, 'ülkeyi karanlığa götüreceğini öne sürdüğü' Refah'a ve 'Dün ne idi, bugün nasıl konuşuyor. Ben bunlara güvenmem' dediği Erbakan'a 'evet' dedi. Çiller'in 'evet'i karşısında Türkiye şaşkına döndü. Türkiye, DYP ile RP'nin koalisyon kurmasına değil, bunca ağır suçlama ve karalamanın, meydanlarda haykırılan kötü sözlerin ardından nasıl bir ortaklık oluşacağını merak ettiği için şaşkındı. 'Koltuk uğruna ülkeyi karanlığa gömme' diyerek defalarca Yılmaz'a seslenip uyaran Çiller, sözlerini 'söylenmemiş sayarak' Refah'ı iktidar yaptı.


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Bu sayfa YÖRE Elektronik Yayımcılık tarafından hazırlanmıştır. Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr
YÖRE Elektronik Yayimcilik A.S.