kapat

11 NISAN 1997 CUMA
Rauf Tamer
Vergi, milliyetçiliktir

Vergi tablosu açıklandı.

İlk 5... ilk 10... ilk 100.

Hepsini tebrik ederiz... Tebrik yetmez. Teşekkür ederiz.

Ama listede gördüğümüz isimlerden ziyâde, göremediğimiz isimlere dikkat..

Onlar neredeler?

*

Bu vergi terbiyesi, okullarda okutulan bütün derslerden daha mühim.

Çocuklara verilen ahlaki öğütlerin hepsinden daha mühim.

Ve bence, en büyük milliyetçilik.

.....

- Evlâdım, oku, adam ol da, para kazan.

Anladık, ama yetmez.

Küçüklere sevgi, büyüklere saygı... hepsini anladık.

- Yalan söyleme.

- Hırsızlık yapma.

- Uyuşturucu kullanma, hiç bir ahlâksızlığa girme... vs.

Sonra da hayata yücelen merdivenler başlar:

- Evlâdım, okulunu bitir, diplomanı al, askerliğini yap, işini kur.

Hayır, yetmez.

- Vergini öde.

O bir ibadettir.

Vatan ve Bayrak kadar kutsaldır.

*

Nice nesiller, bu terbiye'yi almadan büyüdü.

İçlerinde çok zengin olanlar var.

Ama çocukluğunda yüreklerine bu ateş hiç düşmediği için, büyüyünce de işte vergi ödemeyi enayilik zannettiler.

Onlara hep çalış, para kazan, dediler... Oğlum, evlâdım, konakların, köşklerin, hanların, hamamların, yatların, kotraların olsun dediler.

Ama vergiden hiç bahsetmediler.

Bunu bir kara sevda halinde bilinçaltlarında hissetselerdi, şimdi kaçırdıkları her kuruş verginin de vicdan azâbını duyarlardı. Uykuları kaçardı.

Hayır.

Hiç de öyle bir rahatsızlıkları yok.

Halbuki ne büyük keyiftir vergi vermek.

Ne büyük zevktir.

Bu vatanın çocuğu olduğunu, insan en şiddetli biçimde ancak öyle hisseder:

- Türkiye için varım. Ben Türkiye için çalışıyorum.

Bu duyguyla tanışmayanlar, ne kadar zengin olurlarsa olsunlar fakirdirler.

Ganimet başka, servet başka.

*

Tabii, vergisini toplayamayan bir devlet, ayrı bir felâket... İşin o kısmına girmiyorum. Sütunlara sığmaz.

Ama devlet nasılsa toplayamıyor diye döndüğü her köşeyi, bir vergi cenneti haline sokanlar, karşımızda kötü örnek olarak durdukça, yeni nesilleri vergiye nasıl özendireceğiz?

Tarih, Coğrafya, Matematik, Kimya, Fizik'ten daha hayati bir kültür bu...

Kültür ve terbiye.

Bu bir seviye.

Bu bir aşk.

Demek ki mektebi yok...

Öyleyse aileden aldılar bu eğitimi... İlk 5... ilk 10... ilk 100... hattâ ilk bin, on bin... yüz bin... Hepsini tebrik, hepsine teşekkür.

*

Hayatımda kimsenin servetini kıskanmadım.

Ama vergi rekortmenlerini hep kıskandım. Allah bana bu şerefi neden bahşetmedi diye hep üzüldüm... Bereket ki en yüksek bordrolarda, kendi mesleğimin daima en yüksek vergisini 30 yıldır -her fikir işçisi gibi- otomatikman ve peşinen ödediğim için, biraz teselli buldum.

.....

Liste önümde.

Her yılki gibi, yine dikkatle ve gıpdayla inceliyorum.

Rastladığım isimler beni ne kadar heyecanlandırıyorsa, rastlayamadığım isimler de beni o kadar öfkelendiriyor. Son sözüm şudur: Ne utanmaz adamlar var şu memlekette... Yarabbi, ne utanmaz adamlar.


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Bu sayfa YÖRE Elektronik Yayımcılık tarafından hazırlanmıştır. Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr
YÖRE Elektronik Yayimcilik A.S.