kapat

03 SUBAT 1997 PAZARTESI

Tayan'dan taviz yok

Refahyol Hükümeti'nin kuruluşundan bugüne kadar laik cumhuriyet ilkelerinden taviz vermez açıklamalarıyla tanınan Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan Türban, Çankaya ve Taksim'de cami yapımı ve diğer konularda da tavrını sürdürüyor.

Daha önceki hükümetlerde Milli Eğitim Bakanı olarak görev yapan Tayan, özellikle Milli Savunma Bakanlığı bütçesinin Plan Bütçe Komisyonu ile Meclis Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinden başlayarak, RP'liler ve irticai çevrelere karşı tavır koymaya başladı. RP'lilerin Atatürk, laiklik, ordudan atılanlar gibi konulardaki eleştirilerini göğüsleyen ve kamuoyunu rahatlatıcı demeçler veren Bakan Tayan, son günlerde de bu tür çıkışlarını sürdürdü.

Tayan 13 Aralık'ta Yüksek Askeri Şura'nın 58'i irticacı 69 subay ve astsubayı ordudan ihraç etme kararının tartışma konusunu yapılmasını sert bir dille eleştirdi. Milli Savunma Bakanlığı bütçesinin Meclis'te görüşülmesi ile alevlenen bu konudaki tartışmaları yanıtlayan Tayan, "Yapılan işlem ve alınan kararlar adildir. Bunları siyasi polemik konusu yapmamak lazım" dedi. Tayan bu konuda eleştiriler getiren RP'lilere şu uyarılarda bulundu:

"YAŞ bir yasal kuruluştur ve Anayasamızın 125'inci maddesine göre yargı denetimi dışındadır. Ama Türkiye'de yargı dışında kalan sadece YAŞ kararları değildir. Cumhurbaşkanı'nın tek imzayla aldığı kararlar vardır. Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Hakimler ve Savcılar Kurulu kararları yargı denetimi dışındadır. Osmanlı'da da Şurayı Devlet kararları vardı. Şurayı Devlet kararları yargı denetimine tabi miydi? Bu bir ihtiyaçtan doğmuştur"

Fevzi Çakmak mescidi

Tayan aynı günlerde bu konuda verdiği bir başka demeçde ise "Türk Silahlı Kuvvetleri'nden hiç kimse dini inancı ve ibadetinden dolayı atılmadı. Bugün Milli Savunma Bakanlığı'nın zemininde Fevzi Çakmak mescidi var. Bütün birliklerimizde mescitlerimiz var, camilerimiz var. Hiç kimse TSK'den namaz kıldığı, oruç tuttuğu için ihraç edilmemiştir. Gerçekleri saptırmamak lazım" dedi.

Tayan 20 Ocak günü de Anayasa Mahmekemesi Başkanı Yekta Güngör Özden'in kendisini ziyaretinde yaptığı açıklamada ise " Anayasa özünü Atatürk ilke ve inkılaplarından alır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir cumhuriyettir. Cumhuriyetin temel ilkeleri Atatürk İlkelerine dayalı olarak demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir" dedi.

Tayan, Sultanbeyli'de Tuğgeneral Doğu Silahçıoğlu tarafından yaptırılan Atatürk heykeline karşı çıkan RP Milletvekillerine de cevap verdi. Genelkurmay da bu konuda ağır eleştiriler getiren Çalışma Bakanı Necati Çelik hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Tayan Ocak ayı sonundan itibaren de Cami ve türban tartışmaları ile tırmanan RP'nin tavırlarını sert biçimde karşı çıkarak rahatsızlığını açıkça dile getirdi.

Tayan son günlerin "Aczmendiler'in kendilerine özgü kıyafetleriyle duruşma salonuna girmesi, Ramazan mesaisi, türban, Çankaya ve Taksim'e cami, karayoluyla hac, kurban derileri" konularındaki açıklamalarıyla "laik cumhuriyet"ten yana tavrını en şiddetli şekilde dile getirdi. Dini duyguların başıboş ve keyfi uygulanmaması gerektiğini dile getiren Tayan, din hizmetlerinin de Diyanet İşleri Başkanlığı gözetiminde yapılması gerektiğini vurguladı.

İktidar ortağı RP'nin sürekli bazı olayları kaşıdığını söyledi. Tayan RP'nin kaşıdığını iddia ettiği olayları şöyle sıraladı: Taksim'e cami, Karayoluyla hac, kurban derilerinin toplanması ve üniversitelerin yanı sıra işyerlerinde de türban serbestisi.

Tayan, RP'li Sincan Belediyesi'nin düzenlediği Kudüs gecesinde yaşananlar ve son günlerdeki türban konusundaki gelişmelerle ilgili olarak şunları söyledi:

"Hükümet programına, protokola ve icraatlarına aykırı bir durum yok ama potansiyel bir durum var, söylemler var. RP sözcüleri ve parti yöneticilerinin söylemleri, bu konuda bir endişeyi beraberinde getirmektedir. Tartışılan da zaten bu söylemlerdir. Henüz hükümet olarak icraatlarda böyle bir olumsuzluk ortaya çıkmamıştır. Bizim içinde bulunduğumuz bir hükümette Türkiye Cumhuriyeti'nin temel niteliklerine aykırı bir davranış beklenemez. Yapılanları luzumsüz görüyor, mahsurlu buluyorum. Özellikle Sincan Belediye Başkanı'nın düzenlediği bir toplantıda, Hamas ve Hizbullah gibi terör örgütleri liderlerinin posterleri altında, fevkalade göz, kafa ve vicdan tırmalayıcı beyan ve davranışlarda bulunulmasını tüyler ürpertici buluyorum. Bunlar akla, hafızalara sığacak davranışlar değildir. Bunlar çok luzumsuz tırmanışlardır, davranışlardır."

Erez'in sert çıkışı

Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez ise, RP'lilerin türbanla ilgili olarak imzaya açtığı kararnameden haberi bulunmadığını belirterek, "Daha hükümete gelmiş bir şey yok. Henüz imzaya açılmadı, bize bir şey gelmedi" dedi. RP'lilerin, "Tansu Hanımla anlaştık imzalayacaklar" dediklerinin anımsatılması üzerine de Erez, "Hayır, hiç alakası yok" dedi ve üniversitelerde de türbana karşı olduğunu şöyle dile getirdi:

"Ne olacak yani üniversitede başını örttüreceğiz, üniversiteyi bitirip devlete memur olarak girdiği zaman başını aç mı diyeceğiz? Olur mu öyle şey. Üniversiteyi okurken başını kapa, üniversiteyi bitirdin devlete memur olacaksın başını aç? Olur mu öyle şey? "

Koalisyonun, üzerinde anlaşmaya varılan protokolün dışına çıkılmadığı sürece devam edeceğini belirten Erez, "RP'nin rotokol dışı ısrarı sürerse gitmez. Şimdi alternatifi olsaydı zaten bu hükümet olmazdı. Bizim ilk tercihimiz değildi bu hükümet" diye konuştu.


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır) YÖRE Elektronik Yayimcilik A.S.