kapat

2 MAYIS 1997 CUMA

Tarikatlar ve medrese eğitimi

Emniyet'in hazırladığı 'gizli' raporda, sadece Süleymancılar'a ait 800 yurt ve pansiyon bulunduğu, yurtlarda medrese usulünde 'İptidai kurslar, Temalül Altına Hazırlık, Tekamül Altı ve Tekamül' gibi 4 aşamalı eğitim verildiği belirtildi.

SAYGI ÖZTÜRK

Ankara - Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve "Hizmete Özel" kaydı bulunan "İslam'da Mezhepler, Tarikatlar ve Dini Akımlar" raporda, tarikatların eğitim sistemleri detaylı olarak incelendi.

Raporun, "Teşkilatlanma" bölümünde, Süleymancılar'ın ağırlıklı olarak Kur'an kurslarında Kur'an-ı Kerim ve dini bilgiler öğrettiği belirtildi. Kuran Kursları'ndan yetişen öğrenciler Diyanet içerisinde çeşitli kademelerde görev alırken, 1965 yılından sonra bu yetkinin ellerinden alınması sözkonusu grubun kendi içerisinde daha organize bir şekilde teşkilatlanması neticesini vermiştir."

Süleymancılar'ın Diyanet camiasında görev almalarının engellenmesi üzerine 1966 yılının Ocak ayında İstanbul'da 3 kurucu derneğin biraraya gelmeleri ile "Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Dernekleri Federasyonu"nun oluşturulduğu belirtildi. 1971'den sonra "Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği" adı altında açtıkları kursların günümüze kadar aynı isim altındaki dernekler aracılığıyla faaliyetlerini sürdürdüğü belirtildi. Raporda, "Belli dönemlerde kanun ve mevzuatlardan kaynaklanan sebeplerle derneklerin isimleri değişse de, sözkonusu hareket faaliyetlerini aynı anlayış içerisinde günümüze kadar sürdürmüştür" denildi.

Teşkilat içerisinde en yetkili kurulun, İstanbul Ümraniye'de bulunan "Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Dernekleri Federasyonu" olduğu, her yıl gerçekleştirilen kurul toplantıları sonucu hazırlanan raporun, Federasyon Hukuk Müşaviri Kemal Kaçar'a sunulduğu ve bütün faaliyetlerin Kemal Kaçar'ın direktifi doğrultusunda tek merkezden yürütüldüğü ifade edildi.

Türkiye genelinde yaklaşık 800 civarında faal derneklerinin bulunduğu kaydedilen teşkilat mensuplarının, açmış oldukları yurt ve kurslarda kuranı kerim ve dini bilgileri öğretmenin yanısıra özellikle fakir ve imkanı az olan öğrencilere sahip çıkıp kendilerine barınma, yeme, içme gibi kolaylıklar sağlanarak bu yolla kendi fikirlerini propagandasını yapmak süretiyle taraftarlarını çoğalmaya çalıştıkları açıklandı.

Raporda, "Teşkilatın finans kaynağı ise büyük ölçüde cemaat içi ve dışından yapılan ve toplanan yardımlar ile kurban derileri, açılan ticari işletmelerden elde edilen gelirlerden oluşmaktadır" denildi.


Fakir çocukları seçiliyor

Raporda, Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Dernekleri bünyesinde açılan yurtlarda temizlik ve disipline önem verildiği, hiçbir masraftan kaçınılmaksızın merkezlerin donatıldığı ve öğrencilerin her türlü ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde düzenlendiği anlatıldı.

Raporda, şu açıklamalar yeraldı:

"Yurtlara alınacak öğrencilerle ilgili olarak öncelikle öğrencinin fakir olması, yurt şartlarına uyum sağlayabilecek bir yapıda bulunması, gece hayatı ve eğlenceye düşkün olmaması gerekiyor. Bunları belirlemek amacıyla öğrenciler bir ön mülakattan geçiriliyor. Bu yönü itibariyle de yurtlar, muhafazakar kesim tarafından çocukların kötü alışkanlıklardan korunması amacıyla da tercih ediliyor.


