![]() |
| 04 MAYIS 1997 PAZAR |
![]() |
Necati Doğru
Adı batsın, icad edenin canı çıksın sigara hepsi bir. Fakat Tekel 2000'i üretme projesi, "yenilgiyi kabul edip teslim olmak yerine çırpınıp, çalışalım, pazarı kaptırmayalım" meydan okuyuşuydu. Amerikan Virginia tütününün Türk tütününü kendi evinde öldürme hesaplaşmasının başladığı günlerdi. İçenlere ayrı bir hava, çalım atma, sınıf atlama duygusu kazandırılıyor ve başarı, seks, macera motiflerinin işlendiği büyük harcamalı bol rekamlarla desteklenerek tiryakinin beyni yıkanıyordu. Malbaro, Kent, Camel, Parlement sigaraları, Türk sigarası Maltepe ile Samsun'u iç pazardan iyice silme arzusuyla geliyordu. TEKEL ilginç yöntem buldu. Rakibin silahıyla... Rakibi durdurma formülü buldu. Amerika'dan Amerikan çifçisinin ürettiği Amerikan kokulu belended tütünü satın alındı, dönemin Tekel Genel Müdürü Süreyya Yücel Özden'in büyük çabası, TEKEL çalışanlarının heyecanıyla birleşti Tokat Sigara Fabrikası'nda "Tekel 2000" üretildi. Türk sigara tiryakisinin duman lezzeti yakalandı. Tekel 2000, Malbaro'nun Türk tiryakisini esir alma hızını kesti. Şu anda piyasanın yüzde 20'sini Tekel 2000 tutuyor, onun karşılığı olan Malbaro S'in piyasa payı ise yüzde 10'larda bulunuyor.
Tekel genel müdürünün, çalışanların, mühendislerin, yöneticilerin çabası olumlu sonuç verdi. Tekel 2000 sadece içerde tutmadı.. Dış pazarlarda da beğenildi... İsrail, Bulgaristan, Mekedonya, Moldovya, Rusya, Azerbeycan ve diğer Türk köklü cumhuriyetlerde de aranır, içilir oldu. Tekel idaresi de bunları dış piyasalara ihraç edecek özel şirektlerle ya da kişilerle anlaşmalar yaptı. Tekel 2000 ucuza veriliyor... Onu ucuza alanlar da... Dış piyasaya satıyorlardı... Örneğin en son fiyatlar açısından bakıldığında iç piyasada 130 bin liradan satılan bir paket Tekel 2000, dış pazara ihraç edilmek üzere satın almak isteyen kişi ya da şirketlere 45 bin liradan veriliyordu. Bu fiyat farkı 1992 yılından buyana "Tekel 2000 mafyalığı" da yarattı. Dış pazara ihraç edeceğiz diye Tekel'den paketini 45 bin liradan alanlar, sahte gümrük çıkış beyannamesi, sahte gümrük mühürü, gümrük memuru adına düzenlenmiş sahte belgelerle "sigara bakslarını yurt dışına çıkmış" gibi gösteriyorlardı. Sigaranın hayali ihraç ediliyor. Kendisi iç piyasada satılıyordu. Büyük vurgun, büyük kazanç...
Üç gün önce İstanbul Gümrükleri Başmüdürlüğü'ne bağlı Haydarpaşa Gümrük Muhafaza Müdürü Hüseyin Avcı, 8 günlük sıkı bir çalışma sonucu Lineks adlı bir firmanın 2.5 milyon paket Tekel 2000'i sahte mühürler, sahte çıkış beyannameleri, sahte belgeler düzenleyerek yurt dışına ihraç etmiş gibi gösterdiği sahtekarlığını ortaya çıkardı. Elde edilen yaklaşık avanta kazanç 2,5 trilyon liraydı. Olay Üsküdar Cumhuriyet Savcılığı'na intikal ettirildi. 4 kişi tutuklandı. Önemli bir ipucu da çıktı. Sahte belge düzenlenerek dışarıya ihraç edilmiş gibi gösterilen sigaralar Tekel'in Sarıyer Deposu'ndan iç piyasaya verilmişti. Yani çete kendine Tekel'in içinde de adamlar bulmuştu. Tekel'in deposunu hiç bir riske girmeden rahat rahat kullanıyordu. Şimdi kocaman bir soru: Acaba Tekel'in ihraç kayıdıyla ucuz sigara sattığı kaç şirket, kaç kişi var? Kimdir bu kişiler? Kimdir bu şirketler? İçlerinde bakan yakın akrabası olanlar da var mıdır? Ya da parti önde geleni yakınları? Bilmiyorum. Ancak gümrükçüler, "Tekel 2000'in hayalini ihraç eder gibi yapıp, kendisini iç pazarda satma sahtekarlığının 1992 yılından beri sürdüğünü" söylüyorlar.
Kuran'da VİP hacısı var mı?
50 bin dolara THY'den kiralanıp Başbakan'ın 23 kişilik aile efradını, bakanları, milletvekilerini ve onların eşlerini, Refah Partililer'i ve onların eşlerini, yüksek mevki bürokratlarını ve 20'ye yakın gerçek hacı vatandaşı Cidde'ye götürüp, getiren uçağın parasını kim ödedi? İki gündür biz susalım belge konuşsun diye yazdım. Belgelere göre uçak Başbakanlık adına kiralandı, fatura Başbakanlık adına kesildi. Fakat ödenen para kimin parası? Halkın parası mı? Başbakanlık ise dün bir açıklama yaparak; "uçağın Başbakanlık delaletiyle kiralandığını ve ücreti uçağa binen yolculardan toplanarak ödendiğini" dolayısıyla benim yazdıklarımın gerçek dışı olduğunu söyledi. Gülerim. Ve sorarım: Siz bu hacı kaça mal ettiniz? Normal hacı vatandaş kaça mal etti? Siz VIP hacı mısınız? Kuran'da bir halk hacılığı, bir de VIP hacılığı diye iki ayrı ayet mi var? Bu özel bir gezi idiyse niçin Başbakanlık'ın adı kullanıldı ve paralar cepten ödendiyse niçin uçak Refah Partisi adına ya da bir organizasyon şirketi adına değil de Başbakanlık adına kiralandı? Bu konuda belgelere dayalı tatmin edici cevaplar istiyorum. Bu arada, uçağın kiralanma sözleşmesini yapan Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Doğan Aydal da bir açıklama gönderdi. THY'ye parayı götürüp ödeyenin kendisi olmadığını belirtti. Doğrudur. Parayı ödeyen Osman Akgün adlı biridir, kimdir, necidir bu konuda da bilgi istiyorum. Kendim için değil. Halk için. BİLMEYENLER İÇİN NOT: VIP hacılığı; hava meydanlarında ünlü, önemli, devlet meşhuru kişilerin halktan ayrı olarak Very Important Person (VIP) salonlarında ağırlanıp, uçaklara bindirilerek ve uçak Cidde'ye inince de yine VIP salonlarından geçirilerek hac farizesi yerine getirilen bir sosyete hacılık türüdür.
|
|