kapat
Sabah Gazetesi 27.02.2003

Gezen'in'huzurlu'konukları

Müjdat Gezen, adeta sanat dünyamızın Robin Hood'u. Şimdi de zor durumdaki meslektaşları için iki dairesini huzurevi olarak düzenledi

MÜjdat Gezen, sanat dünyasıyla sürdürdüğü dayanışmasında yeni bir sayfa daha açtı. Daha önce altı trilyon lira değerindeki sanat merkezini öğrencilerine bağışlayan ünlü sanatçı, beyaz perdeye yıllarını vermiş aktörlerin, yaşamlarının son demlerini mutlu geçirmeleri için iki dairesini de huzurevi olarak kullanıma açtı.

Müjdat Gezen'in anne ve babasının adına açtığı huzurevinin ilk misafirleri, yaşları 70'lerde gezinen, sahne dünyamızın ak saçlı üç delikanlısı; Yaşar Şener, Erten Üçgözen, Cemal Beller... Yaşar Şener, Türkiye sinemasının bir döneminin yıldızlarından... Başta Kemal Sunal filmleri olmak üzere binin üzerinde yapımda rol aldı... Erten Üçgözen, yıllarca tiyatro sahnelerinde 'perde' dedi.. Ve yılların şovmeni Cemal Beller; yani nam-ı diğer 'Komik Cemal'.

Müjdat Gezen'in bir yıl önce sessiz sedasız açtığı huzurevi, 'sanatın ihtiyar delikanlılarını' yaşamlarını son baharında zorda bırakmamayı, onlara sımsıcak bir yuva olmayı amaçlıyor. Gezen, bunun için İstanbul Göztepe'deki iki dairesini 20 kişinin ücretsiz olarak konaklayacağı bir tür 'huzurlu sanatçı evin'ne dönüştürdü.

Macide-Nejdet Gezen Huzurevi de, Müjdat Gezen Sanat Merkezi (MSM) gibi Müjdat Gezen Sanat, Kültür ve Eğitim Vakfı'na ait. Huzurevi'nin tüm giderleri, sanatçının ölümünden sonra da vasiyetinde de yer aldığı gibi MSM tarafından karşılanacak.

Huzurevinde 70 yaş ve üzeri tiyatro, sinema ve müzik sanatçıları ücretsiz olarak kalabiliyor. 70 yaş altındaki sanatçılar ise Vakıf Yönetim Kurulu kararı ile huzurevine kabul ediliyor. Huzurevinin sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemekleri MSM'den getirilirken, bir doktor haftada bir kez konukları sağlık kontrolünden geçiriyor. Özel bir hastanenin ambulansı ise acil durumlar için huzurevinin hizmetine sunulmuş durumda. Huzurevi bağışlara da açık.

Gezen, "Bizim meslek çileli bir meslektir, bir noktada yapayalnız kalabilirsin" görüşünde. Gezen, yıllarını sanata vermiş meslektaşlarının bir gün unutulup, yalnızlığa ve yoksulluğa terk edildiğini ve çoğunun da yaşlılık günlerini sıkıntılar içinde geçirdiklerinin vurguladı. "Ben hep meslektaşlarımı, kardeşlerim olarak gördüm. Onlar için elimden ne geliyorsa yapmak isterim" diyen dayanışmacı sanatçı şöyle konuştu: "Eğer benim meslektaşım 70'li yaşlara geldiğinde sıkıntı çekiyorsa ben onları mutlu etmek isterim, onlar için bir şey yapmak isterim."

İnsanları mutlu ettiği zaman ancak kendisinin de mutlu olduğunu vurgulayan Gezen, "Bu bakımdan ben bencil biriyim" esprisini yaptı. Gezen'e göre zaten sanatçılık başkalarının mutluluğu üzerine kurulu. "Onlar güldüğü ve mutlu olduğu sürece ben işimi yapabiliyorum" diyor.

Pek çok ünlü sanatçıyla aynı filmde rol alan 77 yaşındaki sinema sanatçısı Yaşar Şener, Müjdat Gezen'in konuklarından biri olarak huzur evinde kalıyor. Emekli maaşı ile tek başına ev tutamayacağı için Gezen'in konukları arasına katılan emektar sanatçı, yıllarını verdiği Yeşilçam'ın kendilerini kolayca unutmasından şikayetçi.