Eğitim- öğretim

Raporun, "Kurslarda eğitim ve öğretim" başlıklı bölümünde yurtlarda dini içerikli ve medrese usulünde gerçekleştirilen kursların 4 aşamalı olarak yürütüldüğü belirtildi.

Bunlar, şöyle sıralanıyor:

1- İptidai Kurslar: Kuran-ı Kerim, Tevhid ve basit ilmihal bilgilerinin verildiği bu kurslar, köy, kasaba, şehir farklılığı gözetilmeksizin her yerde açılıyor.

2- Tekamül Altına Hazırlık Kursu: Arapça, Sarf-ı Nahiv, Akaid ve Fıkıh gibi derslerin verildiği kurslar da çoğunluğu İstanbul'da olmak üzere büyük ve merkezi yerlerde açılıyor.

3- Tekamül Altı Kursu: Diğerlerine göre, daha kapsamlı olan bu kurslarda Usül, Tefsir, Hadis, Mantık, Belagat ve Feraiz gibi dersler okutuluyor. Bu kursta sadece İstanbul'un Ümraniye ve Zeytinburnu ilçelerinde bulunuyor.

4- Tekamül Kursu: Çok üst seviyede ve pek az talebenin katılabildiği kurstur. Özellikle, manevi ilimlerin öğretildiği ve tarikatlarda önemli bir form olan RABITA'nın ağırlı olarak işlendiği ve bu hususta en detaylı bilgilerin öğretildiği bu kursu tamamlayan öğrenciler "Hoca" olarak diğer kurslarda görevlendiriliyor.


Holdingleştiler

Emniyet'in raporunda, ülkemizde dini akım olarak faaliyet gösteren birçok hareket bulunduğu Nurculuk, Süleymancılık ve Işıkçılığın bunların önemlilerinden olduğu vurgulandı.

Raporda, "Işıkçılık, Hüseyin Hilmi Işık tarafından oluşturulmuş ve bugün itibariyle entellektüel yönleri ağır basan, yani tabana fazla inmeksizin ticaret ve yayın alanlarında faaliyetlerini yoğunlaştıran bir hareket durumundadır. Bununla birlikte son dönem itibariyle etkisini büyük bir ölçüde kaybetmiş olması ve bilhassa bir holding çevresindeki faaliyetleri ile adeta ticari bir şirket görünüme girmesi sebebiyle raporumuzda ona yer verilmemiştir" denildi.


Nurculuk

Raporda, Nurculuk faaliyetleri ayrıntılı olarak belirtildi. Nurcu grupların bölünmeler sonucu liderliğini Mehmet Kutlular'ın yaptığı "Yeni Asya Grubu", liderliğini Mehmet Kırkıncı'nın yaptığı ve daha çok faaliyetlerini Erzurum yöresinde yoğunlaştıran "Şura Grubu", Said-i Nursi'nin Kürt yönünü ön plana çıkaran, Mehmet Sıddık Dursun liderliğinde Med-Zehra grubundan oluştuğu bildiriliyor. Liderliğini Mehmet Kurtoğlu'nun yaptığı grup ise, evlerde Said-i Nursi'nin eserlerinin okunması dışında tüm metod ve faaliyetleri reddediyor. Dersane denilen evlerde Risale-i Nurlar'ın okunması ve anlatılması yönünde çalışmalar sürdürüyor. Marifet Eğitim Dayanışma Vakfı etrafında faaliyetlerini yürüten grubun görüşleri doğrultusunda İzzettin Yıldırım'ın liderliğindeki Zehra Eğitim ve Kültür Vakfı da bulunuyor.

Liderliğini halen cezaevinde bulunan Müslüm Gündüz'ün yaptığı Acz-i Mendi grubuna da yer verilen raporda, bunların da Şeri esaslara dayalı çalışma yaptığı kaydedildi.

