kapat

22 MART 1997 CUMARTESI
Zeynep Göğüş
Artvin-Antep hattı

Türkiye haritasını karşınıza alın, Karadeniz kıyısındaki Artvin'den başlayıp Gaziantep'in doğusundan Suriye sınıra inen bir çizgi çekin. Bu hattın Batı'sında nüfus sorunumuz yok. Hatta öyle yok ki, demografik eğilim olarak Avrupa Birliği üyesi Portekiz'de durum neyse, Artvin-Gaziantep hattının Batı'sında da o...

Hızlı üreme ise bu çizginin doğusunda...

Kimi Avrupalılara sorarsanız Türkiye'nin kalabalık nüfusu Avrupa Birliği üyeliğine alınmasına büyük bir engel... Hızlı nüfus artışı yüzünden 2020 yılında 150-200 milyon olacakmışız...

Bazan düşünüyorum da, acaba bu rakamları paranoyak bir Yunanlı bilhassa mı yayıyor diye. Fakat en vahimi, kendimizin de bu söylenenleri fazla sorgulamayıp inanma eğiliminde olmamız.

Nüfus engelinin ne kadarı gerçek?

Bu soruya cevap vermeden önce önemli bir düzeltme yapmam gerekiyor: Salı günü çıkan yazımda "Nüfus bahane, 100 milyon bile olmayacağız" derken vahim bir yıl hatası yapmış, 2020 yılı civarında nüfusumumuzun 98 milyon civarında sabitleşeceğin yazmışım.

Doğrusu 2020 değil 2050 yılı... Devlet İstatistik Enstitüsü'nün tahminlerine göre Türkiye nüfusunun ancak 21'inci yüzyılın ortalarında 98 milyon civarına çıkması bekleniyor. 2045 gibi bir tarihte 95 milyon civarında sabitleşmemiz daha da büyük ihtimal.

***

Abartan sadece Avrupalılar değil, Başbakan Erbakan da geçen hafta 70 milyon olduğumuzu söylemişti. Turgut Özal ise 100 milyonluk Türkiye'den söz etmeyi severdi. İşing erçeği ise 2000 yılına 67 milyon Türk birlikte girecek olmamız...

"Avrupa içinde yer almanıza nüfusunuz engel" diyenlere doğruları anlatmamız gerekiyor.

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi profösörlerinden nüfus uzmanı Cem Behar'ın anlattığına göre Türkiye'nin nüfusu artmasına artıyor, ama giderek azalan bir hızda... Eskiden üçüncü viteste giden otomobil şimdi birinci viteste; 2040 ile 2050 arasında bir yerde ise tamamen duracak ve nüfusumuz sadece kendini yenileyebilecek kadar artacak ki, bunun için her ailenin ortalama iki çocuk sahibi olması yetiyor.

***

Artvin-Antep çizgisinin batısında demografik eğilimlerin Avrupa Birliği düzeyinde de, doğusunda durum ne? Hattın doğusu İran ya da Pakistan'ı andırıyor. Hatta belki İran'ın da biraz gerisinde. Çünkü İran aile planlamasında son yıllarda çok başarılı.

Yine de karamsar olmaya hiç gerek yok. Prof. Cem Behar Türkiye nüfusunun büyük bölümünün Artvin-Antep hattının batısında yaşadığını, hattın doğusundaki nüfus oranın yüzde 15 olup göçlerle yüzde 10'lara gerileme eğilimine girdiğini hatırlatıyor.

Doğu'dan Batı'ya göç Batı kentlerini kalabalıklaştırıyor, ama sonuç itibarıyla Türkiye'nin nüfus artış hızının da azalmasına yol açıyor. Batı'ya göçen Doğulunun doğum oranı en fazla 10 yıllık bir süre içinde Avrupa ortalamasına düşüyor.

"Nüfusumuz çok" diye kendimizi suçlamayı bırakıp beynimizi olumlu yönde çalıştırırsak kazançlı çıkarız.


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Bu sayfa YÖRE Elektronik Yayımcılık tarafından hazırlanmıştır. Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr
YÖRE Elektronik Yayimcilik A.S.