'Zübük', 'Salako', 'Korkusuz korkak', 'Keriz' in de aralarında bulunduğu sayısız filmde oynayan sanatçı, Yeşilçam'a ilk kez 1954 yılında adım attığını hatırlattı. 49 yıl boyunca filmlerde oynadığını, senaristlikten yönetmenliğe, dublajdan aktörlüğe kadar sinemanın her aşamasında yer aldığını anlatan Şener, 60'lı ve 70'li yılların hem Türkiye sineması hem de sanatçıları için en parlak yıllar olduğunu belirtti. Günde dört ayrı filmde oynadığını belirten sanatçı "kadınların televizyon ile tanışmasıyla" sinemadaki parlak günlerin de sona erdiğini dile getiriyor.

Yaşar Şener, yıllarını verdiği Yeşilçam'ın yaşadığı süreci şöyle anlattı: "Türk sinemasını yaşatan ev kadınlarıydı. Akşam matinelerine kadar kadınlar komşuları ile sinemaya gelirdi. Sadece gelmekle kalmaz filmin öyle bir reklamını da yaparlardı ki, çevrelerindeki diğer kadınlar da o filmleri görmek üzere sinemaya doluşurdu. Ama ne zaman televizyon evlere girdi işte o zaman sinema bitti. Çünkü kadınlar televizyon ile tanıştı, hangi kanalı açsalar bir film buldular ve sinemadan soğudular. Şimdi meydanlarda mankenlerle şarkıcılar yer alıyor. Bizler gibi yıllarını sinemaya, tiyatroya veren insanlar ise unutuldu gitti. Bizim hâlâ elimiz ayağımız tutuyor, iş olsa oynamaz mıyız?"

'Komik Cemal' de Müjdat Gezen'in onlar için kurduğu 'sıcak yuva'da kalan sanatçılardan. 75 yaşındaki Cemal Beller sanatçıları sahneye çıkmadan önce fıkra anlatarak ve güldürü yaparak takdim eden ilk şovmenlerden. 55 yıl önce Yeşilçam'a adım attığını söyleyen sanatçı, "Bizlerin zamanında her şey çok iyiydi, sinema başkaydı, sanatçılar başkaydı. İş vardı ama şimdiki devirde hiçbir şeyin tadı tuzu kalmadı, unutulduk gittik. Son 20 yıldır kimse bizi hatırlamıyor bile. Bir iki televizyon dizisinde oynadım ama onlar da geldi geçti" dedi.

Hiç evlenmediğini ve çocuğu olmadığını anlatan Beller, bir yıldır Yaşar Şener ile birlikte huzurevinde konuk olduğunu, her gün aksatmadan da Yeşilçam'a eski sanatçı arkadaşları ile buluşmaya gittiğini söyledi. Beller, "Hiçbir şey beni her gün yaptığım Beyoğlu gezisinden alıkoyamaz. Ne yağmur, ne kar ne de başka bir şey. Arkadaşlarım ile görüşmesem ve o eski parlak günlerimizi anmasam yaşayamam" diyerek, eskiye özlemini dile getirdi.

70 yaş üzerindeki sanatçıların kalabileceği Gezen Huzurevi'ne sağlık sorunları yüzünden yönetim kurulu kararı ile alınan 65 yaşındaki tiyatro sanatçısı Erten Üçgözen de 1962 yılında ilk kez sahneye çıktığını ve 11 yıldır da sahneden uzak bir yaşam sürdüğünü anlattı.

Üç aydır huzurevinde kaldığını söyleyen Üçgözen, konuklar arasına katılışını şöyle anlattı: "Balıkesir Altınoluk'ta kiralık bir evde yaşıyordum. O sıralarda bir kalp ameliyatı geçirdim. Artık kışın oranın soğuğuna dayanamıyordum. Sonra Müjdat'ın böyle bir yer açtığını duydum. Birkaç kez onun skeçlerinde de rol almıştım. Aradım, sıcak bir yere ihtiyacım olduğunu söyledim. 'Abi hemen gel, istediğin kadar kal' dedi bana."

Tüm zamanını kitap okuyarak, televizyon seyrederek ve birlikte sohbet ederek geçirdiklerini anlatan Üçgözen'in de tek dileği, yeniden sahnelere dönebilmek. Tıpkı ilk günlerdeki gibi...