kapat

21 OCAK 1997 SALI

Kıran kırana özelleştirme

Televizyondan canlı yayınlanan ve heyecanlı bir futbol maçı havasında kıran kırana geçen Etibank özelleştirmesinden 185 milyon dolarlık fiyat çıktı. Ceylan Holding, Nurol Holding ve Şahinler gibi devleri geride bırakan Doğan Kumaşçılık, yaklaşık 20 trilyonluk fiyatla Etibank'ın yeni sahibi oldu.

Refahyol Hükümeti, şeffaf özelleştirme ihalelerine jet hızıyla devam ediyor. Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, kamuoyunun merakla beklediği Etibank Bankacılık AŞ'nin özelleştirme ihalesine gelerek, katılımcı firmalara ve bürokratlara moral verdi. Halkın kararlılığının özelleştirmenin yanında olduğunu vurgulayan Çiller, "Bu bir büyük değişimin ta kendisidir" dedi.

Etibank özelleştirmesi, TRT 1 ve TRT-INT kanalıyla yurtiçi ve yurtdışına canlı yayınla sunuldu. 8 firmanın katıldığı açık pazarlık görüşmeleri sonucunda Etibank'a en yüksek teklifi, 185 milyon dolarla Doğan Kumaşçılık ve Tekstil San. Tic. AŞ'den geldi. Firma, 185 milyon doların yüzde 70'ini bu yıl sonuna kadar, son yüzde 30'luk dilimi ise 1998 yılında ödeyecek. Kalan bakiyeye dolar bazında yüzde 10 faiz uygulanacağı için Etibank'ın gerçek satış değeri 201.6 milyon doları bulmuş olacak.

8 firma yarıştı

Etibank Bankacılık AŞ'nin yüzde 100 kamu hissesinin blok satışı için yapılan pazarlık görüşmelerine Akmaya Sanayi ve Ticaret AŞ, Nurol Holding AŞ, Şahinler Holding AŞ-Örsa Holding AŞ, Ceylan İnşaat, Korkmaz Yiğit, Türk Çimentosu ve Kireci AŞ, Diler Holding AŞ ve Doğan Kumaşçılık A.Ş katıldı.

Özelleştirme İdaresi Başkan Yardımcısı Hayrettin Afşar'ın komisyon başkanlığını yaptığı ihalede, ilk üç turda yazılı teklifler alındı.

1. tur kapalı tekliflerde, en yüksek teklif 140 milyon dolar olarak açıklandı ve 2.turda en düşük teklif veren 3 firmanın eleneceği açıklandı. Bu turda en yüksek teklif 163 milyon dolara çıkarken en düşük teklifi veren Sümerbank'ın da sahibi Akmaya Sanayi ve Ticaret AŞ, Nurol Holding ve Şahinler-Örsa Holding yarış dışı kaldı.

Kapalı zarf yöntemiyle yapılan 3. turda, en yüksek fiyat 174 milyon doları buldu ve düşük teklifi veren Ceylan İnşaat ile Korkmaz Yiğit elendi.

Daha sonra Diler Holding, Doğan Kumaşçılık ve Türk Çimentosu-Kireci AŞ arasında sözlü pazarlık turlarına geçildi. Artırım aralığı en az 1 milyon dolar olarak belirlendi.

Sözlü pazarlığın ilk turunda Diler Holding 175, Doğan Kumaşçılık 176, Türk Çimentosu 177 milyon dolar önerdi. 2. turda Diler Holding ve Türk Çimentosu "pass" haklarını kullanırken, Doğan Kumaşçılılık 178 milyon dolara çıktı. 3. turda Türk Çimentosu ve Kireci A.Ş ihaleden çekildiğini bildirdi.

4. tura kalan Diler Holding AŞ teklifini 179 milyon dolar olarak bildirirken Doğan Kumaşçılık AŞ 180 milyon dolar açıkladı.

5. turda, Diler Holding 181 milyon dolar, Doğan Kumaşçılık A.Ş ise 185 milyon dolar fiyat verdi. Bunun üzerine Diler Holding, 6. turda teklif veremeyeceğini bildirdi. Böylece Etibank'ın yeni sahibi Doğan Kumaşçılık oldu.


"Gözü kara olanlar fiyatı yükseltti"

Mustafa Kemal ÇOLAK

Etibank için dün gerçekleştirilen ihalede ilginç bir üçlü göze çarptı. İhaleye daha önce Sümerbank'a da teklif veren inşaatçı Korkmaz Yiğit'in yanında İnterbank eski Genel Müdürü Melih Araz ve Koç Holding eski Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Ekşioğlu da vardı.

"İhayeli kazansaydık, Melih Bey ve Uğur Ekşioğlu Etibank'ta profesyonel yönetici olarak çalışacaktı" diyen Korkmaz Yiğit, bu ikili ile birlikte 2 aydır Etibank projesi üzerinde çalıştıklarını söyledi. Yiğit, "Melih Bey, genel müdür, Uğur Bey de yönetim kurulu üyesi olacaktı" dedi.

İhalenin devlet açısından büyük bir başarı olduğunu kaydeden Yiğit, "Banka düşünülenin üzerinde bir fiyata satıldı. Hesap yapmasını bilenler dördüncü tura kadar kaldı. Gözü kara olanlar fiyatı 180 milyon dolarlara çıkardı. Etibank demode olmuş bir banka. Şube yenilemesi, teknoloji yenilemesi gerekli. İhaleyi kazanmış olmak işin kolay tarafı. Her kesime hayırlı olsun" diye konuştu. Melih Araz ve Uğur Ekşioğlu ile çalışmayı sürdüreceğini belirten Yiğit, "Küçük bankalara da teklif verdik. Onun takipçisiyiz. Ancak asıl amacım faaliyetteki bir bankayı satın almak. Bu konuda kararlıyım." diye konuştu.


Karabük'ten çıktı

Etibank ihalesinde 181 milyon dolara kadar çıkan Diler Holding'in lokomotifi demir çelik sektörü.

Yazıcı ailesine ait olan holding, son 15 yılda hızlı bir gelişme gösterdi. Aslen Trabzonlu olan aile, baba Mustafa Yazıcı'nın dönemin en büyük demir çelik üretim merkezi olan Karabük'e yerleşmesiyle burada bir haddehane kurdu. 1950'li yıllarda kurulan bu haddehane 1996'nın son aylarında üretime ara verdi.

Ailenin Dilovası ve İskenderun'da kurulu bulunan demir-çelik tesislerinde yıllık bir milyon tonluk çelik üretimi gerçekleştiriliyor. Dilovası'ndaki tesis yıllık 400 bin ton işleme kapasitesine sahipken, iskenderun'da ise 600 bin tonluk üretim gerçekleştiriliyor.

Dilovası'ndaki fabrikadan sonra ikinci bir tesis açmak isteyen Yazıcı ailesi, önce Aliağa'da bir yer alıyor. Burada yatırım yapma kararının ardından ortaya çıkan sorunları yenemeyen aile, ikinci tesisini İskenderun'a taşıyor.

Baba Mustafa Yazıcı'nın vefatından sonra işlerin başına geçen oğul Recep Yazıcı, bir ara Beşiktaş Spor Klübü'nde de yöneticilik yaptı.


Sultanhamam'da doğdu Paris'e marka ihraç etti

Doğan Kumaşçılık şu anda dünyada en çok tanınan Türk markalarının yaratıcısı. Şirket yarattığı Aprido ve David People markalarını dünyanın en lüks butiklerine verdiği gibi Fransa'da da kendi adını taşıyan 38 mağazada satıyor.

Doğan Kumaşçılık'ın temeli 1949 yılında İbrahim Ethem Doğan tarafından atılıyor. Sultanhamam da kumaşçılık yapan İbrahim Ethem Doğan, piyasada halen hatırlanıyor. Sultanhamam'ın en büyük kumaş tüccarları arasında yer alan Doğan ailesi 1970'lerin sonuna kadar iç pazara yönelik çalışıyor. Bu yıllarda ihracata yönelen Doğan Kumaşçılık'ın başına 1978 yılında oğul Sabri Doğan geçiyor.

Babasının vefatından sonra işi devralan Sabri Doğan, şirketi büyütmek için yollar ararken 1985 yılında şu anki ortağı Abdullah Akay ile tanışıyor. Akay, son derece yaratıcı fikirleri olan bir genç olarak şirketin konfeksiyon bölümünün başına geçiyor. Sultanhamam geleneğinden gelen Sabri Doğan ise kumaş işinin başında çalışmaya devam ediyor.

O dönemde kumaşçılığın kalbinin attığı Sultanhamam tarzı çalışmanın şirketi fazla büyütemeyeceğine ortağını ikna eden Abdullah Akay, merkezin Zincirlikuyu'ya taşınmasını sağlıyor. Kısa sürede şirketin kumaş üretimi 10 bin metrekareden 2.5 milyon metrekareye yükseliyor. 1986 yılında konfeksiyon işine giren şirket 1.7 milyon dolar ciro elde ediyor. Doğan Kumaşçılık bu alanda öylesine başarılı oluyor ki ikinci yılki ciro 12 milyon dolara yükseliyor.

