![]() |
| 16 OCAK 1997 PERSEMBE |
![]() |
Alman Çalışma Bakanı Norbert Blüm'ün özgeçmiş notunda Türkiye'de inşaat işçiliği yaptığı yazar. Ayrıca Ankara'daki Opera binasında da teknik bir görevde bulunmuş Blüm... Acaba onu çalıştıran firma SSK primlerini ödemiş miydi? Ya da SSK yüzsüzü müydü? 14 yıldır aralıksız bakan olan Blüm; bir yandan işçilik yapıp, diğer yandan da akşam lisesinden sonra felsefe, Alman dili ve edebiyatı, tarih ve ilahiyat alanlarında yüksek öğrenim görmüş. 15 yaşından bu yana da Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) üyesi... Almanya'nın sosyal güvenlik kurumlarından sorumlu olan bu sağcı polikacının sosyal devlet hakkında söylediklerini, SSK'sı bu yıl 350 trilyon açık vermesi beklenen, belediyelerden özel sektöre SSK yüzsüzlerinin cirit attığı bir ülkenin gazetecisi olarak bir kenara not ettim. Küçülmüş sosyal devlet... Bu tanımlamaya şiddetle karşı çıkıyor Blüm ve devam ediyor: "Tıpkı küçülmüş bir hukuk devleti talebini ortaya atmak da hiç kimsenin aklından geçmeyeceği gibi"... *** Bizim bazı Amerikan hayranı köylü kurnazları ise ciddi ciddi SSK'yı yok edip rahata kavuşabileceklerini düşünürler... Ayrıca ne sağ ne de sol partilerde, sağlam bir sosyal bakış açısı olmayınca, 200 trilyonluk SSK alacakları kimseyi şaşırtmamalı... Almanya'nın da sosyal güvenlik sorunları var, nedenleri çok farklı olsa da. Ama oranın sağcı bir politikacısı sosyal devletin küçülmesi fikrini kabul etmiyor. Herkesin kendi başının çaresine bakacağı sistemleri reddediyor Blüm; sırf özel sigortalara dayandırılan bir sistemin, yoksulluk sorunun çözmekte yetersiz kaldığını, her türlü sosyal güvencenin devlet tarafından üstlenildiği sistemlerin de sınıra dayandıklarını belirtiyor. *** Sosyal devleti savunmanın eskisine göre daha zor olduğunu kabul ediyor Norbert Blüm. Fakat sosyal devletin, yaptığınızı bozup yeni şekiller vereceğiniz oyuncaklara benzemediğinin de altını çiziyor. Çünkü burada insanların kaderi söz konusu... İnsanlar hayatlarını planlarken sosyal devletin sürekliliğine güveniyorlar... Bu güvenle hareket eden insanları hayal kırıklığına uğramazsınız... En azından orası bir güven toplumu ise yapamazsınız bunu... *** Alman sosyal güvenlik sisteminin nüfusun yaşlanması, giderek daha uzun yaşayan emeklileri besleyecek primlerini ödemeye yetecek kadar çok gencin çalışmaması, işsizlik oranının yüzde 11'e vurması gibi ciddi sorunları var. Bu arada Alman firmaları, kendi ülkelerinde 4 milyon işsiz varken, yeni işleri işgücünün ucuz olduğu ülkelere yatırım yaparak yaratıyorlar. Ancak bütün bu sorunlara çözüm aranırken değişmeyen bir bakış açış açısı var: Almanya'nın bir güven toplumu olması... Bizim buralarda yaşayanlar, hukuk devleti kadar sosyal devletin de önemli olduğunu anlamak zorundalar. |
|