kapat

03 SUBAT 1997 PAZARTESI

Tarık Ümit cinayeti için ihbar mektubu

Savcı Ali Velioğlu, Susurluk Komisyonu'na gönderdiği mektupta, 1995 Mart'ında Kırıkkale'de, elleri arkadan bağlı, ağzı bantlı ve başına kurşun sıkılarak öldürülmüş bulunan kişinin, kayıp MİT'çi Tarık Ümit olabileceğini bildirdi.

Meclis Susurluk Araştırma Komisyonu'na, Afyon Cumhuriyet Savcısı Ali Velioğlu tarafından ilginç bir ihbar mektubu gönderildi.

Velioğlu, Elmadağ Cumhuriyet Savcısı olduğu günlerde, Kırıkkale rampalarının çıkışında, elleri arkadan bağlı, ağzı bantlı ve başına kurşun sıkılarak öldürülmüş bulunan kişinin, 2 Mart 1995'ten beri kayıp olan MİT'çi Tarık Ümit olabileceğini bildirdi. Savcı Velioğlu "Bu olaya ben el koymuştum. Tarık Ümit'in gazetelerdeki fotoğraflarını görünce cesetle benzerlik kurdum" dedi.

Susurluk Komisyonu, mektup üzerine Savcı Velioğlu ile temas kurdu. Komisyon üyesi CHP İçel Milletvekili Fikri Sağlar, Velioğlu ile görüştü. Savcı, kuşkulandığı cesedin fotoğraflarının çekildiğini ve olay dosyasının Elmadağ Cumhuriyet Savcılığı'nda olduğunu bildirdi. Komisyon bunun üzerine dosyayı istemeyi ve ceset fotoğrafını Tarık Ümit'in kızı Hande Birinci ile amcası Cemalettin Ümit'e göstermeyi kararlaştırdı.

Benzerlik var

Savcı Velioğlu, Elmadağ'da görevli olduğu sırada, aynı bölgede ölü bulunan JİTEM görevlisi Binbaşı Ahmet Cem Ersever, yardımcısı Mustafa Deniz ve Neval Boz cinayetine de kendisinin baktığını söyleyerek şunları söyledi:

"Ersever olayından bir müddet sonra Kırıkkale rampalar çıkışında bir ceset daha bulundu. Aynı Ersever ve arkadaşları gibi elleri arkadan bağlı, ağzı bantlı ve başına kurşun sıkılmıştı. Bu cesedin kimliğini saptayamadık, işkence görmüş, yüzü gözü şişmiş çürümeye yüz tutmuştu. Ceset, Ankara Kimsesizler Mezarlığı'na gömüldü. Daha sonra Tarık Ümit'in gazetelerdeki fotoğraflarını görünce bu ceset ile benzerlik olduğunu farkettim. Özellikle büyük burnu ilgimi çekti. Bu ceset Ümit'e ait olabilir."

Ersever ve arkadaşları ile halen kimliği tesbit edilemeyen son cesedin öldürülüş biçimlerinin aynı olduğunu da belirten Velioğlu, "Bu cinayetlerin belli bir merkezden idare edildiği kanısına kapıldım. Tümü öldürülmeden önce işkence görmüş. Cop veya sert bir cisimle dövülmüş. Ağır işkence yapılmış. Sonra öldürülmüş. Çevrede boş kovan da bulunamadı. Başka yerde öldürülüp buraya atılmış" dedi.

Ersever de faili meçhul

Savcı Velioğlu'nun el koyduğu ve daha sonra Ankara DGM'ye gönderilen Ersever ve arkadaşlarının dosyası da halen faili meçhul cinayetler arasında yer alıyor. Susurluk kazası ile gündeme gelen çete ile de bağlantı kurulan bu cinayetler 1993 yılının Ekim ve Kasım aylarında meydana gelmişti.

Ersever'in cesedi 5 Kasım günü Elmadağ çıkışı Kireç fabrikası arazisinde bulunmuştu. Ağzı bantlı, elleri bağlı olan Ersever'e iki kurşun sıkıldığı belirlenmişti. Ersever'in yardımcısı eski itirafçı Mustafa Deniz'in cesedi ise 2 Kasım 1993'de Polatlı Avcılar köyü yakınlarında aynı biçimde öldürülmüş olarak bulunmuştu. Ersever'in sevgilisi Neval Boz'un cesedi de 31 Ekim günü TEM Otoyolu çıkışı Çamlıdere mevkiinde bulunmuş ve başına sert bir cisimle vurulduğu saptanmıştı.


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır) YÖRE Elektronik Yayimcilik A.S.