![]() |
| 24 NISAN 1997 PERSEMBE |
![]() |
Kürşat Yılmaz, Yunanistan'ın Meis Adası'na kaçmak isterken, eski polis eşi Tülay Çetin Yılmaz ve kendisi gibi firari olan arkadaşı Ali Oymak'la birlikte Kalkan'da yakalandı. Ülkücü babanın üzerinden 7 milyar lira ve eşinin adına kayıtlı iki silahla birlikte ele geçirildi.
ÖMER FARUK GÜDER/ ANTALYA Cinayet davasından tutuklu bulunan ve Kuşadası Belediyesi eski Başkanı Lütfü Suyolcu'nun öldürülmesine azmettirmek suçundan 16 yıl hapse mahkum olduğu gün Bolvadin Devlet Hastanesi'nden firar eden Kürşat Yılmaz'ın özgürlüğü 28 gün sürdü. Kaş Jandarma ekipleri İstanbul Polisi'nin ortak operasyonunda Kürşat Yılmaz, eski polis olan eşi Tülay Çetin Yılmaz ile cezaevi firarisi arkadaşı Ali Oymak, Kaş'ın Kalkan beldesinden Meis Adası'na kaçmak isterken ele geçirildiler. Antalya Valisi Hüsnü Tuğlu ve Jandarma Alay Komutanı Albay İzzet Yiğit'in verdiği bilgiye göre, firar ettikten sonra yurt dışına kaçma planları yapan ülkücü baba Kürşat Yılmaz, en uygun yol olarak Yunanistan'ın Türk karasularına en yakın adası olan Meis'i tercih etti. Meis adasına kaçmak için Antalya'nın Kaş ilçesine giden Yılmaz, Kalkan beldesinde, eski polis olan eşi Tülay Çetin Yılmaz ve Çanakkale Cezaevi firarisi arkadaşı Ali Oymak'la birlikte Turgay Özgür adlı kişinin evinde kalmaya başladı. Bir ihbar üzerine harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı "Avcı" ekibi ile Kalkan Jandarma ekipleri önceki geceyarısı ortak bir operasyon düzenlediler. Gece saat 01.30'da başlayan operasyonda, Yılmaz, eşi ve arkadaşı kıskıvrak yakalandı. Yakalananların üzerinde yapılan aramada 41 bin 300 ABD doları, 21 bin Alman Markı, Tülay Yılmaz'a ait iki adet 9 milimetre çapında ruhsatlı tabanca ayrıca silahlara ait 35 adet de mermi bulundu. Sanıklar daha sonra karayoluyla İstanbul'a götürüldüler.
Avcı'lar yakaladı
"Avcı" diye adlandırılan Başkomiser Şentürk Demiral ve ekibi, daha önce de yeraltı dünyasının ünlü isimleri Aydın Çetinkaya, Fevzi Öz, Tevfik Ağansoy ve dolandırıcı Selçuk Parsadan'ı yakalamıştı. Aynı ekip, Kürşat Yılmaz'ın ilk firarından sonra da kendisini yakalayarak adalete teslim etmişti.
SALİH ALUŞ Son olarak Afyon'un Bolvadin Cezaevi'nde hükümlü bulunan ve Kuşadası Belediyesi eski Başkanı Lütfü Suyolcu'yu öldürmeye azmettirmekten 16 yıl hapse mahkum edilen yeraltı dünyasının tanınan ismi Kürşat Yılmaz'ın 25 Mart'ta gerçekleştirdiği firar ortalığı karıştırmıştı. Müthiş firardan sonra, yetkililer birbirlerini suçlamışlardı. Kürşat Yılmaz, bir gardiyan gözetiminde tedavi gördüğü Bolvadin Devlet Hastanesi Mahkum Koğuşu'ndan, 'tuvalete gidiyorum' diyerek ayrılıp, elini kolunu sallayarak çıktığı hastanenin kapısında kendisini bekleyen bir otomobile binerek, kayıplara karışmıştı.
Kaçışı
1992 yılında armatör Kayhan Güvelioğlu'nu suçundan 19 yıl hüküm giyerek Bayrampaşa Cezaevi'ne konulan Kürşat Yılmaz buradan Çanakkale Cezaevi'ne sevkedilmişti. 1994 yılında hastaneye giderken firar eden Yılmaz, birkaç aylık özgürlükten sonra 1994 yılı sonunda ele geçirilmişti. Yılmaz yakalandığında ilk olarak yine Bayrampaşa Cezaevi'ne gönderilmişti. Daha sonra Sinop, Ünye Kapalı Cezaevi, Ünye Yarıaçık Cezaevi ve İskilip Yarı Açık Cezaevi'ne sevkedilen Yılmaz, son olarak Bolvadin Yarı Açık Cezaevi'ne konulmuştu.
Şok evlilik
Kürşat Yılmaz'ın, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Özel Kalem Müdürlüğü'nde çalışan Tülay Çetin'le yaklaşık 3 yıl önce yaptığı evlilik büyük yankı yaratmıştı. Gizli izinle yapılan bu evlilikten sonra 9 yıllık polis memuru Tülay Çetin, nikahın ardından sürgüne gönderilmiş, daha sonra da polislikten istifa etmişti. Yılmaz'ın ismi son olarak yeni evli kızı Ülkü Gümgüm'ün polis memuru Dursun İri'nin 13 Ocak 1997'de kaçırması ve ardından kardeşleri Yaşar ve Bayram İri'nin öldürülmesiyle duyulmuştu. 15 Şubat 1997 günü Gebze'de gerçekleşen cinayetin Kürşat Yılmaz'ın azmettirmesi sonucu gerçekleştirildiği öne sürülmüş ancak Yılmaz, hiçbir şekilde suçlamaları kabul etmemişti.
12 Eylül öncesinde Ülkücü Gençler Derneği (ÜGD) üyesi olan Kürşat Yılmaz, modaya uydu ve çek senet tahsilatı işine girerek yeraltı dünyasına adımını attı. İlk yasadışı işi sahte piyango bileti basmak olan Yılmaz kısa sürede ele geçirildi. Yılmaz hapisten çıktıktan sonra da rahat durmadı ve adı sık sık gazete manşetlerinde yer aldı. İlk olarak adı Banker Kastelli'nin ayaklarından kurşunlanması olayında duyuldu. Kürşat Yılmaz'ın adının karıştığı en büyük olay, 1991'i 1992'ye bağlayan yılbaşı gecesi Çakıl Gazinosu'nda işlenen Ayanoğlu cinayeti oldu. Sözkonusu iki cinayetten arandığı dönemde birçok yerde boy gösteren ve rahatça düyünlere bile katılabilen Yılmaz'ın, Hülya Avşar ve İlknur Bozkurt için milyarlar harcadığı da o dönemin en çok konuşulan konularından biriydi. Kürşat Yılmaz özel yaşamı ile de basında sık sık yer aldı. Gazinolarda harcadığı paralar her zaman konuşuldu ve gazete haberlerine konu oldu. Kürşat Yılmaz, bu çok renkli yaşamına geçen yıl yaptığı ikinci evlilikle yeni bir sayfa daha açtı. |
|