Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
6 Mayıs 2009, Çarşamba
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Buzz
 
24 Saat
24 Saat
HAŞMET BABAOĞLU

Artık bu faslı geçsek, iyi olmaz mı?

"Fasıl" nedir?
Sanırım en geniş anlamıyla Türk müziğine özgü bir konser programıdır fasıl...
Bu program aynı makamdan eserlerin usulüne uygun olarak icra edilmesini içerir. Nihavend faslı, rast faslı, hicaz faslı gibi...
Peşrevle başlanır, şarkılar aranağmelerle birbirine bağlanır, taksim yapılır. Sonra istenirse ara verilir, başka makama geçilir.
Fasılda ahenk arayışı ve tatmini vardır...
Muhabbetin şarkılarla dile getirilmesi vardır...
Aşk vardır, meşk vardır, hüzün ve neşe vardır...
Fakat bugün geniş kesimlerce "fasıl" adı verilen şeyin Türk müziğinin fasıl geleneğiyle pek bir ilgisi yoktur.
Eş dost yiyip içerken birkaç da çalgıcı bozuntusu eşliğinde toplu halde şarkı söylenmesine " fasıl ortamı " deniyor.
Kesif sigara dumanı ve çiğ floresan ışıkları altında " Heybeli'de mehtaba çıktığını " hayal etmenin adı fasıl olup çıktı ne yazık ki!...
" Gurbet içimde ok, her şey bana yabancı " derken parmak şakırdatıp kalça kıvıracak kadar kendinden geçmeye fasıl yapmak adı verilmeye başlandı.
Ne makam düzeni, ne "gökte yalnız gezen yıldızlar!"
Fasıl geleneğinden geriye kalan deforme kırıntılar.
Gerçek bu!
İtiraf ediyorum; bir lokalde fasıl adı altında hep bir ağızdan şarkılar söylendiğine rastlarsam, oradan hemen uzaklaşırım.
Neden mi?
Birincisi... Hâlâ Türk Sanat Müziği'ne hakkını verecek kadar yakın olmadığım için..
İkincisi... O güzelim şarkıların ezilip büzülmesine dayanamadığımdan..
Şimdi kaçmam için yeni bir neden daha çıktı!
Medyatik bir neden!..
Bundan böyle her fasıl ortamı, bana şu malum Aydın Doğan'lı, Fehmi Koru'lu fasıl gecelerini çağrıştıracak!
Söyleyin, medyadaki " fasıl gecesi " tafsilatları artık sıkmadı mı?
Fatih Çekirge Hilton'da yapılan son fasıl gecesini Hürriyet'te anlatırken " kamplaşmalara karşı müziğin buluşması " dedi.
Allah Allah!
Hem kamplaşmalara gaz vereceksin hem de buluşmadan, farklı kampların birbirine kulak vermesinden söz edeceksin!
Buna inanalım mı?
Siz buluşurken, bu buluşmayı sokaktaki insandan niye esirgiyorsunuz, o zaman?
Diyecektim ki...
Herhalde, Çekirge'nin sözünü ettiği öyle genel bir şey değildi; Aydın Doğan'la muhafazakâr aydınlar arasındaki "buluşma"dır diye geçirdim içimden.
Fakat o gazeteci izlenimlerine ne demeli? Özellikle de muhafazakâr kesimin gazetecilerinin yazdıklarına! "
Aydın Doğan şöyle gülümsedi, böyle espri yaptı, şöyle geldi, böyle gitti..."
Bunları okuyunca insanın aklı karışıyor.
Yoksa " kamplaşma "nın bütün suçu arya sever Ertuğrul Özkök'te miydi?
Şimdi Eresin ve Hilton'daki gecelere katılan değerli dostlarım (özellikle de o gecelerde gerçek fasıl geleneğine uyan ve müziğin zarif duygularına içtenlikle bağlı kalanlar) bana kızmasın ama..
Nasıl meyhanelerde fasıl kisvesi altında şarkılar ezilip, büzülüyor, bozuluyorsa...
Şu malum fasıl gecelerinden aktarılan izlenimleri okuduğumda...
Orada da galiba insan ruhu galiba ezilip büzülüyor ve bozuluyor diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Var bir tuhaflık!
Fasıl seven ve değerini bilen muhafazakâr aydınlara naçizane tavsiyem şudur: Gecelerini medyadan uzak tutsunlar.
Sesler ve sazlar karışıyor çünkü!


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın