![]() |
| 9 NISAN 19997 CARSAMBA |
![]() |
Medet Bozkurt, 1977 yılında gurbete çıktığında henüz 14 yaşındaydı. Oto kaportacısında çalıştı. Almanlar'ın sokağa bıraktığı eski eşyaları, kardeşleriyle birlikte tamir edip, bitpazarında sattı. Bitpazarında yaptığı mobilya ticareti ona yeni bir fikir vermişti. Stutgart'ta kullanılmış mobilya mağazası açtı.
Medet Bozkurt, annesi Hacer Hanım ve kardeşleriyle birlikte, 1977 yılının fırtınalı 15 Aralık gecesi Almanya'ya adımını attı. İstanbul'dan gelen uçak Stutgart Havaalanı'na indiğinde, hasretlik sona ermişti. Tam 14 yıldan beri gurbette, ailesinden uzakta olan Hamdi Bozkurt, eşi ve çocuklarına, onlar da babalarına kavuşmuştu. Baba Hamdi Bozkurt'un, Allah'tan dileği yerine gelmişti. Allah'tan dileyip de, niyazı yerine gelen bir başkası da Hamdi Bey'in büyük oğlu Medet'ti. Onun da Almanya rüyası gerçeğe dönüşmüştü. Ama, rüyalarla gerçekler çok farklıydı. Babasının anlattığı ve rüyalarını süsleyen Almanya ile şimdi yüz yüze kaldığı Almanya birbirine hiç benzemiyordu. Babası, Stutgart'ta bodrum katında yaşıyordu. Medet Bozkurt, Almanya'ya ilk adımını attığında 14 yaşındaydı. Bodrum katında güneş görmeyen dairenin bir odasını 5 kardeşiyle birlikte paylaşmak zorundaydı. Rüyalarının ülkesi Almanya'yı fırtınalı bir gecede tanımıştı. Kaderi onu, yıllar sonra iş dünyasının içine sürüklediğinde ise, bu kez bir başka fırtına esecek ve yıkılan duvarların doğusundaki Berlin, Türk genci Medet Bozkurt'un yükselişine sahne olacaktı. Bodrum'dan zirveye çıkacak ve "Mobilya Kralı Türk" diye anılmaya başlayacaktı. Medet Bozkurt ve onun gibi Türk işadamlarının, Avrupa'da elde ettikleri başarılar, ünlü TIME'a konu olacak ve TIME onlar için şöyle bir başlık atacaktı. "Up from the Cellar" Bu başlık, Türkler'in Alman toplumu içinde yükselerek, sosyal tabakanın en üstlerinde yer alışını anlatıyordu. Sinoplu Medet Bozkurt, bugün Avrupa'da "En Üsttekiler" arasında bulunuyor.
Zengin ülkenin fakir insanları
14 yaşında bir çocuk, Anadolu'nun sıcaklığından kopup gelmiş, Almanya'nın soğuk ikliminde buluvermişti kendini. Medet ve kardeşleri, bodrum dairesinden, yeryüzüne çıktıklarında ürkek bir ceylan gibiydiler. Medet, Nevzat ve Hasan, üçünün de elleri birbirine kenetlenmişti. Babaları Hamdi Bozkurt, 14 yıldır gurbette işçiydi. Yememiş, içmemiş, dişinden tırnağından arttırdığı paralarla, memleketi Sinop'un Türkeli ilçesinde ancak bir ev sahibi olabilmişti. Almanya'da eline ayda Bin 500 mark para geçiyordu. Bu paranın 400 markı ev kirasına gidiyor, kira, elektrik, su parası derken geriye 600-700 mark anca kalıyordu. Beş çocuk, eşi ve kendisiyle birlikte, yedi nüfuslu bir aile, hepsi de Hamdi Bozkurt'un eline bakıyorlardı. Medet ve kardeşleri bir televizyonları olmasını çok istiyorlardı. Stutgart'ta televizyonların satıldığı mağazaların adeta abonesi olmuşlardı. Medet ve kardeşleri, belki bir televizyon buluruz umuduyla, kullanılmış eşyaların atıldığı yere gittiler. Bir Alman kadının, çöplüğe bıraktığı siyah-beyaz televizyonu alıp evlerine getirdiler. Tek kanalı çalışıyordu. Bozkurt kardeşler, o gün adeta bayram etmişlerdi. Babalarının yine sokağa atılmış eski bir bisikleti eve getirdiğinde ise başka bir sevinç yaşamışlardı.
