![]() |
| 16 OCAK 1997 PERSEMBE |
![]() |
Gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun avukat ağabeyi Ceyhan Mumcu, "Uğur'un öldürülmesiyle Susurluk çakışıyor" dedi. Ceyhan Mumcu'ya göre, "olayın aydınlanması konusunda geriye dönüş şu noktadan sonra imkansız"...
İsmail KÜÇÜKKAYA - Ankara Gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun öldürülmesiyle üç Özel Timci'nin bağlantılı olduğu iddiaları Mumcu Ailesi tarafından da ilgiyle karşılandı. Mumcu'nun avukat ağabeyi Ceyhan Mumcu, Susurluk ve Mumcu cinayetinin iç içe olduğunu savundu. Yakında, kamouyonun ve özellikle medyanın ısrarcılığı sonucu Mumcu cinayetinin tamamen çözüleceğini öne süren Ceyhan Mumcu, "Uğur'un öldürülmesiyle Susurluk çakışıyor" dedi. Bir dava için Kastamonu'ya giderken cep telefonundan görüştüğümüz Ceyhan Mumcu SABAH'ın sorularını şöyle yanıtladı: - Son gelişmeler ışığında Mumcu Cinayeti ile ilgili bize bir değerlendirme yapabilir misiniz ? - Önce TBMM Araştırma Komisyonu'nun yeniden oybirliği ile kurulması çok iyi bir başlangıçtır. Bu cinayeti örtbas etmek isteyenlere karşı verilmiş bir mesajdır. Bu çok değerlidir. Susurluk olayının derinlere gitmesini sağlayacaktır. Susurluk'la Mumcu cinayeti bütünleşecektir. Tam Meclis Araştırma Komisyonu'nun kurulması aşamasında bir tanığın varlığının açıklanması bu çabaların ürünüdür. Bunun gerçek sahibi halkımız ve medyamızdır. - Üç Özel Timci'nin Mumcu cinayeti bağlantılarıyla ilgili iddialar... - Uğur'un '92 yazılarını ben tek tek taradım. Burada Turgut Özal ile federasyon konusunda şiddetli bir tartışma yapıyor. Biliyorsunuz, Uğur'a dönük bir kampanya '92 yılının Nisan ayında başlatıldı. Amerika'da Uğur hakkında bir karar verildi. Bu federasyona karşı çıktığı için. HBB'ye çıkan bu Özel Tim görevlileri ısrarla federasyoncuların kendi başına bu işi açtığını, fedarasyonlarla hesaplaşacaklarını söylüyorlardı. Bu devlet içindeki çatışmaların devam ettiğini ve Susurluk olayının bitmeyeceğini gösteriyor. Susurluk olayından sonra en yakın olay Uğur Mumcu olayıdır. Gündem saptırılmamıştır. Gündem doğal haliyle işlemekte ve gelişmektedir. Mumcu cinayeti de kaza gibi ortaya çıkacaktır. - Bu işin ucu Susurluk'a dayanıyor mu sizce? - Bu iş sonucu kim tutuklanırsa ben cezaevine gider onunla konuşurum. Bence Susurluk ve Mumcu cinayeti çakışıyor. Mehmet Ağar-Nusret Demiral ikilisi faili meçhul cinayetler komisyonunun çalışmasını aksatan iki bürokrattır. Devlet isterse çözer denmişti. Kemal Yazıcıoğlu gidip, Lütfi Topal cinayetini çözeyim mi çözmeyeyim mi diye yetki istiyor. Çünkü kendi başına çözerse başına problem açılacağını düşünüyor. Başbakan'dan destek istiyor, muhalefetten destek istiyor. Oysa kendisi Emniyet Müdürü, çözmek için destek istemez. Bize verilen 'devlet isterse çözer' sözünün peşindeyiz. Nusret Demiral'un konuşması lazım." - Nusret Demiral bu tür bağlantıları biliyor mu? - Elbette biliyor. Misyonu oydu. Görev süresi de o yüzden uzatıldı. Kendisini konuşmaya davet ediyorum. Açıklasın. - Mumcu cinayetinin üzerindeki sis perdesinin tamamen aralanacağına inanıyor musunuz? - Biz Uğur'un öldüğü günden bu yana bu işin çözüleceğine inanıyorduk. O cenaze törenini gördükten sonra kimsenin bu olayı faili meçhul bırakamayacağını anlamıştık. Demiral, işi zaman aşımına uğratmak için çabaladı. Boşa gidecek."
ANKARA- İstanbul'da gözaltına alınıp tutuklanan Özel Tim polislerinin ifadeleriyle bağlantılı biçimde gelişen Uğur Mumcu cinayetinde Abdullah Çatlı bağlantısı da sorgulanmaya başlandı. Mumcu, Cumhuriyet Gazetesi'nde yazdığı köşe yazılarının büyük bölümünde Abdi İpekçi'nin öldürülmesi ve Papa suikastine değinirken Çatlı'nın ismine sık sık yer vermişti. Çatlı'nın Bahçelievler'de 7 TİP'linin öldürülmesi olayına karışmasının ardından İsviçre'de uyuşturucu madde ile yakalandığını belirtmişti. Çatlı'nın devlet tarafından korunduğu ve Sante Cezaevi'nden kaçmasının da "şüpheli" olduğunu hem yazılarında, hem de "Mısır Koçanı Harekatı" adı verilen operasyonu anlattığı "Papa-Ağca-Mafya" adlı kitabında belirten Mumcu, kitabında Papa suikastine adı karışan Oral Çelik ile Mehmet Şener'den de bahsetmişti.
Silah Kaçakçılığı
Uğur Mumcu, "Silah Kaçakçılığı ve Terör" adlı kitabında ise, yurtdışında silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı olaylarına karışan Kızılcahamamlı İbrahim Telemen olayını uzun uzun anlatıyor. İçişleri eski Bakanı Hasan Fehmi Güneş'e Telemen'in itiraflarda bulunmak istediğini aktaran Mumcu, bu kişi ile Emniyet mensuplarını buluşturarak karanlıkta kalan birçok kaçakçılık olayının gün ışığına çıkmasını sağlamıştı. Mumcu, Doçent Bedrettin Cömert'in katilleri olarak aranan Rıfat Yıldırım ve Üzeyir Bayraklı adlı "Ülkücü" kişilerin Fransa'da eroin ile yakalanmalarını ve bu kişilerin Papa suikastine adı karışan Mehmet Ali Ağca ve Abdullah Çatlı ile ilişkilerine de kitabında yer vermişti. Mumcu aynı kitabında İstanbul'daki Opera Oteli'nin 5'inci katından atlayarak intihar eden Telemen'in intiharının da kuşkulu olduğunu vurgulayarak, "Telemen yaşıyor olabilir" kuşkusuna yer vermişti. |
|