![]() |
| 17 MART 1997 PAZARTESI |
Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun Susurluk raporuna göre, Ömer Lütfü Topal cinayetinden tutuklanan 3 Özel Timci'yi Tevfik Ağansoy ihbar etti ve aynı gün öldürüldü. Abdullah Çatlı'nın üzerinden çıkan toz ise kokain.
Ankara- Susurluk kazasının ardından, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığınca hazırlanan ve 9 Ocak 1997'den beri Başbakan Necmettin Erbakan'da bulunan "Susurluk Raporu" nihayet gün ışığına çıktı. 3 aydır tüm ısrar ve eleştirilere rağmen raporu Meclis Susurluk Komisyonu'na göndermeyen Erbakan, komisyondan gelen isteklere sonunda olumlu yanıt verdi ve raporu geçen Perşembe günü Meclis'e iletti. Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Osman Nuri Oduncu ve 3 müfettiş arkadaşınca hazırlanan raporda, bazı yeni iddialar ortaya atılıyor. Rapordaki ilginç bölümler şöyle: Çatlı ve Kocadağ birbirlerini tanıyor: Abdullah Çatlı ile Hüseyin Kocadağ'ın birbirlerini daha önceden gerçek kimlikleri ile tanıdıklarına ilişkin emareler bulunduğu, ancak araçta ve kişiler üzerinde bulunan silah belge ve bilgilerle birlikte adliyeye intikal ettirilmiş olması ve gerekli kriminal tetkiklerin bu merciler tarafından yaptırılması nedeniyle, bu kişilerin herhangi bir gayrimeşru amaç ve faaliyet için bir araya gelip gelmedikleri konusunda fikir beyanının mümkün olmadığı görülmüştür. Çatlı'nın üzerinden çıkan toz maddesinin kokain olduğu laboratuvar tetkiki sonucu saptanmıştır. Ağansoy'un öldürülmesi: Tevfik Ağansoy'un öldürüldüğü gün, Özel Harekatçı 3 polis memurunun, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde Ömer Lütfü Topal cinayeti ile ilgili olarak gözetim altına alındığı 28 Ağustos 1996 günüdür. Dolayısıyla Tevfik Ağansoy'un öldürülmesinde, bu kişileri ihbar etmiş olabileceği veya karşılıklı hesaplaşma şüphesi doğmakta olup araştırılması gerekmektedir. Tarık Ümit ve evdeki kan izleri: Tarık Ümit ile İran uyruklu Asker Smitko ve Lazen Esmaeli kaçırılmış ve Ümit haricindekilerin cesetleri Silivri yakınlarındaki Değirmenköy civarında bulunmuştur. Silivri Jandarma Komutanlığı yaptığı araştırmada, 14 Şubat 1995'ta Abdullah Baybaşin'in Altınkum Sitesi'ndeki ikametgahında yapılan araştırmada uzun zamandan kalma kan izleri olduğunu belirlemiştir. Bu kan izlerinin silinmek istendiği yolundaki tespit de dikkate değer bulunmaktadır. Topal'ın sahte kimlikleri: Ömer Lütfü Topal ile ilgili olarak yapılan araştırmada bu kişinin Sami Onar ve Cevat Serdar sahte kimliklerini kullandığı saptanmıştır. Bu kişinin Topal adına Ankara'dan TR-C 403186, Gaziantep'den de Sami Onar adına TR-D 256258 numaralı pasaport aldığı anlaşılmıştır. Kendisinin ayrıca TR-H 918035 numaralı kendi adına bir pasaportu daha bulunmaktadır. Diplomatik pasaport: Topal'ın 010041672 numaralı CCCP (Rus) diplomatik pasaportu da vardır. Bu pasaport kendisine Türkmenistan Cumhurbaşkanı tarafından verilmiş ve Türkmenistan, Azerbaycan ve ABD seyahatlerinde kullanılmıştır. Diplomatik pasaport sahiplerinin yurda giriş ve çıkışlarda ihbar olmadıkça kendilerinin ve eşyalarının aranmaması gerçeğinden hareketle, kara para silah ve uyuşturucu gibi hususlarda aranmama imkanından Topal'ın da istifade etmiş olabileceği düşünülmektedir. Bucak'ın korunması acil değil: Şanlıurfa Milletvekili Sedat Bucak'ın korunması için İl Koruma Kurulu'nun sadece bir polis görevlendirilmesine karar verildiği ve bu karar İçişleri Bakanı Mehmet Ağar tarafından da 6 Ağustos 1996 günü onaylandığı halde, aynı gün Bucak'a 4'ü İstanbul'da, ikisi İzmir'de görevli altı koruma tahsis edilerek tayinlerinin yapıldığı, bu kişilerin ise derhal koruma görevine başlamayıp 3 aylık bir dönem içinde ayrı ayrı göreve başlamalarının ise korumada aciliyet bulunmadığını ortaya koymaktadır. Bu kişilerden üçünün Topal cinayeti ile gözaltına alınması da ve birinin de bunlar lehine tanıklık yapması da dikkat çekicidir. Pepekal'ın durumu: İşçi Parti Genel Başkanı Doğu Perinçek tarafından varlığı iddia edilen örgütün, Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki bağlantısı olarak öne sürülen Yüzbaşı Hüseyin Pepekal'ın durumu araştırılmıştır. Genelkurmay Başkanlığı'ndan alınan bilgiye göre bu kişi, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda görevlidir. Yapılan incelemede yüzbaşı hakkında somut kanıtlar ortaya konamadığı ve şahıs hakkında ceza davası açılmasını gerektirecek yeterli delil bulunmadığı anlaşılmıştır. |
|