![]() |
| 22 MART 1997 CUMARTESI |
![]() |
İhraç istemiyle disipline sevkedilen DSP Ankara Milletvekili Gökhan Çapoğlu, genel başkan adaylığını ilan etti.
Ankara- İhraç istemiyle disipline sevkedilen DSP Ankara Milletvekili Gökhan Çapoğlu, dün konuşmacı olarak katıldığı Türkiye Sanayici ve İşadamları Vakfı'nın toplantısında Ecevit'e karşı genel başkan adayı olduğunu ilan etti ve "İnançla ben bunu daha iyi yaparım diyorum" dedi. "Bu kadar güçlü bir genel başkanın karşısına aday olarak çıkmanın zorluğunu biliyorum. Ben bile bile ortaya çıkıyorum. Bunun hazırlığını da ciddi biçimde yapıyorum" diyen Çapoğlu, 2 maç kaybettikten sonra Fenerbahçe'den ayrılan Lazaroni'yi örnek göstererek Ecevit için "Bırakması lazım" dedi. TÜSİAV'ın Cinnah toplantıları dizisine dün Gökhan Çapoğlu katıldı. "Yepyeni Bir Türkiye İçin" isimli kitabını TÜSİAV üyelerine tanıtan Çapoğlu, bir de konuşma yaptı. Toplantının açılışını yapan Vakıf Başkanı Veli Sarıtoprak siyasi partilerin yapısını değerlendirirken isim vermeden Ecevitler'i eleştirdi.
'Kendi davet etti'
Siyasete Bülent Ecevit'in 30 Ekim günü telesekreterine bıraktığı bir not üzerine girdiğini belirten Çapoğlu, genel başkan adaylığını ilan ederken şunları söyledi: "Ben siyasete davet üzerine girdim. Telesekreterimde Bülent Bey'in mesajı vardı. Aradım. Partiye girmemi, milletvekili adaylığ önerdi. Yaşamım için bir dönüm noktasıydı. Hemen kabul etmedim. Ertesi gün görüştük. Kitaplarımı okuduğunu söyledi. Hatta bazı sayfaların altını da çizmişti. Yani benim görüşlerimi biliyordu. Ben de Sayın Ecevit'in Türkiye'ye büyük bir ivme kazandıracağını umarak siyasete girdim. Partinin kurumsal yapısı bulunmadığı için, istediğimiz şekilde kurumsallaştırabilirdik. Çünkü diğer partilerde liderin dışında bir de lider yandaşları vardı ve onları aşmak çok zordu. DSP'de liderin yanında bir iki kişi var. DSP'ye girdiğim için pişman değilim. Ben siyasete hem kolay girdim, hem de çok önemli yerlere geldim. Grup Yönetim Kurulu'na girdim. Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğine getirildim. Bana arkadaşlardan 'susarsan DSP Hükümete girdiğinde Bakan olursun', 'genel başkan adayı olursun' diyenler oldu. Genel başkanlık için haberler çıktı. Hatta Sayın Ecevit 'Sayın Mümtaz Soysal da, Sayın Çapoğlu da aday olabilirler' demişti. Allah herkese uzun ömür versin. Önemli olan benim Veli Bey'le yaşarken mücadele etmem. Başarısız mı oldum. Hiç sorun değil. Ben üniversiteme geri dönerim. Ama benim şimdi yapmaya çalıştığım bu. İnançla, ben bunu daha iyi yaparım, diyorum. Partiiçi demokrasi gelişmelidir. Sistem değişmelidir. Ondan sonra kişiler de kendi partilerini kurmalıdır. Veli Bey çıkıp 'Ben Veli'yi sevenler partisini kurdum' diyebilmelidir. Şimdi bütün partiler kişi partileridir. Partiiçi demokrasi olmayınca, milletvekillerinin niteliği değil, kendini hanfendiye ve beyefendiye nasıl gösterdiği önem taşıyor."
'Çekilmek lazım'
Çapoğlu, 25-30 yıl boyunca bir partide genel başkanlık yapmanın ülke açısından sakıncalı olduğuna dikkat çekerek "İnsanlar kendilerini aşamıyorlar ve yine de 25 yıl Genel Başkan olarak kalabiliyorlar. 25-30 yıl bir nesildir. Programınız tutmadıysa, halk beğenmediyse geri çekilmek lazım" dedi. DSP'de çok iyi bir ekip kurulduğunu kaydeden Gökhan Çapoğlu, Ecevit'in bu ekibi değerlendiremediğini savunarak şöyle konuştu: "Kurulan ekip Türkiye'yi farklı bir noktaya getirebilirdi. Kendisini bu ekip zirveye getirebilirdi ve belli bir noktada bırakması gerekiyordu. Düşüş oldu. Zirveye çıkaramadı. Bırakması lazım. DSP, ANAP ve DYP arasında kurulan hükümete girebilirdi."
Don Kişot musunuz?
Çapoğlu "Partiden size destek var mı, yoksa Don Kişotluk mu yapıyorsunuz?" sorusuna "Ben Don Kişot değilim. Milletvekillerinden ve örgütlerden; Ecevitler'in seçtiği örgütlerden dahi destek var. Telefonlar geliyor. Delegeler arıyor. Bülent Bey'in seçilme olasılığı çok fazla ama ben mücadelemi sürdüreceğim" yanıtını verdi. Çapoğlu, kendisinin hizip falan olmadığını, Ecevit'in elinde hiçbir kanıt olmadan, kanaatleriyle hareket ettiğini belirterek şöyle konuştu: "Amacım DSP'yi iktidara getirmek. Genel Başkanlığa adaylığı bilinen bir insana bu yapılmamalı. İhanet suçlaması olmamalı. Umarım ihraç edilmem. Parti içinde bir değişim hareketi var. Parti dışına çıkarılırsam değişim hareketi parti dışında da devam eder. Başka partiye geçmeyeceğim. Çünkü hiçbir partide parti içi demokrasi yok." |
|