kapat

10 OCAK 1997 CUMA

Çelik'e suç duyurusu

Genelkurmay Başkanlığı, Sultanbeyli'ye Atatürk anıtı yaptıran Tuğgeneral Doğu Silahçıoğlu için "Omuzu dolu olan, elinde silah olan adam 'Ben güçlüyüm' dedi, heykeli oraya dikti" diyerek hem onun şahsına hem de Türk Ordusu'na hakaret ettiği gerekçesiyle RP'li Bakan Necati Çelik hakkında suç duyurusunda bulundu.

Mahmut BULUT-Ankara

Genelkurmay Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa bir bakan hakkında suç duyurusunda bulundu. Genelkurmay, yılbaşı tatilini geçirdiği Kartalkaya'da, Sultanbeyli'ye Atatürk anıtı dikilmesine tepki gösteren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik hakkında "Devletin silahlı kuvvetlerini alenen tahkir ve 2'nci Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Doğu Silahçıoğlu'na hakaretten" Türk Ceza Kanunu'nun 159 ve 266'ncı maddelerince yasal işlem yapılmasını istedi.

Kazan'a zor görev

Genelkurmay Başkanlığının suç duyurusu Adalet Bakanlığına gönderildi. Adalet Bakanlığının bu suç duyurusunu, Bolu Cumhuriyet Savcılığına göndermesi halinde, Çelik ile ilgili soruşturma başlatılabilecek. Bu soruşturma sonucu Savcılık Çelik hakkında takipsizlik kararı verebileceği gibi, dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin fezleke hazırlayıp yeniden Adalet Bakanlığına da gönderebilecek.

Adalet Bakanlığı da bu bu fezleke ve dosyayı eksik bulmadığı takdirde işleme koyacak ve önce Başbakanlığa sonra Meclis'e gönderecek. Çelik'in dokunulmazlığının kaldırılması ve yargılanıp yargılanmaması konusuna ise Meclis Anayasa Adalet karma Komisyonu ile Meclis Genel Kurulu karar verecek.

Çelik ne demişti?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik'in Bolu Kartalkaya'da yılbaşı tatilini geçirirken, Tuğgeneral Doğu Silahçıoğlu tarafından Refah Partili Ali Nabi Koçak'ın Belediye Başkanlığı'nı yürüttüğü Sultanbeyli'ye bir Atatürk anıtı dikilmesi ile ilgili olarak, "Omuzu dolu olan, elinde silah olan adam ben güçlüyüm, dedi. Heykeli oraya dikti. Niye Susurluk'u konuşuyorsunuz? Bugün Türkiye'de hak hukuk güçlü değildir. Kaba kuvveti elinde bulunduran güçlüdür" demişti. Bakan Çelik daha sonra tepkiler üzerine sözlerinin yanlış anlaşıldığını iddia etmişti.


Bakan'a 6 yıl ceza isteniyor

Genelkurmay'ın suç duyurusu çerçevesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Necati Çelik hakkında uygulanması istenen Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri 1-6 yıl hapsi öngörüyor. Bu maddeler şöyle:

MADDE 159- Türklüğü, Cumhuriyeti, Büyük Millet Meclisini, Hükümetin manevi şahsiyetini, Bakanlıkları, Devletin askeri veya emniyet muhafaza kuvvetlerini veya Adliyenin manevi şahsiyetini alenen tahkir ve tezyif edenler bir seneden altı seneye kadar ağır hapis cezasıyla cezalandırılır. Birinci fıkrada beyan olunan cürümlerin irtikabında muhatap sarahaten zikredilmemiş olsa bile, onlara matufiyetinde tereddüt edilmeyecek derecede karineler varsa tecavüz sarahaten vukubulmuş addolunur.

MADDE 266- Bir kimse resmi sıfatı haiz olan bir memurun huzurunda ve ifa ettiği vazifeden dolayı şeref veya şöhretine veya vakar ve haysiyetine kavlen veya fiilen taarruz ve hakarette bulunursa aşağıda gösterilen suretlerle cezalandırılır.

Hakaret ve taarruz asker veya jandarma subaylarından veya polis komiserlerinden veya amirlerinden yahut il genel meclisi veya belediye meclisi üyelerinden biri aleyhinde ise üç aydan iki seneye kadar hapis ve beşyüz liradan bin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.


'Perinçek PKK'ya destek verdi'

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir Bakan hakkında suç duyurusunda bulunan Genelkurmay, İP Genel Başkanı Perinçek için de Adalet Bakanlığı'na başvurarak, yasal işlem yapılmasını istedi.

Genelkurmay Başkanlığı, Doğu Perinçek hakkında da 3 ayrı suç duyurusunda bulundu. Perinçek hakkında PKK kampını ziyaret edip örgüte manevi destek verdiği gerekçesiyle Terörle Mücadele Kanunu'nun 7'nci maddesi, Orgeneral Eşref Bitlis ve Binbaşı Cem Ersever'in ölümü konusunda Genelkurmay'a yönelik suçlamaları ve Genelkurmay'ı Susurluk olayıyla irtibatlandırma çabalarından dolayı Türk Ceza Kanunun 159'ncu maddesi gereğince hakkında yasal işlem yapılmasını istendi.

Perinçek, uzun süre önce Bekaa'daki Mahsun Korkmaz Akademisi'ni ziyaret etmiş ve Abdullah Öcalan ile görüşmüştü. Bu ziyaretin fotoğrafları basında yer alınca Genelkurmay suç duyurusunda bulundu.

Susurluk olayı

Ersever ve Genelkurmay tarafından Perinçek hakkındaki diğer talep ise Orgeneral Eşref Bitlis ve Jandarma Binbaşı Ahmet Cem Ersever'in Genelkurmay Başkanlığı'nın bilgisi dahilinde öldürüldüğü iddiaları oluşturdu. Genelkurmay Başkanlığı Adalet Bakanlığı'na gönderdiği yazıda "Bitlis ve Ersever'in ölümlerinden Genelkurmay'ın sorumlu olduğu iddiasının ortaya atılarak, Genelkurmay adı altında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin manevi şahsiyetinin tahkir ve tezyif (değersiz gösterme) edildiği" belirtilerek hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 159'ncu maddesine göre işlem yapılması istedi.

'Askerin ilgisi yok'

Perinçek hakkındaki üçüncü dava talebi de Perinçek'in Susurluk olayı ile Genelkurmay arasında irtibat kurma çabası oluşturdu. Perinçek'in Susurluk olayı ve Abdullah Çatlı hakkındaki bilgileri üst düzey bir Genelkurmay yetkilisinden aldığını açıklamıştı.

Susurluk olayı ile Genelkurmay'ı irtibatlandırma çabasına dikkat çekilerek, bunların maksatlı ve tamamen gerçeğe aykırı iddialar olduğu kaydedildi. Suç duyurusunda Perinçek'in Türk Silahlı Kuvvetlerini yasa dışı oluşumların içinde göstermeye çalışarak devletin askeri kuvvetlerini alenen tahkir ve tezyif ettiği belirtildi.


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır) YÖRE Elektronik Yayimcilik A.S.