![]() |
| 06 SUBAT 1997 PERSEMBE |
![]() |
Haksız kazanç temini ve ve rüşvet almakla suçlanan eski polis müdürleri Deniz Gökçetin, Sedat Demir, Erdal Durmaz ve Halim Apaydın dün hakim karşısına çıktı.
Kamuoyunda "Söylemez Kardeşler" olarak bilinen organize suç örgütü üyelerine rüşvet karşılığı yardım ettikleri ileri sürülen İstanbul eski Emniyet Müdür Yardımcısı Deniz Gökçetin, Asayiş Şubesi eski Müdürü Sedat Demir ile Cinayet Büro eski Amiri Erdal Durmaz'ın da aralarında bulunduğu, 10 sanığın yargılanmasına devam edildi. Sanıkların tahliye talebi reddedildi. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, 16 Ocak'ta Beykoz ve Bakırköy'de yakalanarak cezaevine konulan Gökçetin, Demir ve Durmaz, olayla ilgili ilk tutuklanan sanık Başkomiser Halim Apaydın ile rüşvet verdiği iddia edilen Söylemez Kardeşler'den Mehmet Faysal Söylemez katıldı. Tutuksuz sanıklar Levent Şeker, Mehmet Aslan Ünal, Cengiz Akgün ve Gazi Dönmez ile gıyabi tutuklu otel sahibi Halim Karataş mahkemeye gelmedi.
"Ünal işkence yaptı"
Gökçetin, Cengiz Akgün'e ait Topkapı Otel'in kapatılmaması için, Başkomiser Apaydın ve otel sahibi Karataş aracılığıyla 10 bin mark aldığı yolundaki suçlamanın doğru olmadığını söyledi. Gökçetin, Apaydın'ın kendisini suçlar nitelikte ifadeler verdiğinin sorulması üzerine, Apaydın'ın ifadesinin, eski Emniyet Müdür Yardımcısı Bilgi Ünal'ın başlarında bulunduğu bazı polislerce işkenceyle alındığı iddia etti.
Göktepe olayı
Gökçetin, şöyle dedi: "Biz, Metin Göktepe olayını aydınlattık. Olaya karışanları adalete teslim ettik. Bundan, belli görüşlere sahip teşkilat içinde bulunan insanlar rahatsız oldu. Çeşitli tepkiler aldık. Bizden sonra göreve gelen kişiler de, bu görüşleri benimsemiş insanlar. Bu nedenle bana çamur atıldı." Deniz Gökçetin, Kızıltoprak'taki cinayet ve 2 polisin silahlarının gasp edilmesiyle ilgili olayda, soruşturmanın Söylemez Kardeşler lehine sonuçlanması için rüşvet aldığı yolundaki iddianın da doğru olmadığını bildirdi. Söylemez Kardeşler'in, Kızıltoprak'taki olayın da failleri olduklarının belirlenmesi üzerine, yakalanmaları için özel bir ekip kurduğunu anlatan Gökçetin, Söylemezler'in yakalandığı dönemde, kendisinin, Tuzla ve Sultanbeyli'den sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı olduğunu ve izinde bulunduğunu söyledi.
"Dost olduk"
Hakkında, gözaltına alınan İbrahim Genç'ten haksız kazanç elde ettiği suçlaması bulunan Sedat Demir ise, Genç'e bir ev ve bir kooperatifini sattığını kabul ederek şöyle dedi: "Abdullah Sülük'ün de aralarında bulunduğu 11 kişiyi Balıkesir'de yakaladık. Bunlara yardım ettikleri iddiasıyla Ziya Aycan ve İbrahim Genç'i de İstanbul'da gözaltına aldık. Genç DGM'ce serbest bırakıldı. 15 gün sonra ziyarete geldi. İnşaatçı olduğunu, Asayiş Bürosu'nun nezaret ve tuvaletlerini yaptırmak istediğini söyledi. Sabıkasız bir insan olduğu için teklifini demirbaşlara geçmek kaydıyla kabul ettik. İbrahim Genç onarımları yaptırırken akşam vakitleri bana uğramaya başladı. İyi bir insandı ve samimi olduk." Sedat Demir, soruşturma müfettişlerinin öküz altında buzağı aradıklarını belirterek, "İntikam ve hırs içinde bu sorguları yaptılar ve ödüllendirildiler. Şimdi hepsi daire başkanlıklarına atandı" dedi.
Durmaz'dan suçlama
Cinayet Masası eski Amiri Erdal Durmaz ise, Söylemez Çetesi'den rüşvet alma iddiasına şu karşılğı verdi: "Onlar bu olayda hem sanık hem mağdur durumdaydılar. Bu tahkikata bir çok görevli imza atmıştır ama hiç kimse dinlenmemiştir. Bu ne kadar acı bir şey." Durmaz, Söylemezler'den rüşvet aldığı yolundaki iddiaları yanıtlarken, Söylemezler'in kendisi için işkenceden suç duyurusunda bulunduğunu ve bunun büyük bir çelişki olduğunu da belirtti. Durmaz, suçlanmaların Bucak Aşireti'ni yakından ilgilendirdiğini hatırlatarak, "Bir siyasi parti liderine söz verdikleri için bunu yaptılar" diye açıkladı.
"8 milyar verdi"
Mehmet Faysal Söylemez'in avukatı, Kızıltoprak'ta meydana gelen ve Sait Aydın'ın ölümüyle sonuçlanan olayda Mehmet Ağar ve Sedat Bucak'a bağlı polislerin, Söylemez'i öldürmek için olay yerine geldiğini iddia etti. Mehmet Faysal Söylemez de, Gökçetin, Demir, Durmaz ve Apaydın'ın Ağar-Bucak-ülkücü çetesinin elamanları olduğunu söyledi. Söylemez, "Bu sanıklar benim hasımlarım ve kardeşlerimin katilleridir. Bu kişilere kesinlikle rüşvet vermedim. Ancak kardeşim Resul Söylemez bunlara güvenerek 5 milyar nakit ve 3 milyar liralık çek vermiştir. Tanıklarımız var. Cangüvenliği açısından şu anda isimlerini veremediğim bu kişilerin kimliklerini mahkemenize bildireceğim" dedi. Söylemez'in rüşvet iddiaları üzerine Gökçetin, Durmaz ve Demir sinirlendi ve ispatlamasını istediler. Sedat Demir, "Bu iddialarını ispatlasın kendimi burada öldürürüm" dedi.
Kırcı'nın kaçırılması
İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından 28 Aralık 1996 tarihinde "Devlet memurluğu ve meslekten men cezası" verilen ve 134 gündür aranan Sedat Demir hakkında, Susurluk kazasıyla adı gündeme gelen Abdullah Çatlı'nın arkadaşı Haluk Kırcı'nın Şubat 1996'da Asayiş Şube Müdürlüğü'nden firarına ilişkin olarak İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde de dava açılmıştı. |
|