kapat

15 NISAN 1997 SALI
Selahattin Duman
Dünya, Türk kadınlarını tanımakta biraz geç kaldı

Eğer Karagöz Gazetesi'nin sahibi Burhan Cahit Bey bugünleri görseydi herhalde "asabi buhran" geçirirdi..

Burhan Cahit Bey'in sinirleri, o vakte kadar yapılan topu topu üç yarışmayı bile kaldıramadı.. Bugünlere yetişseydi, her özel kanalın bir kraliçe seçtiği günleri görseydi, sinirinden yataklara düşerdi..

Memleketin ileri gelenleri 1931 yılında üçüncü kraliçeyi seçmeye hazırlanırken, Karagöz Gazetesi'nden çatlak sesler çıkmaya başladı.. Gazetenin sahibi Burhan Cahit Bey, durup durup bu yarışmaların fena bir şey olduğunu yazarak; memleketin birlik ve beraberliğini bozmaya başladı..

Bir gün oturup "Seçtiğimiz güzel uluslararası yarışmada dereceye giremezse milletin morali bozulur.." diye yazıyor..

Bir başka gün 1931 yılının güzellik Kraliçesi Naşide Saffet Hanım için "Doğrusunu söylemek gerekirse seçtiğimiz kraliçeyi biz de beğenmedik.. Hem bu seferki seçim eski İttihat ve Terakki'nin fırıldaklarına benzedi.. Gizli kapaklı, dönme dolaplı bir şey oldu.." diye fitne sokuyordu..

***

Suçlanan da o zamanın jürisi.. Jüride kimler yok ki.. Mesela Şair-i Azam Abdülhâk Hamid, aynen Hıncal Uluç gibi o jürilerin doğal üyesi.. Cenap Şehabettin de Hıncal'ı aratmayanlardan biri..

Yazar Peyami Sefa, Ressam Çallı İbrahim, Arif Dino, Nazmi Ziya Beyler, Şair Ahmet Haşim, Uşakizade Halit Ziya Bey.. Sabiha Sertel.. Daha pek çok ünlünün bulunduğu 27 kişilik bir jüri..

Naşide Saffet Hanım..

Adaylar yarışmaya bugünkü gibi mayo ile katılmadığından 1931 yılının jürisi güzel seçiminde biraz zorlanmış.. Bunu, kraliçe seçilen Naşide Saffet Hanım'ın anılarından anlıyoruz.. Sebebi de gözü kör olmayasıca modacılar..

Bir yıl evvel etekler diz hizasındaymış.. Modacılar uzun eteği geri döndürünce iş karışmış.. Muhterem jüri üyeleri kızların bacaklarını göremediğinden ne yapacaklarını bilememişler..

Halit Kıvanç'ın o yıllardaki işini yazar Peyami Safa yapıyor, yarışmacıları o sunuyormuş.. Öyle podyum, modyum da olmadığından güzelleri jüri üyelerinin oturduğu masaya çıkarıyorlarmış..

Peyami Safa her adayı ayrıca uyarıyormuş:

- Lütfen eteklerinizi biraz kaldırın..

Kızlar kikirdeyip başlarını omuzlarının içine çektikçe Peyami Bey ısrar ediyormuş.. Zaten o etmezse jüri üyeleri:

- Peyami Bey lütfen.. Diye görevini hatırlatıyormuş.. Yani "Söyle kızlara da etekleri adam gibi kaldırsınlar.." uyarısı..

Böylece adayların güzelliği, bacaklarını gösterebildikleri oranda tespit edilmiş, eteğini en çok da Naşide Saffet Hanım sıyırdığından; en çok oyu o alıp kraliçe seçilmiş.. Avrupa seyahati ile birlikte "500 lira nakdi mükafatı" da kazanmış..

