![]() |
| 16 OCAK 1997 PERSEMBE |
![]() |
Türkiye'nin saðýnda-solunda öyle önemli geliþmeler cereyan ediyor ki, malžm iç meselelere kilitlenmiþ olmasaydýk, herhangi biri günler boyu yazýlý basýn ve görsel medyamýzýn ve siyaset hayatýmýzýn baþlýca konusu olabilirdi. Örnek mi istiyorsunuz: Sýrbistan'da mazisi neredeyse Susurluk kadar eski olan "siyasi skandal"dan sonra patlak veren gösteriler hala ve katýlýmcýlarýn sayýsý eksilmeden sürüyor. Belgrad yaklaþýk iki aydýr felç. Sýrbistan'ýn yanýsýra Bulgaristan, sarsýlmaya baþladý. Halk, sokaklarda Sosyalist iktidarý (eski Komünistler) erken seçimlere gitmeye zorluyor. Baþkent Sofya felç. Bir haftadýr her gün 100 bini aþkýn kiþi Sofya sokaklarýnda. Nüfusun onda biri. Bu, Ýstanbul ya da Ankara'da hergün 6.5 milyon kiþinin gösteri yapmasýna eþit bir oran. Durumun ciddiyetini anlamak için CNN'i çevirmek yeter. Çünkü Christiane Amanpour, Sofya'da. Bulgaristan'da 22 Ocak'ta Cumhurbaþkanlýðý'nda nöbet deðiþikliði olacak. Türkiye'ye dengeli ve olumlu yaklaþmýþ olan Jelyu Jelev, yerini yeni seçilen genç Cumhurbaþkaný Pyotr Stoyanov'a devredecek. Stoyanov da komünistlere karþý. Bu, Türkiye bakýmýndan önemli. Zira, þu sýra anti-Türk Bulgar milliyetçiliði, eski komünistlerin (þimdiki sosyalistler) tekelinde. Sosyalist Baþbakan Jan Videnov, geçen ay derinleþen ekonomik bunalýmdan ötürü istifa etmiþti. Fakat, Sosyalistler, iktidara tutunmaya devam etmek istiyorlar. Oysa, Cumhurbaþkanlýðý seçimleri, dengenin sosyalistler aleyhine deðiþtiðini gösteriyor. O yüzden, daha da aðýrlaþan ekonomik bunalýmýn da etkisiyle -Bulgaristan'da ortalama ücret 30 dolar)-, halk, hükümeti erken seçimlere mecbur etmeye çalýþýyor. Sýrbistan'da ise 17 Kasým'da yapýlan ve muhalefetin kazandýðý yerel seçimlerin sonuçlarýný tanýmayan Miloþeviç'e karþý, hergün Belgrad'ta inatla süren ve Miloþeviç'e geri adým attýrmaya baþlayan gösteriler hüküm sürüyor. Bu arada, güneyimizde Netanyahu ile Arafat, Kral Hüseyin'in katkýsý, Mýsýr'ýn etkisiyle ve Amerika'nýn aðýrlýðýný koymasýyla Hebron (El-Halil) Anlaþmasý'na nihayet vardýlar. Kuzeyimizde, Çeçenistan'da ay sonunda seçim var. Selimhan Yandarbiyev, Aslan Meþhedov, Þamil Basayev aday... Silah arkadaþlarý þimdi birbirlerinin rakibi... *** Gelgelelim, Türkiye, kendi malžm iç meseleleri sebebiyle, bu geliþmeleri ne yakýndan izleyebilecek durumda, ne de gereðinde müdahil olabilecek... Aslýnda, Sýrbistan ve Bulgaristan'ý içine alan sancýlar, baþka biçimde, aynen Türkiye'de yaþanýyor. Türkiye, iki büklüm. O nedenle, Türkiye, malžm iç meselelerini çözmeden, doðrulup ayaða kalkamaz. Ne Balkanlar'da, ne Kafkasya'da, ne de Ortadoðu'da varlýðýný ve aðýrlýðýný hissettiremez. Bulgar Cumhurbaþkaný Jelev, Belgrad'daki gösterilerle Sofya'dakini kýyaslarken, "Sýrbistan'daki gösteriler esas olarak siyasi taleplere dayanýyor. Bulgaristan'dakiler ise ekonomik faktörlere ve toplumsal huzursuzluktan kaynaklanýyor." dedi. Türkiye'de her iki durum, Sýrbistan için geçerli olaný da, Bulgaristan için geçerli olaný da, söz konusu. Ancak, Türkiye'nin ekonomisi, yine de, Turgut Özal'ýn açtýðý yolda ve özel sektör ve giriþimci ruh sayesinde; ne Sýrbistan'la ne de Bulgaristan'la karþýlaþtýrýlamayacak bir dinamizm içinde. Bununla birlikte, "siyasi talepler"e dayalý "toplumsal huzursuzluk" bakýmýndan, Türkiye'nin ne Sýrbistan'la, ne Bulgaristan'la pek bir farký yok. Ne var ki, Türkiye halký, Sýrp ve Bulgar halký gibi "infilâk etmiþ" ve hergün Ýstanbul ve Ankara sokaklarýnda patlýyor da deðil. Bu farkýn nereden kaynaklandýðýna iliþkin, bir dizi gerekçe bulunabilir. Ama, siyasi taleplere dayalý toplumsal huzursuzluk öylesine yoðun ve öylesine derin ki, halkýn fokurdayan öfkesi karþýsýnda, iktidar partileri duvara yapýþýyor. Tüm gayretlerine raðmen, Susurluk sürecinin önüne geçemediler, saptýramadýlar, pisliðin üzerini örtemediler. *** Susurluk pisliðinin üzerini örtmeye çabaladýlar. Olmadý. Birbirlerinin pisliklerini örtmeyi "aritmetik sayesinde" beceriyorlar. Tansu Çiller'in mal varlýðýný, 8-7 oy dengesiyle kapatmayý kararlaþtýrdýlar. Refah Partisi'nin, hiç utanmadan kendi verdikleri önergeyi hasýraltý edip, Tansu Çiller'i Yüce Divan'dan kurtarmaya kalkýþmasý, "pislik örtme" gibi görünse de, "ahlâki çürüme"ye Refah'ý da dahil ettiði için, tam tersine "pisliðin" daha net ve daha büyük çapta olarak ortada görünmesine yol açacaktýr. Refah-DYP ortaklýðý; Susurluk karþýsýnda takýndýklarý tavýrlar, siyasi entrikaya ve baskýcý bir sisteme eðilimleri ve ahlâki ölçülerini kaybetmiþ olmalarýyla, "Türkiye'nin Miloþeviç'leri"ni ve "neo-komünistleri"ni temsil ediyor. Sýrbistan ve Bulgaristan'ý dikkatle izleyin... Bizdekilerin akýbetini ilgilendiriyor... |
|