![]() |
| 16 OCAK 1997 PERSEMBE |
![]() |
Toplam çalışan nüfusun yarısı, 20 milyonu kadın. Çalışan kadınların 9 milyonunun mesleği var. Genel liselerde 1 milyonun üzerinde öğrenci okuyor. Bunların yarıya yakını kız. Mesleki ve teknik liselerde 1 milyona yakın öğrenci okuyor. Bunların 300 bini kız. Üniversite ve yüksek okullarda önlisans ve lisans düzeyindeki öğrenci sayısı 1 milyon 120 bin. Bunların 455 bini kız. Üniversite ve yüksek okullardan her akademik yılda 135 bin kişi önlisans veya lisans diploması alıyor. Bunların 60 bini kız. Bunların hepsi "Fadime" mi?
Fadimeler'i ortaya çıkarıp, Fadime olmayanları unutmak yanlış
Sabah kalkıyoruz Fadime, akşam yatıyoruz Fadime... Bugüne kadar kadın kuruluşlarımızın, kadınlarımızın olana bitene isyan etmemelerine şaşıyorum. Fadime olayı o hale getirildi ki, bir yabancı duysa, Fadime'nin 1997 yılında Türk kadın tipinin temsilcisi olduğunu sanacak... Bir yere kapılanmak için kadınlar sokak sokak hatta şehir şehir dolaşıyor, tekke arıyor... Tekkeye girene hemen imam nikahı kıyılıyor... Sonra başlıyor kadınlar o şeyhin koynundan bu şeyhin koynuna seks turizmi yapmaya... Böyle bir tablo bana çok çarpık geliyor. Günümüz Türkiyesi'nin kadın tipini "Fadimeler"'in temsil edemeyeceğine inanıyorum. Fadime gibi "aykırı, şanssız, dengesiz, ruh veya akıl özürlü" binlerle insan başka ülkelerde de vardır. Türkiye'de de vardır. Bu gibi özel örnekleri genellemek yanlıştır.
Meslek sahibi 9 milyon kadın var
DİE Başkanı M. Sıddık Ensari'den "meslek sahibi kadınlarımız" ile ilgili rakam istedim. DİE'nin 1990 nüfus sayımı sonuçlarına göre tesbitlerini bana yolladı. Tıp ile ilgili mesleklerde çalışan 268 bin kişinin 137 bini kadın. Öğretim ile ilgili mesleklerdeki 607 bin kişinin 250 bini kadın. Hukuk ile ilgili mesleklerdeki 46 bin kişinin 12 bini, mimarlık ve mühendislikle ilgili mesleklerdeki 434 bin kişinin 53 bini kadın. Yazı ve edebiyatla ilgili mesleklerdeki 16 bin kişinin 4 bini kadın. Kamu sektöründe üst düzey 35 bin yöneticinin 5 bini kadın. Türkiye'de çalışan kadın bir çok Batı ülkesine göre kamu yönetiminde daha etkin makamlara gelebildi. Hukukta, tıpta, eğitimde, medyada kadın erkek ile aynı kulvarda yarışıyor. Siz bu kadınları görmeyiniz, veya yok sayınız... Ondan sonra Fadimeler'i Türk kadınlarının 1997 yılındaki "hal-i pür melali"ni sergilemek için gazete gazete, TV TV dolaştırınız. Günlerce gündemin tepesine oturtunuz!..
Fadimeler'in ders alınacak yanı yok
Fadime'nin seks hikayelerini devamlı gündemde tutmak acaba Türk kızlarının, kadınlarının Fadime olmasını önlemenin bir aracı mı? Acaba Türk kızları, kadınları Fadime olmak için sıraya girmiş durumda mı? Acaba her köşede Fadime'yi tuzağa düşüren tipte din istismarcıları tuzak kurmuş av mı bekliyor? Fadime olayını genellemeden önce Türk kadınının 1997 yılındaki profilini hatırlayalım... Türkiye'de aile yapısını, Türk kızının kadınının çağdaşlaşma arzusunu, çağdaş yaşam modelini unutmayalım. Her Türk kızını, kadınını birer potansiyel Fadime gibi görüp, "kurtarıcı" rolüne soyunanlar, önce Türkiye'deki nüfus yapısını, eğitimin yapısını, meslek yapısını gözden geçirmeli... Türk kızının, kadınının sosyal değişimini, gelişimini ve bekleyişlerini iyice incelemeli... Ben Fadimeler'in her toplumda rastlanan "anormal" örnekler olduğuna inanıyorum. Fadimeler 1997 yılında Türk kızlarının, kadınlarının "ideali" veya "örneği" olamaz. (Bu yazı biraz "hamasi" bir yazı oldu ama, bir kız babası olarak içimden geldiği gibi yazdım!..) |
|