![]() |
| 22 MART 1997 CUMARTESI |
![]() |
Güngör Mengi
MGK üyesi Oramiral Erkaya "Demokrasilerde sorunlar meclis çatısı altında sabır içinde çözüme kavuşturulur" diyor.. Deniz Kuvvetleri Komutanı devam ediyor: "Milletimiz sabırla bekliyor. Tabii biz de halkın bir parçasıyız. MGK kararlarının uygulanıp uygulanmayacağı konusunda bir şey söylemek için henüz erken.. Bunu hep birlikte göreceğiz.." Darbe yapmayı aklına koymuş bir asker böyle konuşmaz. Bu sözler sorunları, temsil edildikleri anayasal organda yetkileri kullanarak çözmek isteyen demokrasiye bağlı bir askerin duyarlılığını ifade ediyor. Şimdi meclisteki iktidar gruplarının da olaya aynı anlayışla, yani asker kompleksine mahkum olmadan yaklaşmaları gerekiyor.. Yazık ki görüntü, çok farklı.. Hükümetin de itirazsız kabul ettiği kararlar, meclis zemininde ne kadar haklı olduğunu bakılmaksızın "asker baskısı" gibi gösterilerek reddedilmek kaderi ile yüz yüze getiriliyor. Refah'ın niyetinden şüphe etmeye hakkımız var. Acaba Refah, orta ve uzun vadeli çıkarları için askeri darbe mi istiyor? Refah sözcülerinin tahriklerine mecliste bir eylem eklendi. Pompalı tüfeklerin rahsata bağlanması önerisi, komisyonda reddedildi. Pompalı tüfeklerin güvenlik için tehdit edici bir sayıya ulaştığı devletin istihbarat örgütleri tarafından tesbit edilmiş, MGK da bu konuda önlem kararı almıştı. Pompalı tüfeklerin en işe yaradığını, TV'lerdeki şiddet filmlerini izleyen cahil insanlar bile öğrendi. Pompalı tüfek av silahı değildir. Dini kitaplar fuarında kurulan pompalı tüfek standının dindarları av sporuna özendirmek amacı güttüğünü kim söyleyebilir? Refah, pompalı tüfek konusu meclis genel kuruluna indiğinde aynı tavrı sürdürürse bu, öteki konulardaki itirazlarının da inandırıcılığını kaybettirecektir. Bu akılsız direniş ve tahrikler bile demokratik sabra zarar vermemeli.. Çünkü demokratik sabırla elde edilecek yararlar daha büyük.. Refah'ın inatçılığı, Türkiye'nin rotasını değiştirme zorlamaları, iktidara hazırlıksız geldiğini gösteren ilkesiz ve çağ dışı icraatı, devletin bu partiye emanet edilemeyeceği bilincini her gün kitlelere kazandırıyor. Adil Düzen de çoktan hapı yuttu!. Yandaşlarına iş vermek ve devlet kasasından yardım etmek Refah'ı büyütmüyor. Çünkü Refah bütün seçmenlerine bunları veremez. Son seçimde Refah'a oy verenler arasında bu imkandan yararlanamayan ve yararlananları görerek kızgınlığa düşenler gelecek seçimde başka partilere yönelecektir. Devleti "yağma Hasan'ın böreği" gibi gören ilkellik, çağdaş toplumun beklentilerini karşılayamaz. Böyle partileri darbeler değil, demokrasi tasfiye eder. 1980 öncesi çığ gibi gelen Ecevit'in 20 aylık iktidar deneyinden sonra yapılan ara seçimi 5-0 kaybederek nasıl gittiğini unutmayalım.. Komutanın sözünü ettiği sabırı bu anlamda aklımız ve bütün kalbimizle destekliyoruz!
Meclis, siyaset ahlâkını bozan, devletin kaynaklarını haksız şekilde savuran rezil bir uygulamaya son verdi. Bundan sonra artık her altı ayda bir mini yerel seçimler yapılmayacak. Böylelikle bütün devlet aygıtı, iktidar partilerine bir kaç kasaba belediyesinde seçim kazandırmak için helâk olmayacak. Hükümetler, başbakanlar, ilçelere il, beldelere ilçe olma vaadinde bulunmanın ayıbından, günahından kurtulacak. Bu ayıba talip olanların makamlara verdikleri zararlar böylelikle önlenecek.. Şimdiye kadar ahlâksızlık onurlandırılıyordu. İlçesini il yapmak ve kentine ganimet kazandırmak üzere istifa eden belediye başkanlarının sahtekârlığı kahramanlık sayılıyordu.. Mecliste kabul edilen yasa, demokrasinin her hastalığa çare olduğunu gösteriyor. Bu gerçeği hatırlayan meclisten yeni olumlu adımlar beklemeye hakkımız var. |
|