Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
2 Mayıs 2009, Cumartesi
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak Buzz
 
24 Saat
24 Saat
Fikret Portakal, Beşiktaşlı. Takımdaki favori oyuncusu ise Delgado.

Altın Lale'li filmin çiçekçi aktörü

OLKAN ÖZYURT
23.04.2009
İstanbul Film Festivali'nde Altın Lale alan Köprüdekilerfilminin başrol oyuncusu çiçekçi Fikret Portakal, İstanbul'un orta yerinde yaşasa da hayatın güler yüz göstermediği gençlerden biri..
Fikret Portakal, kısaca Fiko, trafik sıkıştığında yollarda karşımıza çıkıveren ve çiçek satan onlarca gençten biri. 18 yaşında, Kuştepe'de ailesiyle birlikte tek odadan ibaret bir evde yaşıyor. Her gün, öğleden sonra saat dörtte yollara çıkıp "Şahane çiçekler var," diyerek, evine götüreceği ekmek parasının peşine düşüyor. Elindeki çiçekleri satıp günde en fazla 40 TL'lik satış yaparsa "Eyvallah," deyip bir keyif sigarası yakıyor. Yoksa çiçekler elde kalıyor ve çöpe gitmek zorunda kalıyor. 14 yıldır hayatının tek rutini bu... Fiko, çok tanıdık gelen bir manzaranın başrolünde olsa da İstanbul Film Festivali'nde Ulusal Yarışma'da Altın Lale alan, Aslı Özge'nin ikinci uzun metraj filmi Köprüdekiler'le karşımıza çıkınca fark ettik onu. İlginç hikâyesini de film vesilesiyle öğrendik... Ailesi Edirne'den göç etmiş İstanbul'a. O da diğer dört kardeşi gibi İstanbul'da doğmuş, "İstanbulluyum," demesi de bu yüzden. İstanbullu ama şehirle pek ilişkisi yok. O, şehrin merkezine ulaşamayan gençlerden. Mesela Anadolu yakasına ve Eminönü'ne filmin çekimleri nedeniyle ilk defa gitmiş. Beyoğlu'na da "İşim olmaz buralarda," deyip pek çıkmıyor zaten... En iyi bildiği yer ise mahallesi Kuştepe... Hayat Fiko'ya pek de güler yüz göstermemiş belli. Hiçleri çok... Mesela kardeşleri gibi o da hiç okula gitmemiş, at yarışları sayesinde okumayı sökmüş. Sinema ya da futbol maçına da gitmemiş... Bunların hepsinin yoksullukla alakalı olduğu düşünülebilir. Ama o bu durumu çok umursamıyor. Yoksul olduğunun farkında, ama ezik değil, başı dik. Şikayet ederek acındırmıyor kendini, "Çalışıyorum, çiçek satıyorum," diyor gururla. Aslı Özge, film için İstanbul sokaklarında araştırma yaparken rastlamış Fiko'ya. "Uzun boylu olduğu için hemen fark ediliyordu. Gittim konuştum, film çekeceğimi, kendisiyle çalışmak istediğimi anlattım," diyor. Tabii Fiko bu teklife sıcak bakmakla birlikte pek inanmamış. Özge'nin onu bir daha arayıp sormayacağını düşünmüş. Lakin Özge onu yanıltmış.

OYUNCU OLARAK FALSOSU YOK
Dedik ya, Fiko hiç sinemayla gitmemiş. Beyazperdeyi ilk defa başrol oynadığı Köprüdekiler filminin festival kapsamındaki galasında görmüş. Sinemanın nasıl bir yer olduğuna dair fikrinin olduğunu söylüyor ama ilk kez bir film izlemenin verdiği tedirginliği de yaşamış. Heyecanlamış, kendini izlerken yer yer utanmış, yüzünü kapatmış. Film ödül alınca da sevinmiş. Ama bu film deneyimi onun için tatlı bir anı kıvamında. Biliyor aslolanın yollar ve çiçek olduğunu. Bunun için sadece evinin bir köşesine Köprüdekiler'in afişini asmış. Aslında çekingen bir genç Fiko... Az ama öz konuşuyor. Fakat maşallah, filmde oyuncu olarak falsosu yok, kamerayla ilişkisi gayet iyi. Özge "Önce güvenini kazandım, beni bir arkadaşı gibi görmeye başladı, hatta erkek muhabbeti bile yaptık," diyor. Fiko da Aslı Özge'yle ilişkisini "Aile gibi," diyerek tanımlıyor. Telefon kullanmıyor Fiko. Bir zamanlar cep telefonu varmış ama "Kimse aramadığı için kullanmaktan vazgeçtim," diyor. Bunun için filmin çekimleri sırasında Fiko'yu bulmak biraz zor olmuş. Futbola da tutkun. Beşiktaş'a gönül vermiş. Hiç maça gitmese bile takımının maçlarını televizyondan takip ediyor ama fanatik olmadığını söylüyor. Mustafa Denizli'nin bu yıl Beşiktaş'ı şampiyon yapacağını düşünüyor. Mesleği konusunda iyi sayılır Fiko. Hangi saatte yollarda trafik sıkıştığını, hangi çiçeğin ne zaman satılacağını biliyor. Gül, uzun ömürlü olduğu için satmayı tercih ettiği favori çiçek. Ama gülle kurduğu ilişki tamamen ticari değil. Çiçek olarak da seviyor. "Bazen kızlara çiçek veriyorum ama gül satmak, bir kıza gül vermekten daha kolay," diyor. Henüz iki yılı olsa da askere gitmeyi bekliyor. Askerden gelince de düzenli bir iş bulmanın hayalini kuruyor. Gelecek planı tamamen böyle... Şimdilik yine yollarda çiçek satmaya devam ediyor. Denk gelirseniz bir gül almayı ihmal etmeyin deriz. Ne de olsa Altın Lale'li bir filmin oyuncusu o.
Haberin fotoğrafları