Oto tamircisi
Medet Bozkurt, 1980 yılında, Almanlar'a ait bir oto tamirhanesinde kaporta bölümünde stajer öğrenci olarak işe başlamıştı. Stutgart'a 5 kilometre uzaklıkta, Zuffenhausen denilen küçük bir kasabada oto tamirhanesinde işbaşı yaptığında, 17 yaşındaydı. Ayda eline 50 mark para geçiyordu. Hem bu oto tamirhanesinde çalışıyor, hem de meslek hazırlık okuluna devam ediyordu. İkinci yıl maaşı 350, üçüncü yıl ise 400 marka yükselmişti 19 yaşına girdiğinde, akrabası olan Seher Hanım'la evlendi. Hayatı daha yeni yeni tanımaya başladığı bir çağda, büyük bir sorumluk üstlenmişti. Oto tamirhanesinde dördüncü yılını tamamlayan Medet Bozkurt, çalışkanlığı ve dürüstlüğü sayesinde, çıraklıktan ustalığa terfi etmiş, maaşı da bin 400 marka çıkarılmıştı. Mesleğinde o denli başarılı olmuştu ki, patronu onu, tamirhanede staj gören öğrencilerin eğitimiyle görevlendirmişti. Medet Bozkurt iyi bir oto kaportacısı, kardeşlerinden Nevzat oto boyacısı, Hasan da motor uzmanı olarak yetişmişlerdi. Üç kardeşin amacı, bir oto tamirhanesi açıp, ticarete atılmaktı. Bir gün çalıştığı oto tamirhanesine, trafik kazası geçirmiş bir Volkswagen Golf gelmişti. Sahibi bu otomobili 3 bin marka satılığa çıkarmıştı. Medet ve kardeşleri, Golf'e talip olmuşlardı. Uzun bir uğraştan sonra babalarını ikna etmişler ve Golf'ü satın almışlardı. Üç kardeş kolları sıvamış, bir kaç gün içinde Golf'ü gıcı gıcır yapmışlar, bir yıl süreyle bu otomobile bindikten sonra da, 6 bin marka satmışlardı. Yüzde yüz kâr etmişlerdi. Bu ilk ticaret, Medet Bozkurt'un kafasında şimşeklerin çakmasına yol açtı.
Kullanılmış eşya ticareti
Medet ve kardeşleri bu arada başka bir kazanç kapısı daha bulmuşlardı. Sokaklara atılan eski bisikletleri, mobilyaları, buzdolabı kısaca o gün ellerine ne geçtiyse, bu eşyaları tamir ettikten sonra, bitpazarında kullanılmış eşya satan kişelere götürüyorlardı. Bu kişiler satılan her eşyadan yüzde 25 komisyon alıyorlar, yüzde 75'lik dilim ise Medet ve kardeşlerine kalıyordu. Medet, kardeşleri Nevzat, Hasan ve babaları Hamdi Bey, dört koldan çalışıyorlardı. Medet, işi daha da ileriye götürmeyi aklına koymuştu. Almanya'da eşyalarını yenilemek isteyenler, sokağa atacakları eskilerini taşıtmak için gazetelere ilan veriyorlardı. Bu ilanlar Medet'in ilgisini çekmişti. Kullanılmış eşyalar alınırken hiç bir ücret ödenmeyecek, üstüne üstelik bunları taşımak için para alınacaktı. Taşıma ücreti 800-1000 mark arasında değişiyordu. Ayrıca gittikleri evlerden, özellikle az kullanılmış mobilyaları satın alıyorlar, tamir edip cilaladıktan sonra, bitpazarında satıyorlardı. Kullanılmış eşyaların değerlendirilmesi ve bitpazarındaki ticaret, bugünün mobilya kralı Medet Bozkurt için bir başlangıçtı. Hamdi Bozkurt ve oğulları, artık Almanlar'ın kapısında işçi olarak çalışmak istemiyorlardı. Medet Bozkurt'un en büyük hayali, kardeşleriyle birlikte bir oto tamirhanesi açabilmekti. Bu konuda araştıramalara da başlamıştı. Handelskammer'e (Alman Ticaret Odası) başvurdu. 60 bin marka devren satın alacakları bir oto tamirhanesi bulmuşlardı. Ancak Handelskammer, yakın çevrede çok sayıda oto tamirhanesi bulunduğunu ileri sürerek, Medet'in isteğini geri çevirdi.
