![]() |
| 11 NISAN 1997 CUMA |
![]() |
Necati Doğru
Türkiye'nin geleceğini aydınlatmak için gerekli olan tunçtan bir kapıyı altın huzmeli anahtarla açmak anlamına geliyordu. Anlaşma İran'ın başkenti Tahran'da imzalandı. İran doğalgazı, Türkiye'ye akacak. Doğalgaz... Işıklı güzel günler için önemli... Isınmada kullanılıyor... Mutfakta kullanılıyor... Gübre üretiminde kullanılıyor... Ve de elektrik üretiminde... Biliyorsunuz doğayı da kirletmiyor. Doğalgazla çalışan çevrimli elektrik santralleri yapıyorsunuz. Bunun maliyeti sudan elektrik üreten barajlar ve kömür ile fuel oilden elektrik üreten santrallere göre daha ucuz. Çünkü doğalgazdan elektrik üreten santraller için altyapıya ayrılan para diğerlerine göre daha az... Bir baraj... 5 ile 10 yılda yapılıyor... Kömürle çalışan santral... Ortalama 5 yılda bitiriliyor... Doğalgazla çalışan ise 1 yılda... Dikkat edin sadece 1 yılda...
Dolayısıyla doğalgazla çalışan elektrik üretim santrali yapmak kömüre ve suya göre daha az altyapı maliyeti gerektirdiği gibi enerjiyi çok hızlı bir şekilde elektriğe dönüştürme imkanı da veriyor. Türkiye'nin Rusya'dan aldığı doğalgaz, ihtiyacına yetmiyor. Ayrıca Cezayir'den dondurup, paketleyip, gemilere yüklenerek Trakya'nın Çorlu kazasındaki çözülme istasyonuna getirerek kullandığı doğalgaz da yetmiyor. Bu açıdan bakınca... İran'la yapılan anlaşma müthişti... Bu anlaşma şimşek gibiydi... Nitekim, "Libya-İran Yaptırımlar Yasası" na dayanarak Türkiye'yi niçin İran'la anlaşma yapıyorsun diye cezalandırmaya kalkan ABD bile bir hödüklük yapamadı. ABD Kongresi konuşuyor.... Clinton yönetimi tartışıyor... Çok da kızıyorlar... Niçin Türkiye İran'dan gaz alıyor? Fakat ortada bir de gerçek var... Türkiye'nin doğalgaza ihtiyacı var... Hem ucuz, hem komşu niçin almasın? Türkiye, bu gerçeği ABD'ye anlatınca Clinton yönetiminin kurmayları, bizim BOTAŞ'ın cezalandırılmasını isteyen ABD Kongresi'ne "Türkiye'nin İran'la dogalgaz anlaşması yapmasının haklı gerekçeleri" olduğunu anlatıyorlar ve "Türkiye'ye kızmak yerine, Türkiye'yi anlamak lazım. Türkiye'nin İran gazından vazgeçerek Mısır, Rusya, Cezayir, Katar gibi alternatif gaz kaynaklarına yönelmesi için destek vermek lazım.." diyorlar.
İran'la Türkiye'nin yaptığı doğalgaz anlaşmasına kırmızı görmüş İspanyol boğası gibi kızan ABD yöntemi bile anlayışla bakıyor. Çünkü dogalgazın Türkiye için ne kadar önemli olduğunu bilmemezlikten gelemiyor. Türkiye'de halk ve sanayici ise şu sırada dogalgazından soyuluyor. Doğalgaz soygunu yaşıyoruz... Bana ulaşan okuyucu mektubu ve fakslardan çıkartıyorum ki, BOTAŞ ve BOTAŞ'ın iplerini elinde tutan Erbakan-Çiller Hükümeti, bu soygunu yarattığı için halktan büyük eleştiri almaktalar. İran'la doğalgaz anlaşması yapmış olmalarının primi uçup gitmekte. Size rakamlar vereyim: Tarih: 1996 Mart ayı Doğalgazın metreküpü: 16 bin 913 lira... Tarih: 1997 Mart ayı Doğalgazın metreküpü: 126 bin 270 lira... Artış oranı yüzde 103.38...
Doğalgaz Türkiye'den çıkmıyor. İthal ediliyor. Bu yüzden Turgut Özal, doğalgazın fiyatını dolara bağlamıştı. Oysa 1996 yılında dolar yüzde 80.68 artmasına karşılık doğalgazın metreküpündeki artış yüzde 147 olmuş. 1997 yılının Ocak başından Nisan başına kadar geçen süre içinde ise dolar yüzde 17 artmasına karşılık doğalgazın metreküpü yüzde 38 yükseltilmiş. Bu soygun değilse nedir? Doğal gazda, tekel olama gücüne dayanarak ve hiç bir ekonomik nedene dayanmadan yüksek oranlı zamlar yapmak, yüksek gelirli, düşük gelirli ayırdetmeden herkesi soymak demektir. Çünkü bugün Türkiye'de büyük sanayi kuruluşlarının çok önemli bölmü enerji ihtiyacı için doğalgaza döndürler. Dolasıyla doğalgaza yapılan her yüksek oranlı zam, üretilen malın içine girip, tüketiciden çıkıyor. Bu tekelci, monopol zamdır. Ve çok merak ediyorum tekelciliği önlemek için oluşturulan Rekabet Kurulu, BOTAŞ'ın bu tekelci zamları konusunda ne yapıyor? Ne yapmayı düşünüyor? Doğalgazdaki fiyat soygunu... Çimentonun içine saklanıyor.. Yer karasonun içine saklanıyor... Boyanın içine saklanıyor... Gübrenin içine saklanıyor... Bu gübreyle üretilen buğdayın ve bu buğdayla üretilen ekmeğin de içine sakalanarak son aşamada halktan çıkıyor. BOTAŞ bu soygunu nasıl açıklayacak? Rekabet kurulu bu soyguna ne diyecek? Bana gelen okuyucu mektupları.. Açıklama bekliyor... |
|