Raporda Nur grubu içinde en geniş bölüm liderliğini Fethullah Gülen'in (Fethullah Hoca) yaptığı "Fethullahçı" gruba ayrıldı.

Raporda, Fethullah Gülen ile ilgili şöyle denildi:

"Mahkeme tarafından hakkında takipsizlik kararı verildikten sonra 1989 yılından itibaren İzmir, Ankara, İstanbul illerinde tekrar vaazlar vermeye başlayan Gülen'in günümüzde yazmış olduğu çeşitli kitaplarla da faaliyetlerini devam ettirdiği gözlenmektedir. Akyazılılar Vakfı ve Türkiye Öğretmenler Vakfı gibi kuruluşlarla başlayan faaliyetler günümüzde hayata geçirilen çok sayıda dernek ve şirket aracılığıyla çok daha geniş bir yelpazede sürdürülmektedir. İlk önceleri öğrencileri barındırmak amacıyla açılan evler zamanla yerini yurtlara daha sonra özel okullar ve üniversite hazırlık dersanelerine bırakmıştır. Eğitim konusundaki çalışmaları kapsamında özel kolejler açmaya başlayan sözkonusu grup bu sahadaki başarılarıyla faaliyetlerini yurtdışına da taşıma imkanı bulmuş ve böylece de büyük çoğunluğu Orta Asya Cumhuriyetleri'nde olmak üzere 200'e aşkın özel okulu faaliyete geçirmiştir. Ülkemiz içerisinde açmış olduğu özel kolejlerin yanısıra hemen hemen her ilde açılan üniversite hazırlık dersaneleri de yoğun bir eğitim faaliyetleri içerisinde olduğu gözlenen grubun eğitim alanında yurt içi ve yurt dışında büyük başarılar elde etmesi halkın büyük ölçüde bu eğitim kurumlarına rağbet etmesine de neden olmuştur."

Raporda, Sızıntı dergisinin bu grubun en eski yayın organı olduğu buna ilave olarak günümüzde iki gazete bir dergi, bir televizyon ve çeşitli radyo istasyonlarında yine bu grubun görüşleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüğü kaydedildi.

Gülen'in son dönemlerde toplumun bütün kesimleriyle diyalog kurmakta sakınca görmeyen yaklaşımları ve gençlik içerisinde kendini hisseddiren radikal kaymalara karşı almış olduğu tavırlarıyla da dikkatleri üzerine topladığı değişik görüşlere sahip kesimlerin birbirine yaklaştırma aralarındaki düşmanlıkları bir tarafa atarak diyalog ortamı oluşturma gayretlerinin de kamuyounda yankı bulduğu ifade ediliyor.

Raporda, Fethullah Gülen için övgü dolu şu sözler yeralıyor:

"Toplumun her kesiminin kucaklayıcı tavrı davranışları yaklaşımı nedeniyle dini motifli terör örgütleri ve radikal dini kesimler tarafından çok büyük eleştiri ve hakaretlere maruz kalan Fethullah Gülen, bu kesimler tarafından demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti devletini savunuculuğunu yapmakla da suçlanmaktadır. Ülkemizde en geniş tabana hitap ettiği bilinen grup genelde, eğitim düzeyi yüksek şahıslardan oluşmaktadır. Kendi amaçlarını, devlet kademeleri için imanlı bir gençliğin yetişirilmesi olarak açıklayan grubun, siyasi yelpazede ağırlığını demokrati parti çizgisini takip eden sağ partilerden yana koyduğu da bilinen hususlar arasında yeralmaktadır."

Raporda "Diğer Gruplar" başlığı altında İskender Evranosoğlu ve Adnan Oktar gruplarını da yer verildi.


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Bu sayfa YÖRE Elektronik Yayımcılık tarafından hazırlanmıştır. Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr
YÖRE Elektronik Yayimcilik A.S.