Möbel Bazar
Medet Bozkurt, çok arzu ettiği halde, işletme izni alamadığı için oto tamirhanesi açamayacaktı. Ancak, ölmek var, ticaretten geriye dönmek yoktu. "Mutlaka bir şeyler yapmalıyız. Kendi işletmemizi açmalıyız" diye düşünüyordu. Handeslkammer'deki bayanın peşini bırakmamıştı. Oto tamirhanesinin dışında ne iş yapabileceklerini soruyordu. Kadın bazı tavsiyelerde bulunuyor, yeni iş alanları gösteriyordu. Ancak Medet, anlamadığı bu işlere girmek istemiyordu. Sonunda çıkış noktasını, yine kendisi buldu. Kullanılmış mobilya mağazası açacaktı. Zaten kıyısından köşesinden de olsa bu işi yapıyorlardı. 1985 yılının Şubat ayıydı... Medet Bozkurt, oto yedek parçaları satın almak için gittiği Stutgart Zuffenhausen'de, bir mobilya mağazasının vitrininde, "Son satışlar, kapanıyoruz" yazısını gördü. "Bu mağazayı kiralayabiliriz" diye geçirdi içinden. Mağazanın sahibi yaşlı bir Almandı. Medet, düşüncelerini Alman işadamına anlattı. Adam, 22 yaşındaki bu genç Türk'ün iş konusunda heyecanından etkilenmişti. Sonunda Medet Bozkurt, bu mağazayı aylığı 3 bin marka kiraladı. 800 metrekarelik bir mağazaydı. "Möbel Bazar" adını verdikleri mağaza 1 Eylül 1985 tarihinde sade bir törenle açıldı.
Yeni mobilya ticareti
Stutgart'taki 800 metrekarelik mağaza Bozkurtlar için bir başlangıçtı. Möbel Bazar'a müşteri akın ediyordu. Kullanılmış mobilyaları ucuz fiyatla ve çok düşük kâr marjıyla satıyorlardı. İlk ay 38 bin 250 marklık bir satış gerçekleştirmişlerdi. Medet Bozkurt, 12 yıl önce yaptıkları bu ciroyu kuruşu kuruşuna hatırlıyordu. Çünkü, her akşam, kardeşleriyle birlikte en azından üç beş defa saymışlardı bu parayı. Möbel Bazar, kısa zamanda Stutgart ve çevresinde ün yaptı. Alman pazarlamacı Zimniak'ın teklifi, Medet Bozkurt'un mobilya ticaretindeki yönünü değiştirmişti. Kullanılmış mobilyaların yanında, yeni mobilyalar da satmaya başladı. Bay Zimniak'ın getirdiği yeni koltuk takımı bin 200 marka, bir hafta içinde satılmış ve 500 mark kâr bırakmıştı. Yeni mobilyalar, eskilerinin pabucunu dama atmış. Medet ve kardeşleri bir yıllık tecrübeden sonra, yeni mobilya işinde daha çok para kazanıldığını anlayınca, bu işe yönelmişlerdi. 1988 yılına gelindiğinde, Bozkurt kardeşler Stutgart yakınlarındaki Obertürkheim'da Möbel Bazar'ın ikinci şubesini açtılar. Medet, ilk mağazanın başında, Hasan ikinci mağazanın. Arı gibi çalışıyorlardı.
Berlin Duvarı yıkılınca
1989 yılına girilmişti. Medet ve kardeşleri dört yıl gibi kısa bir zamanda, mobilya sektöründe büyük başarılar elde etmişlerdi. Daha düne kadar, Almanlar'ın emrinde işçi olan Bozkurt kardeşler, şimdi kendi işyerlerinde milyonlarca mark ciro yapar duruma gelmişlerdi. Medet 26 yaşında mark milyoneri olmayı başarmıştı. Bu müthiş Türk gencinin yükselişi devam edecek, büyük değişimlere gebe olan Almanya onun önüne yeni ufuklar açacaktı. Berlin Duvarı'nın ve komünizmin çöküşü, genç Türk işadamı Medet Bozkurt'un yükselişi oldu. Medet Bozkurt, iki Almanya'nın birleşmesinin hemen ardından, eski Doğu Almanya pazarına açıldı. Birleşmeden sonra eli para gören Doğu Almanlar, Batı'dan gelen mallara hücum etmeye başlamıştı. Komünist yönetim döneminde, evine bir koltuk takımı almak için üç beş yıl beklemek zorunda kalanlar, "Belki bir daha bulamam" korkusuyla ikişer üçer koltuk takımı birden almaya başlatılar Medet Bozkurt ve kardeşleri, Doğu Almanya pazarına girdiklerinde, ilk satışlarını, birer aylığına kiraladıkları spor salonlarında gerçekleştirmişlerdi. Her ay bir başka şehirde sergi açıyorlardı. Bozkurt kardeşlerin gezici mağazalarının önünde binlerce Doğu Alman kuyruğa giriyordu. Bu gezici mağazalar tam iki yıl sürdü. Medet Bozkurt ve kardeşleri, belki de 10 yılda ulaşamayacakları hedefi 2 yılda yakalamışlardı.
