![]() |
| 18 MART 1997 SALI |
Kadın hastalarına tacizde bulunan Tabip Albay Korkut Alkan, Askeri Mahkemece tutuklandı. Alkan tutuklama kararına itiraz etti
SABAH'ın gündeme getirdiği ve Türkiye'nin 3 gündür tartıştığı "tacizci doktor" İstanbul Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA) Nöroşirürji Bölüm Başkanı ve Beyin ve Sinir Cerrahisi Mütehassısı olarak görev yapan Prof. Dr. Tabip Albay Korkut Alkan. Kadın hastalarına cinsel tacizde bulunduğu gizli kamerayla tespit edilen Alkan, çıkarıldığı Askeri Mahkemece tutuklanarak Selimiye Cezaevi'ne konuldu. Alkan, tutukluluk kararına itiraz için dilekçe verdi. Korkut Alkan'ın dilekçesi bu hafta bir üst Askeri Mahkeme'de ele alınacak. Tacizci doktor cezaevine girerken, Nişantaşı Rumeli Caddesi'ndeki lüks bir apartmanda bulunan özel muayenehanesine de dün tam bir sessizlik hakimdi. Alkan'ın sekreteri, doktoru arayanlara gerçeği açıklamazken "Doktor bey yurtdışına çıktı. Size randevu veremiyorum" diyor.
Tümör endişesiyle gitti
Tacizci doktorun cezaevine girmesine neden olaylar şöyle gelişti: Anne ve babası da Tabip Albay Korkut Alkan'ın hastası olan 23 yaşındaki Ş. ilk kez 13 yaşında bu doktora gitmeye başladı. Aile doktorları olan Alkan'a bir baba gibi güvenen Ş. onun gerçek yüzüyle geçen yılın Ağustos ayında karşılaştı. Sürekli başağrısı ve bayılmalardan şikayetçi olan Ş. beyninde tümör olduğu endişesiyle Korkut Alkan'ın Nişantaşı'ndaki muayenehanesine sık sık kontrole gidiyordu. Ağustos'ta yine muayeneye gittiğinde ani bir baygınlık geçirdi. Bayıldığında giyinik olan ve muayene için de soyunmasına gerek bulunmayan genç kız bir ara kendine gelir gibi olduğunda elbiselerinin çıkarılmış olduğunu fark etti. Doktorun elleri vücudunda geziniyordu. Bu çirkin manzaranın yarattığı şokla bir baygınlık daha geçiren genç kız ikinci kez kendine geldiğinde doktorun da soyunmuş olduğunu gördü. Apar topar giyinen genç kız kendisini muayenehaneden dışarı attı.
Önce sevgilisine anlattı
Ş. öylesine şaşkın ve öylesine bir şok içindeydi ki kimseye bir şey söyleyemiyordu. Başına gelenleri anlatamıyordu. Aylarca uyku tutmadı genç kızı. Güvendiği bir doktor tarafından tacize uğramak onu ciddi bir bunalıma sürükledi. Uzun süre düşündükten sonra yaşadıklarını, yanında çalıştığı ve ünlü bir işadamı olan E.'ye anlattı. Genç kızın erkek arkadaşı da olan E. önce savcılığa başvurmayı ve doktoru adalete teslim etmeyi düşündü. Ancak, küçük bir araştırma sonunda böyle bir suçun cezasının çok az olduğunu ve doktorun meslek yaşamını dahi etkilemeyeceğini öğrendiler.
Programcılar devrede
Yaptıklarının gizli kamerayla tespit edilip televizyonlarda yayınlanmasının doktor için daha büyük bir ceza olacağını düşünen genç kız, Fatma Girik'in sunduğu "Söz Fato'da" programına başvurdu. Ş.'nin anlattıklarını dinleyen "Söz Fato'da" ekibi, sosyetede iyi tanınan bu doktorla ilgili olarak daha önce de kendilerine çeşitli ihbarlar geldiğini belirttiler ve araştırmaya başladılar. Araştırmalar, genç kızın söylediklerini doğruluyor bazı hastalar benzer durumlarda kaldıklarını ileri sürüyorlardı. Program ekibinden bir genç kadın, hasta gibi davranarak doktora başvurdu. Muayene masasında baygınlık geçiriyormuş gibi yapan TV'ci, doktorun marifetlerini gizli kamerayla tespit etti.
Önce inkar etti
Bir süre sonra muayenehaneye giren Girik, doktora "Hastalarınıza cinsel tacizde bulunduğunuz yolunda iddialar var. Ne diyorsunuz" diye sordu. Ancak doktor büyük bir yüzsüzlükle "Siz buna inanabiliyor musunuz? Yakışıklıyım, mevkim var, neden böyle bir şey yapayım. Hiç ihtiyacım var mı?" dedi. Gizli kamera görüntüleri izletildikten sonra yaptıklarını kabul eden Doktor Korkut Alkan, "Bu programı yayınlarsanız intihar ederim" tehdidinde bulundu.
SABAH okurlarının, "Tacizci doktor"la ilgili görüşlerini almak için açtığımız telefon ve faks hattı dün de geç saatlere kadar bir an bile susmadı. SABAH'ı arayanların yüzde 90'ından fazlası "Doktorun ismi açıklansın" dediler. "İsmi yayınlanmasın" veya "Kararsız kaldık" diyenlerin oranı ise yüzde 10'u bile bulmadı. İşte, "Yayınlayın" diyen okurlarımızdan gelen faks metinleri ve telefon deşifleri: Numan Açıkgöz (İsviçre): İsmini yayınlayın ki bizler de kötü insanları ve dostları tanıyalım. Cahit Batuk (Almanya-Berlin): Toplumun yüzkarası bu tip insanların önce hadım edilmesi, sonra da ahlaksızın halka açıklanması gerekir. Şerif Coşkun (Almanya-Heidelberg): Eğer doktor olabilmiş bir kişi, dokturluk yeminine rağmen bu ahlaksızlığı yapabiliyor ise bundan sonra bu ahlaksızlığına devam etmeyeceği nasıl bilinir? Bir doktorun ahlaksızlığını örtbas ettirmek isteyen hatırlı kişiler varsa, onlar da o ahlaksızın ahlaksız dostları olabilir. Gazeteniz onların da isimlerini yayınlamalıdır. Ali Çelikel: Bu caninin adını yayınlayın. Çünkü böyle insanlara müstahaktır. Yücel Eser: Haberi yayınlayın. İntihar ederse bir daha aynı şeyi yapamaz. Almanya'dan bir grup: Türkiye'de böyle bir doktorun olduğuna inanmak istemiyoruz. Böyle birine doktor demeye dilimiz bile varmıyor. Hiçbir saat ve saniye kaybetmeden kamuoyuna tüm bilgilerinizi aktarın. Nadide Özkan-NATO'da Kadınlar Kolu Başkanı (Brüksel): Doktoru nefretle kınıyorum. Bir doktor yemini vardır. Bu doktoru değil cezalandırmak, değil teşhir etmek, Taksim Meydanı'nda idam etmek gerekir. Bütün doktorlara, bütün hastalara ibret olsun diye... G.O.: Ben 60 yaşındayım. Gençken bir fizik doktorunun tacizine uğradım. O günden beri doktora gitmeye korkuyorum. Tacizci doktorun adı yayınlansın. Kendisini öldürecekmiş. Öldürsün. Bu tür doktorların kurbanı olan benim gibi kadınlar her gün ölüyor. Betül Ş.: Organ çalıp başka hastalara satan doktorların isimleri açıklanıyor sa bu tacizci doktorun ki niye açıklanmasın. |
|