![]() |
| 19 SUBAT 1997 CARSAMBA |
![]() |
Papa 2'nci Jean Paul, önceki günkü vaazında, kıyameti kastederek, bütün insanları yok edecek bir olayın bir daha olmayacağını söyledi. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, "Hak dinlerde kıyamet inancı, imanın temel şartlarındandır" dedi
Ankara - Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, Papa 2'nci Jean Paul'un Pazar günkü vaazında söylediği kıyameti kastederek, "Dünyanın sonu gelmeyecek" şeklenideki sözlerine karşılık, "Kıyamet gerçekleşecektir ama zamanı Allah tarafından henüz belirlenmemiştir" dedi. Yılmaz, Papa 2'nci Jean Paul'un, "bütün canlıları üzecek, yok edecek bir olay bir daha olmayacak. Nuh tufanı benzeri bir olay bir daha yaşanmayacak" dediğine dikkati çekerek, "Kıyamet inancı, bütün hak dinlerinde ve İslam dininde, imanın temel şartlarındandır. Kıyametin olmayacağını söylemek insanı dinden çıkarır. Kıyametin zamanı Allah tarafından henüz belirlenmemiştir. Şüphesiz bu alemin sonu gelecektir ve yepyeni bir alem yaratılacaktır" dedi. Kıyamete yönelik ifadelerin Kuran'ın yanı sıra İncil ve Tevrat'ta da bulunduğunu kaydeden Yılmaz, "Kıyamet kainatın ölümüdür. Bilindiği zaman hayatın bir değeri kalmaz ve insanlardaki aktivite yok olur. Dünyaya yönelik çalışmalar azalır. İnsanın psikolojik durumu bozulur" diye konuştu.
"Papa kabul ediyor"
Yılmaz, Papa'nın kıyamete ilişkin basında yer alan sözlerinin yanlış anlaşılabileceği düşüncesiyle, konuşma metnini Vatikan'dan aldıklarını söyledi. Vatikan tarafından Diyanet İşleri Başkanlığı'na, Papa'nın konuşma metni ile birlikte gönderilen açıklamada ise "Papa, Tanrı'nın Nuh ile yaptığı evrensel anlaşma hakkında söyledikleriyle günümüz dünyasının sonunda kıyamet günü ile ilgili olarak belirecek gerçeği kabul etmemiş değildir" denildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi: "Kıyamet günü bizim bilmediğimiz öyle bir gün olacak ki, o gün Allah, İsa'nın muhteşem dönüşü ile yeryüzünde kendisinin sevgi ve merhamet yargısını belirleyecek. Papa konuşmasında bundan söz etmedi, çünkü dinsel törende okunan bölümlerde bundan sözedilmiyordu. Fakat başka konuşmalarında bundan açıkca söz etmiştir." |
|