Fason üretimi bırakıp marka yaratma hayalini gerçeğe dönüştürme peşindeki Abdullah Akay'ın ilk adımı Dice Kayek büyük bir başarı kazanıyor. Daha sonra ayrıldıkları ortakları ile yarattıkları bu marka dünyadaki lüks butiklerde en çok satan markalar arasında ilk elliye giriyor. Türkler tarafından yaratılan bir markanın Kenzo, Yves Saint Laurent gibi devleri geride bırakması ortakları yüreklendiriyor.

İsimlerinden esinlenerek yarattıkları Aprido 2.5 milyon dolarlık yatırımla 1992 yılında üretime başlıyor. Aynı yıl üretilen 12 bin mayonun 10 bini Almanya'ya satılır. Ancak markanın patlama yapması 1993 yılında Paris'teki taleple gerçekleşir. bir yıl içersinde sadece Fransa'ya Aprido markasıyla bir milyon dolarlık ihracat gerçekleşir. Aprido'nun en beğenildiği yer girilmesi en zor pazar olarak görülen Japonya olur ve üretimin büyük kısmı bu ülkeye satılır.

Aprido'yu ikinci bir dünya markası izler: David People. Sadece deneme üretimi sırasında 15 milyon adetlik mal beğenilmez ve etiketler sökülüp Doğu Bloku ülkelerine gönderilir. Ancak marka inanılmaz bir başarı kazanır. Amerika ve almanya pazarına aynı anda sokulan David People, New York Tımes'a haber olur. Ardından dünyaca ünlü spor giyim dergisi Sportswear, David People'ı kapak yapar.


Dipsiz kuyu operasyonu

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Tansu Çiller, Etibank'ın özelleştirme görüşmelerinin ilk bölümünü izlemek üzere geldiği Özelleştirme İdaresi Merkezi'nde "Seferberlik bize göre yeni başladı. Halktan toplanan paraların dipsiz kuyu haline gelmiş KİT'lerde yokedilişini önleyeceğiz" dedi.

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Tansu Çiller, Türkiye'de özelleştirme seferberliğinin yeni başladığını söyledi.

Çiller, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nda, Etibank Bankacılık A.O'nun özelleştirme ihalesi kapsamında yapılan nihai pazarlık görüşmelerinin açılışına katıldı.

Başbakan Yardımcısı Çiller, burada yaptığı konuşmada, "Halktan toplanan paraların dipsiz kuyu haline gelmiş KİT'lerde yok olması önlenecektir." dedi.

54. koalisyon hükümetinin kurulmasıyla birlikte özelleştirmenin tekrar ivme kazandığına dikkat çeken Çiller, sadece Ocak ayında 600 milyon dolarlık özelleştirme gelirinin Hazine'ye gireceğini vurguladı.

Çiller, özel sektör ve işçilere de, özelleştirmeye sahip çıkmaları için çağrıda bulundu ve şunları söyledi:

"Özel sektöre bütün kalbimle şunu söylüyorum: Gelin bütün özelleştirmelere katılın ve girişim gücünüzü, ülkenin daha fazla ve daha hızlı kalkınması için daha etkin çalışması için seferber edin. Bu vesileyle bütün işçilerimize ayrı çağrıda bulunuyorum. Gelin her yerde, tıpkı Karabük'te yaptığımız gibi sizleri sermayenin sahibi yapalım. Karabük'te sermayenin sahibi olan işçilerimiz çok kısa bir zamanda bunların sahipleri olmakla kalmamış büyük yatırımlar Karabük'e akmıştır. Bunların milyarlar seviyesine çıkmış olan hisse değerleri önümüzdeki günlerde Karabük'te bu özelleştirmeye hayır demeyen işçilerimizin sermayedar olduğu ve gerçekten sermaye sahibi olmanın ötesinde zengin olduğu bir dönemi yaşamışlardır. Yaşamaya devam edeceklerdir."

Çiller özelleştirilen Sümerbank'tan alınan sonuçların da görülmesi gerektiğini ifade etti. Çiller, 250 kişi çalıştıran Sümerbank'ın, özelleştirilmesinden sonra tahminlerin tam tersine personel çıkarılmasının değil, çoğaltılmasının gündeme geldiğine dikat çekerek, bugün 1000'in üzerinde kişinin çalıştığını belirtti. Sümerbank'ın özelleştirilmeden önce 2.5 trilyon lira olan mevduatının 60 trilyon liraya, 1 trilyonun çok altında olan kredilerinin de bugün 22 trilyon lira civarında olduğunu belirten Çiller, bütün bunların, tuttukları yolun hem istihdam açısından, hem ülkenin genişlemesi açısından ne kadar doğru olduğunu gösterdiğini söyledi.


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır) YÖRE Elektronik Yayimcilik A.S.