![]() |
| 11 NISAN 1997 CUMA |
![]() |
Güngör Mengi
Biz saf vatandaşlar, yöneticilerimizin darbe söylentilerine yol açan gerginlik sebeplerini çözmek için çırpındıklarını sanıyoruz. Oysa gerçek öyle değil. Refahyol Türkiye'nin bugünkü "geçici sorun"udur. Oysa sıkıntı asıl, yarınlara dönük.. Sekiz yıllık kesintisiz eğitim, yarınları güvence altına alma amaçlı tedbirdir. Hükümet bu konuyu tartışmıyor. Koalisyon içinde iki DYP'li bakanın muhalefeti umutsuzca sürüyor. Ticaret Bakanı Erez, Refah'ın MGK kararlarını uygulamamak suretiyle ülkeyi maceraya götüreceğine inandığı için DYP'nin bir an önce koalisyonu bozmasını istiyor. Sağlık Bakanı Aktuna ise, DYP'nin RP'yi MGK kararlarını uygulamaya zorlayan kararlı bir politika izlemesini daha yararlı görüyor. Fakat Çiller'in iktidara mahkum olması ve Refah'a tutsak olması DYP'nin manevra alanını daralttığı için fazla bir şey yapılamıyor. Çiller doğru şeyler söyleyen bu iki bakanı atamadığı için adamlarına çamur attırıyor. Neymiş; bu iki bakan, generallerle haberleşiyormuş! DYP'liler çıkarları ile vicdanları arasında tercih sancısı çekerken Refah boş durmuyor. Ya "GİZLİ" kararnamelerle DYP'li bakanları oyuna getirerek veya Rehine hanımı kullanarak devletin köşe başlarını ele geçirme savaşına disiplin içinde devam ediyor. Sahte belgelerle üniversiteye kayıt yaptıran şeriatçılara göz yumduğu gerekçesiyle Van'da rektörlükten alınan Prof. Şen'in Yüksek Denetleme Kurulu Başkanlığı'na getirilmesi oyunu bir rastlantı sonucu farkedilip önlendi.. Dün de yeni bir Erbakan-Çiller ortak saldırısı püskürtüldü! Kemal Beyazıt'tan boşalan Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi başhekimliği koltuğuna Başbakan Erbakan, akrabası olan Musa Akoğlu'nu önermişti. Sağlık Bakanı Aktuna direnince Çiller devreye girdi. Aktuna ona da direndi. Klinik şeflerine seçim yaptırdı. 11 klinik şefinden 10 tanesi Selahattin Çetin dedi. Erbakan'ın akrabasına 1 oy çıktı. Çiller Sağlık Bakanı'na Akoğlu'nu ataması, bunu yapmayacaksa koltuğu boş bırakması için "talimat" gönderdi. Sağlık Bakanı Aktuna atamayı imzaladı! Çiller'in Erbakan tarafından ne kadar kolay kullanıldığına ibret verici bir örnektir olay.. Bu, medyanın projektörüne rastlantı sonucu takıldı; acaba 9 aydır Refah aynı yöntemle nerelere kaç adamını koydu? Çiller son aylarda vatanseverlik, vatan hainliği, demokratlık ve darbecilik konusunda tarif üretmeye pek merak sardı. "Devlet için kurşun sıkan da kurşun yiyen de şereflidir" vecizesi (!) ile çıktı yola.. Ve bugünlere geldi. Çok vatansever ve demokrat bir kadın oldu!
İbret verici olaylar bitmiyor.. Sincan'da yaşanan "Kudüs Gecesi" rezaleti ile ülkeyi ayağa kaldıran Refahlı Belediye Başkanı Bekir Yıldız dün mahkemeye çıktı. "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" ve "çetelere yardım" suçundan hakkında 12 yıla kadar hapis istemiyle tutuklanan Bekir Yıldız hiç beklenmedik bir savunma yaptı: "Ben esprili bir adamım, herkes bilir. 'Şeriat enjekte edeceğiz' sözlerim espriydi. Daha önce de çarşaf konusunda espri yapmış ve iktidara gelirsek kadınları kara çarşaflara saracağımızı söylemiştim." Bu savunmanın mahkeme üstünde ne etki yapacağını tahmin etmek kolay değil. Ama eminiz Refah seçmenleri gülmeyecektir. Yeter ki duysunlar, öğrensinler.. Korkarız ki, bu şakacıların kandırdığı insanlara hitap eden gazetelerin çoğu Bekir Yıldız'ın "espri yaptım" dediğini saklayacaktır. Çünkü bu kitlenin uyanmaması için asker disiplini içinde davranıyorlar. Belki de koruyorlar okuyucularını.. Çünkü Bekir Yıldız'ın bizleri güldüren esprilerine onların gülemiyeceğini biliyorlar! |
|