![]() |
| 03 SUBAT 1997 PAZARTESI |
![]() |
Katliam sanığı Abdullah Çatlı'nın, Susurluk kazasından önce eşi Meral Çatlı'ya 8 sayfalık bir mektup yazdığı ortaya çıktı.
Susurluk Komisyonu'nda mektubu açıklayan Meral Çatlı'nın konuşmaları deşifre edildi ve tutanaklara geçirildi. Tutanaklara göre Çatlı ile Komisyon Başkanı Mehmet Elkatmış'ın mektup konusundaki konuşmaları şöyle: Çatlı- Bize sekiz sayfalık bir mektup yazmış. Pazartesi evden ayrıldı. Eşim, hayatta mektup yazmayı sevmez ve o mektubunda şunu diyor. "Ben Avrupa'yı hoplattım. Türkiye'yi hoplatacak gücüm var. Ama o kadar yalnız hissediyorum ki kendimi" diyor. Küçük kızıma hitaben yazmış bunu. "Çevrem çok kalabalık ama ben yalnızım" diyor. - Mektupta başka bir şey yazmış mı? Çatlı- Özel, yani çocuklarıma, bana... - Aileye, yani sadece bu cümle vardı. - Sadece o cümleyi söylüyor.
Eve evrak getirmezdi
- Peki, eşiniz vefat ettikten sonra, evde, sizde birçok şeyleri olması lazım. Dosyası, belgeleri, hatıraları, yani bunları hiç merak edip araştırdınız mı baktınız mı? Çatlı- Eşimin evrakları vardı, çantası vardı. Fakat o evrakların çantasının içinde olduğunu tahmin ediyorum. Yani çünkü yanındaydı çantası. Evde valizini hazırladım ve kendisinin çantası var. Evraklarını taşıdığı bir çantası var. O da yanındaydı. Ben Susurluk'a daha gitmedim. Eşimin üzerinden çıkan şeyleri alamadım. Bu vesileyle bana çantası da gelmedi. Çantası nerededir onu da bilmiyorum, sadece çamaşırları... - Mesela onun dışında, evde insanın birtakım özel dosyaları, hatıraları falan olur. Çatlı- Hayır, hayır. Eşim dosyayı falan eve bırakmıyordu. |
|