Bozkurtlar, Doğu Almanya'daki ilk sabit mağazalarını ise, 1991 yılında açtılar. Doğu Berlin'in Friedrichshain bölgesinde yer alan mağaza 10 bin metrekarelik bir alana sahipti. Daha önce, Doğu Almanya'nın en büyük kağıt deposu olarak kullanılan bu binayı aylığı 100 bin manka kiralamışlar ve kısa sürede restore ederek, dev bir mobilya mağazası haline getirmişlerdi. Kardeşlerden Hasan Bozkurt'un teklifi üzerine, bu mağazaya "Mobilya Vahası" anlamına gelen "Möbel Oase" adı verildi. Medet Bozkurt ve kardeşleri, mobilya sektöründe bir fırtına gibi esmeye başladılar. 9 ay sonra Doğu Almanya'nın Linthe kasabasında, Möbel Oase'nin ikinci şubesini açtılar. 20 bin metrekaresi kapalı alan olmak üzere toplam 50 bin metrekarelik bir alana sahip olan bu ikinci mağazanın mülkünü 6 milyon marka satın aldılar. Bu arada yine Doğu Almanya'da, Sossenheim ile Polonya sınırındaki Frankfurt am Oder kentlerinde iki mağaza daha açtılar. Binaları birer yıllığına kiralanan bu mağazalar, sonradan başka bölgelere ağırlık verileceği için kapatılacaktı. Medet Bozkurt ve kardeşlerinin temposuna yetişmek mümkün değildi. Almanya'nın doğusundaki mağaza sayısını arttırırken, bu arada batıyı da unutmamışlar, Stutgart'taki iki mağazanın yanı sıra, Mannheim yakınlarındaki Sinsheim'da bir üçüncüsünü faaliyete geçirmişlerdi. 1992 yılının sonlarına gelindiğinde Bozkurt kardeşler, eski Doğu Almanya'da 2, Federal Almanya'da ise 3 olmak üzere 5 mobilya mağazasına sahip olmuşlardı. Artık o günler geride kalmıştı. Medet ve kardeşleri yılda 120 milyon mark ciro yapan mobilya mağazalar zincirinin sahipleri olmuşlardı. Kaderi insanları, hangi noktadan, hangi noktaya getiriyordu. Akıl alacak gibi değildi... Büyümenin sonu yoktu. Medet ve kardeşleri, Doğu Almanya pazarını avuçlarının içine almışlar, sıra diğer Doğu Bloku ülkelerine gelmişti. 1993 yılının Şubat ayında Prag'da "Asko" adını verdikleri mobilya mağazalarını açtılar. 5 bin metrekarelik bir alana sahipti. Bu mağaza için 500 bin mark masraf yapılmıştı. 1994'de yönünü tekrar Batı Almanya'ya çeviren Medet Bozkurt, Gannstad kentinde 10 bin metrekare büyüklüğünde bir başka mobilya mağazasının daha açılışını yaptı. Prag'daki mağazanın iyi bir performans göstermesi üzerine, 1996'da bu kentte ikinci mağazayı da faaliyete geçirdiler. Ardından bir mağaza daha Çek Cumhuriyeti'nde mağaza sayısı 3'e çıkmıştı. Medet ve kardeşleri hiç boş oturmuyordu, yatırım üstüne yatırım yapıyorlardı. Münih'te 10 bin metrekarelik dev bir mağaza daha açılmıştı. Bir yıl içinde üç dev mağazayı müşterinin hizmetine sunmayı başarmışlardı. Bozkurt kardeşlerin bugün, Almanya, Çek Cumhuriyeti ve Türkiye'de olmak üzere, 12 mobilya mağazası bulunuyor. 34 yaşında Almanya'da mobilya kralı olan Medet Bozkurt ve kardeşlerinin sahibi olduğu mağazalarda 500 civarında kişi istihdam ediliyor. Bozkurtlar, bu yıl 150 milyon mark ciroyu hedefliyorlar. |
|