***

Naşide Saffet öğretmen olduğundan bu seçime Maarif Vekaleti de (Milli Eğitim Bakanlığı) karşı çıkar.. Böyle bir yarışmaya katılmasını öğretmenlik şerefine uygun bulmadığını ilan eder..

Karagöz Gazetesi zaten cephe açmış.. Böylece güzellik yarışmaları aleyhine olanların sayısı büyür.. Münafıklığın çoğu da medya esnafından gelir..

Bir yıl sonraki yarışmaya hazırlanıldığında hava iyice gerilir.. Keriman Halis Hanım'ın Dünya Güzeli seçilmesi bile bu işe karşı olanların muhalefetini durduramaz..

Hükümetten yana olanlar "Esaretten kurtulan Türk kadınlığının asil ve kibar güzelliğini bizi henüz tanımayan yabancılara göstermek milli bir vazifedir.." diye yazarken, muhalifler "haber niyetine" yaydıkları söylentilerle sonuca gitmeye çalışırlar..

Mayo ile dolaştı mı?

Mesela Keriman Halis'in Fransa'da mayo ile denize girdiğini iddia ederler.. Keriman Hanım çok üzülür ve haberi şiddetle tekzip eder.. Gazetecilerin önünde "Ben bırakın mayo giymeyi deniz hamamına bile gitmedim.." diye höykürerek ağlar..

Bir yıl önce de Naşide Saffet için aynı iddia ortaya atılmıştır.. Hem deniz hamamında mayo ile dolaşması hem de öğretmenliği başına kakılmıştır.. Bu suçlamalara çok hislenen Naşide Saffet kendini şöyle savunur:

- Ben güzellik yarışmasına balo kıyafeti ile gittim. Muallimler baloya gidemez mi? Mualimler deniz hamamında mayo giyemez mi? Ben hareketimin şeref ve haysiyetimi ihlal etmediğine kâniyim..

Fakat Gazi Paşamız'ın kafasını bozmaya cesaret edemeyenlerin "haber yoluyla yaptığı" muhalefet durmaz.. Karagöz başta olmak üzere birkaç gazete birden Keriman Halis'in ağzından uydurma demeç verirler..

Sözde Keriman Halis Avrupa'daki yarışmadan dönünce annesine şunları söylemiş:

- Aman anne.. Ben evvelce pek kapalıydım, şimdi bütün dünya tanıdı.. Adım çıkmadan beni ilk isteyene veriniz!

***

Demek ki bizim medya esnafının içinde, o zaman da çok zeki tipler varmış.. Dünya güzeli seçildiği için herkes tarafından tanınan bir kızın annesine "Aman adım çıkmadan.." diye yalvarması gibi bir asparagas ancak bizimkilerin aklına gelir.. Daha ne kadar adı çıkacak ki?

Hükümetimiz bakmış ki işin tadı kaçıyor.. Elebaşı durumundaki Karagöz Gazetesi'nin sahibi Burhan Cahit Bey'i, kendince bir güzel uyarmış..

Cumhuriyet Gazetesi "Bir güzellik tartışmasını azıtarak küfüre çeviren" yazar Burhan Cahit Bey'i mahkemeye verdiğini ilan etmiş..

Türkiye, o vakitler de bir hukuk devleti olduğundan, güzellik yarışmasına katılanların namusuna dil uzatan bu muhalif hareket de şıp diye kesilmiş..

Gördünüz ya! Türk kadınının güzelliğini dünyaya duyurmak için mücadele veren ilk kraliçeler neler çekmişler..

Bugün cinnet vatanımızda haftada bir güzellik kraliçesi seçebiliyorsak; bu Feriha Tevfikler'in, Naşide Saffetler'in, Keriman Halisler'in sayesindedir..

Büyüklerimiz boşuna "Trafik kurallarına uyalım, uymayanları uyaralım.." dememiş..


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Bu sayfa YÖRE Elektronik Yayımcılık tarafından hazırlanmıştır. Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr
YÖRE Elektronik Yayimcilik A.S.